|
Esen Yel
‘FEDAÝLER MANGASI’
Fedailer Mangasý sözünü ilk kez Attila Ýlhan kullandý. Sanýyorum 1950’lere dek, özellikle edebiyat alanýnda devrimci ürünler verenler için kullanýyor. Kendisi de bunlarýn içinde. Nazým Hikmet’in hapisten çýkarýlmasý için ‘Paris’i ayaklandýranlarýn’ içinde Attila Ýlhan ön sýralarda… Zamanla sözde, bir anlam geniþlemesi olduðunu düþünüyorum. 1940 Kuþaðýnýn çileli yazarlarý þairleri manganýn asli üyeleri. Alt ve üst sýnýrlarýnýn da ucu açýk tutulursa doðru olur…
Ömer Faruk Toprak, Niyazi Akýncýoðlu, Rýfat Ilgaz, Cahit Irgat, A. Kadir, Suat Taþer, Fethi Giray, Sabri Soran,Lütfü Eriþçi, Hulusi Dosdoðru, Kemal Sülker, Hüsamettin Bozok, N. Akalýn, A. B. Mergen, Selim Gök, Aziz Ziya, E. Kermo, Ümran Nazif, Kemal Bilbaþar, Sait Faik, Orhan Kemal…
Bu adlar Yürüyüþ dergisinin kadrosunu oluþturan adlar… Rýfat Ilgaz’ýn sýraladýðý adlar…
Sabahattin Ali de bir dergi yazýsýnda þu adlarý sayýyor 1940 Kuþaðý için…
“Türk þiiri son senelerde çok dikkate deðer bir geliþme gösterdi. Þimdiye kadar memleketimizde bunun bir benzerini bulmak zor. Sayýsý on’larý bir hayli geçen çok istidatlý gençler, geniþ ve hür bir insanlýk fikri etrafýnda, fakat hepsi kendilerine mahsus yeni naðmelerle Türk þiirinin en güzel örneklerini vermektedirler. Þöyle birkaç isim söylemek isteyince insan kendini tutamýyor. Tabiatý yepyeni bir gözle gören, ne istediðini ve ne demek istediðini çok iyi bilen ve þiir tekniði bakýmýndan belki en kuvvetlileri olan Mazhar Lütfü ile Hasan Ýzzettin Dinamo’nun yanýnda, zeki ve biraz mahzun A. Kadir, ince alaycý Orhan Raþit, velut ve lisana hakim Suat Taþer, Fethi Giray, Ömer Faruk Toprak var. Þiirlerindeki baþarýyý nefis bir hikayesinde, daha ileri götürmesini bilen Orhan Kemal var. Bunlarýn hepsi ayrý ayrý yazýlara mevzu olacak kadar kuvvetli, ileri zevkli þairler…
Fakat ben bugün yalnýz bir tanesinden, Yarenlik kitabýný neþreden Rýfat Ilgaz’dan bahsedeceðim…”
Ýlhami Bekir Tez, Ercüment Behzat Lav… Ve hemen ekleyivereceðimiz üç isim: Enver Gökçe, Ahmet Arif… Arif Damar…
Tümünü sayarsak ‘manga’nýn özelliði kalmayacak…
Fedailer Mangasýndan H. Ýzzettin Dinamo’yla MAY yayýnlarýnda tanýþtýk. O günlerde Çaðdaþ Kompozisyon kitabým yeni çýkmýþtý. Kitabý çok beðendi. Vatan’da yazýyordu. Övgü dolu bir yazý yazdý. Giderek daha sýk görüþür olduk. Sevecen, içten… Ve 40 Kuþaðýný onunla tanýdým bir bakýma…
Arif Damar’la tanýþmamýz 1976… Yeryüzü Kitabevini yönetiyordu. Moda’da yakýn yerlerde oturuyorduk. Görüþme olanaðýmýz oluyordu. 2000’de ben Ýstanbul’dan ayrýlýncaya dek dostluðumuz sürdü… Ýmzalý kitaplarý… Kendi sesinden bir þiir kaseti… Ve güzel söyleþi anýlarý…
A. Kadir’le 12 Eylül’ün yýkým günlerinde tanýþtýk… Kadýköy Muvakkithane Caddesinde Þinasi Karabacak arkadaþýmýn bir kitapçý dükkaný vardý. Ýkimizde oraya sýk uðruyorduk o günlerde… Ben artýk Yazarlar Sendikasý üyesiydim… Zýkkýmýn Peki, Komünistleri Tanýyan Köpek kitaplarým ikiþer baský yapmýþtý. A. Kadir kitaplarýmý okumuþtu… Kanýmýz kaynamýþtý birbirimize… Sürgün günlerinin bir bölümünü anlattýrabilmiþtim…
Enver Gökçe’yle tanýþmam 1977’de oldu… Onunla bir röportaj yapmýþtým… Saðlýk durumu iyi deðildi. Tedavi için Bulgaristan’a gitti. Sonra Ankara’ya huzurevine yerleþti. Röportaj ancak ölümünün ardýndan Edebiyat 81’de yayýmlanabildi…
Fedailer Mangasýna Aziz Nesin’i, Asým Bezirci’yi, Þükran Kurdakul’u da neden eklemeyelim…
Bir baþka yazýmda Ahmet Arif, Aziz Nesin, Asým Bezirci ve Þükran Kurdakul’dan söz etmek isterim…
Yazýyý H. Ýzzettin Dinamo’nun bir þiiriyle noktalayalým… Fedailer Mangasýnýn anýsýný içimizde duyarak…
21. yüzyýlýn insanlarýna þiirler
Bir Eyüp sabrýyla bekledim
Sabahý olmayan gecelerde.
Gül dallarý yerine demir çubuklar vardý
Münzevî-münzevî pencerelerde.
Dört uzun yýl boyunca
Dýþarda koskoca bir doða
Baþtan çýkaran kokularýyla
doldurdu yollarý.
Her bahar göðün kapýlarýnda
Þarkýlar okudu tarla kuþlarý.
Apak bulutlar geçti habersiz
Âþýklýðýmdan, þairliðimden,
Bahar yaðmurlarý bensiz yaðdý
Ebemkuþaðý açtý bensiz.
Bir Eyüp sabrýyla bekledim
Gübreliðinde günlerimin,
Ýnsanlar olmadý farkýnda
En küçük hünerimin.
Ne de bir kimsenin haberi oldu
varlýðýmla yokluðumdan.
Yalnýz, bir bahar sabahýna benzeyen çocukluðumdan
Ebemkuþaklarý gelirdi
eðlendirmek için beni,
Ýçinde çýrýlçýplak çimdiðim dereler
Söylerken kulaðýmýn dibinde ninni
Bir bahar sabahý gibi güzel çocukluðumun
Kýrýk beþiðine baþýmý koyar
Uyanmadan günlerce uyurdum.
Umudumu, dudaklarýnda büyük türküler
Ellerinde gelincik desteleri
karþýmda bulurdum.
Öðrenme
istemem
bir Eyüp sabrý nedir
torunlarýmýn torunu.
Say ki dedelerin bir masal yaþadý
Say ki acýlar masaldý,
Öttür ölümsüzlüðe doðru borunu!
***
Sevgiyle kalýn…
|