CAZETE
09 Þubat 2012 Perþembe
ZAMAN MAKÝNESÝ NASIL YAPILIR?
Ýngiliz astrofizikçi Stephen Hawking'in, geleceðe yolculuðun mümkün olduðuna dair teorisi: Zaman makinesi nasýl yapýlýr? * Galile'nin yanýnda bitivermeyi veya 100 yýl sonrasýna gitmeyi ister miydiniz? Ne yazýk ki, geçmiþe yolculuk birçok paradoks nedeni
2010-05-12 - 20:45

Ýngiliz astrofizikçi Stephen Hawking'in, geleceðe yolculuðun mümkün olduðuna dair teorisi: Zaman makinesi nasýl yapýlýr? 

* Galile'nin yanýnda bitivermeyi veya 100 yýl sonrasýna gitmeyi ister miydiniz? Ne yazýk ki, geçmiþe yolculuk birçok paradoks nedeniyle gerçekleþmeyecek. Dinozor avcýlarý için büyük hayal kýrýklýðý ve tarihçiler için de ne büyük rahatlama... * Fakat geleceðe yolculuk sandýðýnýzdan çok daha basit: Tek yapmamýz gereken þey hýzlanmak. Dünya'nýn etrafýnda ýþýk hýzýnýn yüzde 99'u hýzda dönebilen bir tren inþa edebilirsek, bu trende tek bir gün Dünya zamanýnda bir yýla tekabül edecek.

Merhaba. Adým Stephen Hawking. Fizikçi, kozmolog ve bir çeþit hayalciyim. Hareket edemesem ve bir bilgisayar aracýlýðýyla konuþmak zorunda olsam da, zihnimin içinde özgürüm. Evreni keþfetme ve büyük sorular sorma özgürlüðüne sahibim. Mesela: Zamanda yolculuk mümkün mü? Geçmiþe bir kapý açabilir miyiz ya da geleceðe bir kestirme yol bulabilir miyiz? Tabiatýn yasalarýný nihayet bizzat zamanýn efendisi olmak yönünde kullanabilir miyiz?

Zamanda yolculuk vaktiyle bilimsel bir sapkýnlýk gibi görülüyordu. Kafayý yemiþ derler korkusuyla bu konuda konuþmaktan kaçýnýrdým. Fakat artýk o kadar temkinli deðilim. Aslýnda Stonehenge’i inþa eden insanlara daha fazla benziyorum. Zamana taktým kafayý. Bir zaman makinem olsaydý, güzelliðinin zirvesinde Marylin Monroe’yu ziyaret ederdim ya da teleskopunu gökyüzüne çevirirken Galile’nun yanýnda bitiverirdim. Hatta belki, bütün kozmik hikâyemizin nasýl sona erdiðini bulmak için evrenin sonuna yolculuk yapardým.

Bunun nasýl mümkün olabileceðini anlamak için zamana fizikçilerin yaptýðý gibi bakmamýz lazým - yani dört boyutlu olarak. Göründüðü kadar zor deðil. Her dikkatli öðrenci bütün fiziksel nesnelerin, hatta tekerlekli sandalyedeki benim bile, üç boyutlu var olduðunu bilir. Her þeyin bir geniþli, bir yüksekliði ve bir de uzunluðu vardýr. 

Fakat baþka tür bir uzunluk da var, zaman içinde bir uzunluk. Bir insan 80 yýl yaþayabilir, fakat sözgelimi Stonehenge taþlarý binlerce yýldýr ayakta. Ve güneþ sistemi milyarlarca yýl sürecek. Her þeyin uzayda olduðu kadar zamanda da bir uzunluðu var. Zamanda yolculuk, bu dört boyutun içinden yolculuk etmek demek.

Etrafýmýz solucan deliði dolu


Bunun ne anlama geldiðini anlamak için, her günkü gibi normal araba yolculuðu yaptýðýmýzý tahayyül edelim. Düz bir çizgide ilerlediðinizde tek boyutta yolculuk yaparsýnýz. Saða veya sola döndüðünüzde ikinci boyutu eklersiniz. Kývrýmlý bir dað yolundan aþaðý veya yukarý gittiðinizde uzunluk boyutu eklenir, yani her üç boyutta da yolculuk yapýyor olursunuz. Peki zamanda nasýl yolculuk yapabiliriz? Dördüncü boyutta ilerlemenin yolunu nasýl bulabiliriz?

Bir an için küçük bir bilimkurgu turuna çýkalým. Zamanda yolculuk filmleri genellikle devasa, enerji canavarý bir makine gösterir bize. Makine dördüncü boyut içinde bir yol, zamana doðru bir tünel yaratýr. Zaman yolcusu, ki cesur ve muhtemelen çýlgýn bir þahýstýr, bilinmeyene hazýrdýr, zaman tüneline girer ve bilinmeyen bir zamanda zuhur eder. Bu konsept zoraki, gerçeklik de bundan çok farklý olabilir, fakat söz konusu fikir kendi içinde o kadar da çýlgýnca deðil.

Fizikçiler de zaman içindeki tüneller hakkýnda kafa yoruyor, fakat biz meseleye farklý bir açýdan yaklaþýrýz. Geçmiþe veya geleceðe açýlan kapýlarýn tabiat yasalarý dahilinde mümkün olup olamayacaðýný merak ederiz. Geldiðimiz noktada bizce bu mümkün. Dahasý, buna bir isim bile veriyoruz: Solucan deliði. Gerçek þu ki tüm çevremiz solucan delikleriyle doludur, sadece görülmeyecek kadar küçüktürler. Solucan delikleri çok ufaktýr. Uzay ve zamanýn kuytularýnda ve çatlarýnda oluþurlar. Zor bir mefhum gibi geliyor olabilir size, ama sabredin.

Hiçbir þey düz veya yekpâre deðildir. Herhangi bir þeye yeterince yakýndan bakarsanýz, onun içinde delikler ve pürüzler görürsünüz. Bu temel bir fizik prensibidir ve benim için bile geçerlidir. Bir bilardo topu gibi pürüzsüz bir þeyde bile küçük gedikler, çatlaklar ve boþluklar vardýr. Þimdi bunun ilk üç boyut için de geçerli olduðunu rahatlýkla gösterebiliriz. 

Fakat bunun dördüncü boyut için de geçerli olduðu konusunda bana güvenin. Zaman içinde de küçük gedikler, çatlaklar ve boþluklar vardýr. En küçük birimlerin, atomlardan ve moleküllerden bile küçük birimlerin altýna indiðimizde, kuantum köpüðü denilen bir yere ulaþýrýz. Ýþte solucan delikleri buradadýr. Uzay ve zaman boyunca sürekli küçük tüneller veya kestirmeler þekillenir, kaybolur ve bu kuantum dünyasý dahilinde yenilenir. Ve bunlar aslýnda iki ayrý yeri ve iki ayrý zamaný birbirine baðlar.

Ne yazýk ki bu gerçek hayata ait zaman tünelleri, santimetrenin sadece milyar-trilyonda biridir. Bir insanýn geçemeyeceði kadar küçüktür - fakat solucan deliði zaman makineleri kavramýnýn vardýðý yer de burasý. Bazý bilimciler bir solucan deliðini yakalayýp trilyonlarca kere büyütmenin ve böylece bir insanýn, hatta bir uzay gemisinin geçebileceði hale getirmenin mümkün olabileceðini düþünüyor.
Yeterince güç ve ileri teknoloji bulunabilirse, belki dev bir solucan deliðini uzayda inþa etmek bile mümkün olabilir. Bunun yapýlabileceðini söylemiyorum, fakat yapýlabilse hakikaten çarpýcý bir aygýt olurdu. Bir ucu burada, Dünya’ya yakýn, diðer ucuysa çok uzakta, ücra bir gezegenin yakýnýnda olabilirdi.

Geçmiþteki partime gelir miydiniz?

Teorik olarak, bir zaman makinesi veya solucan deliði, bizi diðer gezegenlere götürmekten daha da fazlasýný yapabilir. Eðer her iki uç ayný yerde olsaydý ve mesafe yerine zaman üzerinden ayrýlsaydý, bir gemi yine Dünya’nýn yakýnýna uçup gelebilir, fakat bu kez vardýðý yer uzak geçmiþ olabilirdi. Belki de dinazorlar gemiyi iniþ yaparken izlerdi.

Dört boyut dahilinde düþünmenin kolay olmadýðýnýn farkýndayým ve solucan delikleri zihninizde yer etmesi zor olan çetrefilli bir kavram, fakat biraz daha sabredin. Þu an, hatta gelecekte insanýn zamanda yolculuk yapmasýnýn mümkün olup olmayacaðýný ortaya koyabilecek basit bir deney düþünüyorum. 

Basit deneyleri ve þampanyayý severim.

Gelecekten geçmiþe zaman yolculuðunun mümkün olup olmadýðýný görmek için en sevdiðim iki þeyi birleþtiriyorum.

Bir parti verdiðimi, müstakbel zaman yolcularý için bir hoþgeldin resepsiyonu verdiðimi hayal edelim. Fakat iþin içinde bir oyun var. Parti olup bitene dek kimsenin bunu bilmesine izin vermiyorum. Zaman ve uzay içinde tam koordinatlarý veren bir davetiye hazýrlamýþým. Bunun kopyalarýnýn, o veya bu biçimde, binlerce yýl boyu kalacaðýný umuyorum. Belki günün birinde gelecekte yaþayan biri davetiye üzerindeki bilgileri bulacak ve partime gelmek için bir solucan deliði makinesi kullanacak, böylece zaman yolculuðunun günün birinde mümkün olacaðýný kanýtlayacak.

Çýlgýn bilimci paradoksu

Bu arada zaman yolcusu misafirlerim gelmek üzere olmalý. Beþ, dört, üç, iki, bir. Fakat ben bunu söylerken, kimse gelmiyor. Ne utanç verici. En azýndan gelecekteki bir Kainat Güzeli’nin kapýdan gireceðini umuyordum. Peki deney neden iþe yaramadý? Sebeplerden biri, geçmiþe zaman yolculuðuyle ilgili iyi bilinen bir sorun, paradokslar dediðimiz sorun olabilir.

Paradokslar üzerine düþünmek eðlencelidir. En ünlüsü genellikle Büyükbaba paradoksu diye anýlanýdýr. Þimdi elimde yeni, daha basit bir versiyon var ve ona Çýlgýn Bilimci paradoksu diyorum. Filmlerde bilimcilerin sýk sýk çýlgýn insanlar gibi gösterilmesini sevmiyorum, fakat bu örnekte doðru. Bu çatlak bir paradoks yaratmakta kararlý, hayatýna mal olsa bile. Bir þekilde bir solucan deliði inþa ettiðini düþünün, sadece bir dakika geçmiþe uzanan bir zaman tüneli. Solucan deliðinden bakarak bilimci bir dakika önceki kendisini görebilir. Peki bilimci solucan deliðini daha önceki kendini vurmak için kullanýrsa ne olur? Þimdi ölüdür. Peki tetiðe kim bastý? Ýþte size paradoks. Akla hiç yakýn gelmiyor. Kozmologlara kâbuslar gördüren türden bir durum bu.

Bu tür bir zaman makinesi, bütün kainata hâkim olan temel bir kuralý ihlal edecektir - yani nedenlerin sonuçlardan önce gerçekleþtiði ve bunun aksinin mümkün olmadýðý kuralýný. Ben þeylerin kendisini imkânsýz kýlamayacaðýna inanýrým. Eðer kýlabilselerdi, bütün kainatý kaosa sürüklenmekten hiçbir þey alýkoyamazdý. Bu yüzden bence daima paradoksu engelleyen bir þey oluyor. Bir þekilde, bilincimizin kendisini, niye asla kendi kendini vurabildiði bir durumda bulmayacaðýnýn bir nedeni olmalý. Ve bu durumda þunu üzülerek söylemeliyim ki, sorun solucan deliðinin kendisi.

Sonuçta buna benzer bir solucan deliðinin var olamayacaðý kanaatindeyim. Ve bunun nedeni de geri bildirim (feedback). Eðer bir rock müzek konserine gittiyseniz, bu cýrtlak sesi muhtemelen tanýrsýnýz. Bu geri beslemedir. Bunun nedeni de basittir. Ses mikrofona girer. Kablolar üzerinden taþýnýr, amplifikatör tarafýndan daha yüksek hale getirilir ve hoparlörlerden çýkar. Fakat hoparlörlerden çýkan sesin çok fazlasý mikrofona geri giderse, her defasýnda daha da yükselen bir spiral dahilinde tekrar tekrar döner. Eðer bunu durduran olmazsa, geri besleme ses sistemini imha edebilir. 

Partiye gelemediniz, deðil mi?

Aynýsý, sesin yerine radyasyonu koyduðumuzda solucan deliðinde de gerçekleþecektir. Solucan deliði geniþler geniþlemez içine doðal radyasyon sýzacak ve bir döngü söz konusu olacak. Bunun geri bildirimi, solucan deliðini yok edecek kadar güçlü olacaktýr. Dolayýsýyla minik solucan delikleri varolmayý sürdürse ve belki de bir gün nüfus patlamalarýyla gündeme gelseler de, zaman makinesi gibi bir getiri, yakýn zamana kadar söz konusu deðil. Partime zamanýnda gelen kimsenin olmamasýnýn gerçek sebebi de bu olsa gerek.

Solucan delikleri aracýlýðýyla ya da herhangi baþka bir biçimde geçmiþe yolculuk muhtemelen imkânsýz, zira imkân dahilinde olmasý paradokslara yol açacaktýr. Ne yazýk ki, geçmiþe yolculuk hiçbir zaman gerçekleþmeyecek. Dinozor avcýlarý için ne büyük hayal kýrýklýðý ve tarihçiler için ne büyük rahatlama.

Fakat hikâye henüz bitmiþ deðil. Bu durum bütün zaman yolculuklarýný imkânsýz kýlmýyor. Zaman yolculuðuna inanmayý sürdürüyorum. Geleceðe doðru zaman yolculuðuna. 

Zaman bir nehir gibi akýyor ve öyle görünüyor ki her birimizi zamanýn þimdisiyle acýmasýzca sürüklüyor. Fakat zaman, baþka türlü bir nehir. Geleceðe yolculuk için anahtar olabilecek yapýsýyla bu nehir, farklý yerlerde farklý hýzlarda akýyor. Bu fikir ilk defa 100 yýl kadar önce Albert Einstein tarafýndan öne sürülmüþtü. Zaman akýþýnýn yavaþladýðý ve hýzlandýðý yerlerin varlýðýný fark etmiþti. Kesinlikle haklýydý. Ve ispatý zihnimizde. Uzayda.

Bu ispat Küresel Konumlama Sistemi (Global Positioning System, GPS). Dünyanýn çevresinde bir uydular aðý var. Bu uydular, uydu dolaþýmýný mümkün kýlýyor. Fakat bunlar zamanýn uzayda Dünya’dakinden daha hýzlý aktýðýný gösteriyor. Her uzay aracýnýn içinde özel bir saat var. Fakat bu kadar kesin olmakla beraber, her gün saniyenin milyarda üçü civarýnda aksama söz konusu. Sistem bu sürçmeyi düzeltmek zorunda, çünkü aksi halde bu ince fark bütün sisteme mal olacak ve her GPS aracýnýn günlük 10 kilometre kadar Dünya’dan uzaklaþmasýna yol açacak. Bunun sonucunda ortaya çýkacak kargaþayý tahayyül edebilirsiniz.

Karadelik doðal zaman makinesi

Bu sorun saatlerle ilgili deðil. Daha hýzlý iþlemelerinin sebebi zamanýn uzayda Dünya’dakinden daha hýzlý akmasý. Ve bu sýradýþý etkinin sebebi Dünya’nýn kütlesi. Einstein Dünya’nýn kütlesinin zaman üzerindeki etkisini ve nehrin aðýr akan parçasý gibi yavaþladýðýný fark etmiþti. Nesne aðýrlaþtýkça, zaman üzerindeki etkisi de artýyor. Ve bu korkutucu gerçeklik geleceðe yolculuðun kapýsýný aralayan þey.

Samanyolu’nun merkezinde, bizden 26 bin ýþýk yýlý uzakta galaksinin en aðýr nesnesi bulunmakta. Bu süperaðýr kara delik, dört milyon güneþin çarpýþýp bütün çekiminin tek bir noktada yoðunlaþtýðý kütlesel bir güce sahip. Kara deliðe yaklaþtýkça hissedilen yerçekimi þiddeti de artýyor. Yeterince yaklaþýldýðýnda, ýþýk dahi bu çekim þiddetinden kaçamaz. Bu tarz bir kara deliðin zaman üzerindeki aðýrlaþtýrýcý etkisi galaksideki herhangi bir þeyden çok daha dramatik bir etkiye sahip. Bu durum onu doðal bir zaman makinesine dönüþtürüyor.

Herhangi bir uzay gemisinin, bu kara deliðin yörüngesinde dolaþarak bu fenomenin avantajlarýndan faydalanabileceðini düþünmek istiyorum. Eðer uzayla ilgili bir merci bu görevi Dünya’dan kontrol ediyor olsaydý, bir tam devrin 16 dakikaya mal olacaðýný gözlemleyecekti. Fakat güvertede duracak kadar cesur insanlar için, bu aðýr nesneye yeterince yaklaþýldýðýnda, zaman yavaþlayacaktýr. Ve buradaki etki, Dünya’nýn yerçekimsel kuvvetinden çok daha büyük olacaktýr. 16 dakikalýk tur için tecrübe edilen gerçek zaman 8 dakika olacaktýr.

Etrafýnda tekrar tekrar dolaþtýkça, kara deliðin uzaðýndaki insanlar zamanýn sadece yarýsýný deneyimlemiþ olacak. Gemi ve tayfasý zamanda yolculuk ediyor olacak böylece. Kara deliði 3 ya da 5 yýl boyunca turladýklarýný düþünün. Herhangi baþka bir yerde 10 yýl geçmiþ ve dünyadaki herkes onlardan beþ yýl daha fazla yaþlanmýþ olacak.

Hýzlý, hýzlý, çok daha hýzlý

Dolayýsýyla kütlesel devasalýkta bir kara delik zaman makinesi gibi davranýyor. Fakat elbette ki bu tam olarak pratik sayýlamaz. Solucan deliklerine nazaran, paradoks içermeyen avantajlarý olduðu açýk. Ve dahasý kendisini ani bir geri bildirimle yok etmiyor. Fakat epey tehlikeli. Hayli uzak bir mesafe ve bizi gelecekte çok uzak bir ana götürmüyor. Neyse ki zamanda yolculuðun baþka bir yolu daha var. Ve bu yol, gerçek bir zaman makinesine dair en iyi ve son umudumuz.

Yapýlmasý gereken þey, hýzlý, çok hýzlý yolculuk etmek. Kara deliðin içine hapsolmaktan kaçýnmak için gereken hýzdan bile fazla bir hýzda. Bu, evrenle ilgili bir diðer garip hakikatle ilgili. Iþýk hýzý olarak bilinen, saniyede 270 bin kilometre yol alan kozmik bir hýz var. Bu hýzý geçebilecek hiçbir þey yok. Bilimin en yerleþik ilkelerinden birisi bu. Buna inanýn ya da inanmayýn, ýþýk hýzýna yakýn bir yolculuk sizi geleceðe taþýyacaktýr.

Gerekçesini açýklamak için, bilimkurguya özgü bir taþýma sistemi hayal edelim. Doðruca Dünya’nýn çevresinde giden, süperhýzlý trene ait bir yol düþleyin. Bu sanrýsal treni ýþýk hýzýna mümkün olduðunca fazla yaklaþmak ve zaman makinesinin nasýl bir þey olduðunu görmek için kullanacaðýz. Güvertede, geleceðe tekyönlü biletleriyle yolcular olacak. Tren gitgide hýzlanýyor. Ve kýsa sürede tekrar tekrar Dünya’nýn etrafýnda dönmüþ oluyoruz.

Iþýk hýzýna yaklaþmak, Dünya’yý oldukça hýzlý biçimde turlamak anlamýna geliyor. Saniyede 7 defa. Fakat trenin mevcut gücü ne olursa olsun, fizik kurallarý ýþýk hýzýna ulaþmasýna izin vermeyecek. Bunun yerine ýþýk hýzýna epey yaklaþtýðýný söyleyelim. Bu durumda sýra dýþý bir þey olacak. Zaman, güvertede Dünya’nýn geri kalanýna nazaran daha yavaþ akmaya baþlayacak, týpký kara deliðin civarýnda olduðu gibi; sadece biraz daha aðýr. Trendeki her þey aðýr çekimde.

Bu hýz limitini korumak için böyle oluyor ve nedenini görmek çok zor deðil. Trene doðru koþan bir çocuk düþünün. Onun ileriye doðru hýzý trenin hýzýna eklenmiþtir ve hýz sýnýrý böylece kazara aþýlamaz mý? Yanýt, hayýr. Tabiat kanunlarý, trendeki zamaný yavaþlatarak bu ihtimali ortadan kaldýrýr. Bu çocuk sýnýrý aþmak için gerekli hýzda koþamayacaktýr. Zaman daimi olarak hýz sýnýrýný koruyacak biçimde yavaþlamaktadýr. Ve yýllar sonrasýna yolculuk ihtimali bu hakikatten kaynaklanýyor.

Trenin istasyonu 1 Ocak 2050’de terk ettiðini varsayalým. 2150 yýlbaþý gecesinde geri dönünceye kadar 100 yýl tekrar tekrar Dünya’nýn etrafýnda dönecek. Yolcularsa trenin içinde olmalarý sebebiyle sadece bir hafta yaþamýþ olacak. Ve nihayet trenden indiklerinde býraktýklarýndan hayli farklý bir dünya bulacaklar. Bir hafta içerisinde 100 yýl ileriye gitmiþ olacaklar. Bu hýzda bir tren yaratmak þüphesiz hayli imkânsýz. Fakat biz, bu trene çok benzeyen bir þeyi, dünyanýn en hýzlý parçacýðýný CERN’de inþa ettik.

Yerin derinliklerindeki 28 kilometrelik tünel trilyonlarca küçük parçacýðýn akýntýsýndan oluþuyor. Güç düðmesine basýldýðýnda, saniyenin onda birinde durma noktasýndan saatte 100 bin kilometreye kadar hýzlanýyorlar. Gücü artýrdýkça parçacýklar gitgide hýzlanýyor ve tünelin etrafýnda saniyede 11 bin defa dönmüþ oluyorlar (neredeyse ýþýk hýzý). Fakat tren gibi, nihai hýza yalnýzca yaklaþýyorlar. Sýnýrýn yüzde 99.99’unu aþabiliyorlar sadece. Ve bu olduðu zaman, onlar da zamanda yolculuða baþlamýþ oluyor. Bunu çok kýsa süreli canlý parçacýklar olan pi-messonslar sayesinde biliyoruz. Bu canlýlar normalde saniyenin 25 milyarýncý anýndan sonra bölünürken, tünel içinde ýþýk hýzýna yaklaþtýkça 30 kat daha uzun yaþýyor.

Aþamalý olarak hýzlanacak

Gerçekten bu kadar basit. Geleceðe yolculuk etmek istiyorsak yapmamýz gereken sadece hýzlanmak. Gerçekten hýzlanmak. Ve bana öyle geliyor ki bunu ancak uzaya giderek yapabiliriz. Tarihteki en hýzlý insanlý araç Apollo 10’dur. Saatte 40 bin kilometrelik hýza ulaþtý. Fakat zamanda yolculuk için bunun 2 bin katý hýzlanmamýz gerekiyor. Ve bunun için de daha büyük bir gemiye ve hakikaten esaslý bir makineye ihtiyacýmýz var. Gemi, devasa yakýtý alabilecek ve ýþýk hýzýna yaklaþan ivmeye varabilecek büyüklükte olmalý. Kozmik hýzdan faydalanabilmek 6 yýllýk yakýtý gerektiriyor.

Baþlangýç ivmelenmesi geminin büyüklüðü ve aðýrlýðý sebebiyle yumuþak olacak. Fakat aþamalý olarak hýzlanacak ve kýsa sürede devasa mesafeleri kat edecek hale gelecek. Bir hafta içerisinde dýþ gezegenlere ulaþmýþ olacak. 2 yýl sonra ýþýk hýzýnýn yarýsýna ulaþacak ve güneþ sistemimizin dýþýna çýkmýþ olacak. 2 yýl sonra hýzý, ýþýk hýzýnýn yüzde 90’ýna ulaþacak. Dünya’dan 50 trilyon kilometre uzakta ve hareketinden 4 yýl sonra, gemi zamanda yolculuk etmeye baþlayacak. Gemideki zamanýn her dört saatinde, Dünya’da iki saat geçecek. Kara deliðin yörüngesindeki uzaygemisi örneðinde olduðu gibi.

Ve 2 yýl daha sonra, gemi azami hýzýna ulaþacak ve ýþýk hýzýnýn yüzde 99’una denk gelecek. Bu hýzda, gemide tek bir gün Dünya zamanýnda bir yýla tekabül edecek. Gemimiz tam anlamýyla geleceðe uçuyor.  

Zamanýn yavaþlýyor oluþunun baþka bir yararý daha var. Bu bizim teoride bir ömür boyunca sýra dýþý mesafeleri katedebileceðimiz anlamýna geliyor. Galaksinin bir ucuna yolculuk sadece 80 yýl sürecek. Fakat yolculuðumuzun gerçek kerameti bize kainatýmýzýn ne kadar garip olduðunu gösteriyor olmasý. Zamanýn deðiþen oranlarda ve yerlerde ilerlediði bir kainat bu. Küçük solucan deliklerinin etrafýmýzý sardýðý bir kainat. Ve en nihayetinde, fizik bilgimizi, dördüncü boyut üzerinden hakiki zaman yolcularý olmak için kullanabileceðimiz bir kainat. (Astrofizikçi, 3 Mayýs 2010)

Radikal




YORUMLAR

Bilim Kategorisine Ait Diðer Haberler

Beyin hücrelerini çoðaltan içecek üretildi Zaman makinesi nasýl yapýlýr? Neden Mars'a tekrar gitmeliyiz ? TÜBÝTAK uzayda bir ilki tespit etti Biyomanyetizma: Bilimin Yeni Yüzü Ýnsan Beyninin maksimum kapasitesi 90 yýl sonra çürümeye baþladý Einstein yeniden doðdu Eðlenceli bir matematik dersi Kabuklu deniz canavarý
KÖÞE YAZARLARI
VÝDEO HABERLER
Bu Hafta Vizyona Giren Filmler
11 Kasým 2011
Anketler
Evet mi Hayýr mý
Evet
Hayýr
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
RSS © 2008 CAZETE
Site iceriğinin telif hakkı bildirilmeksizin kullanılması yasaktır