ALÝOÐLU’NUN SÖZLÜÐÜ
3
Bu günlerde Alioðlu’nun iþi çok fazla. Yeni geliþmeler yeni kelimeleri, yeni kavramlarý getiriyor. Ýpuçlarý bulmak,yol göstermek gerek. Doðru sözler, doðrularý baþlatýr. Alioðlu yeni sözlüklerle iþbaþýnda.
önder sav : Aklý fikri önde. “ön” der, baþka bir þey demez. “sav!” gitsin.
rahþan : rah, tarikatla ilgili bir sözcük.þan eki de gelirse þanlý tarikat olur. Bu adý taþýyanlar iþ baþýna gelirlerse kendilerini Tanrý’nýn görevlendirdiðini sanýrlar. Etkili görev verilmesi sakýncalýdýr. Çay kahve piþirmede baþarýlý olurlar. “Dediðim dedik, çaldýðým düdük” onlarýn baþta gelen kuralýdýr.
gürsel : Anlamý çok açýk. Gür bir “sel”. Nehir, çay olmasý tercih edilir. “sel” tehlikelidir. Yaptýðýný hýzlý yapar ama yanlýþ þeyler de yapabilir.
Kontrol altýnda tutulmalýdýr.
tekin: Uðurlu, boþ, mirasçý. Her anlam verilebilir. Çorba sözcüklerden.
“te” baðlantý elemanýdýr. “kin” eylemini baðlar. Adý Tekin olanlar, iyi
Yönetici olur. Toplumda düþünce birliði saðlar. Fazla yetki verilmesi doðru deðildir. Teknisyen olarak görev verilmelidir.
kurultay: Toplantý anlamý varsa da “kuru gürültü” anlamý aðýr basar.Geniþ bir yerde toplanýlýr, baðrýlýp çaðýrýlýr. Kavgasýz olmaz. Herkes içini döker. Bir sonuca ulaþýldýðý görülmemiþtir. Ruh doktorlarý, hastalarýna kurultaylara gitmelerini önerir.
açýlým : Çok anlamlý bir sözcüktür. Bir sorunu, nedenlerininin temeline inerek çözmek. Açýldýkça anlam daðýnýklýðý da baþlar. Sorunu çözmek isteyenler önce kapalý yerlerde önce ikili beyin jýmnastiðiyle iþe baþlarlar. Düðüm çözme yollarýný tartýþýrlar. Sonra uygulama baþlar. Önce düðümlü ipler aranýr. Nasýl çözüleceði araþtýrýlýrken bir de bakarlar çözülüvermiþ. Çözülmenin gereði yapýlýr.
Tam çözülmüþken gereði yapýlmazsa gerginlik baþlar ve yeni sorunlar baþlar. Bir an önce uçkur (Pardon, düðüm) çözülmezse yeni yeni sorunlar baþlayabilir. Çok þükür bizimkiler bu konuda hassas. Önce neyin çözülmesi gerektiðini iyi biliyorlar.
laiklik : Bu sözcüðün anlamýnda bir türlü birleþilemiyor. Oysa “iki kere iki dört.” kadar açýk ve matematiksel. Devlet yönetimindeki kurallar, TBMM tarafýndan saptanýr. Bu kadar. Hiçbir devlet kararýnda ulemalarýn etkisi olamaz. Yani egemenlik ulusundur. Baþbakanýmýz bu kurallarý iyi bilir,eksiksiz uygular.Bi konuþmasýnda “Önce ulemaya
sorsunlar.” Demiþti ya, gazeteciler yanlýþ yazmýþlar. Ukala sözcüðünü
ulema diye yazmýþlar. Koca cahiller. Dünyanýn ayakta alkýþladýðý ünlü
baþbakanýmýz, böyle yanlýþlýklar yapar mý?
Atatürkçülük: Çok tartýþýlan bir sözcük de bu. Atatürkçülük “çaðdaþ uygarlýk” demektir. Ýyi ve güzel nerede ise oradan alýnacaktýr. Bir Atatürkçü önce halkýn, ulusun çýkarýný düþünür. Bir görevli,kendini ve çevresini zenginleþtirmek için çalýþýyorsa önce iyi insan deðildir.Artýk onun dindarlýðýndan, namusundan, demokratlýðýndan söz edilemez. Birine “Ýyi insan deðil” denirse, onun hiçbir iyi özelliði olamaz. Her Türk yurttaþý “Atatürkçü” olursa sorunlarýmýz kendiliðinden çözülür.
,
Hasan ALÝOÐLU