|
KESTANE KEBAP…
Mesleðim gereði yaþam yerlerinin düzenlemesinde kullanýlabilecek aksesuvarlarý satan yerleri dolaþýr notlar alýrým. Çok beðendiklerimi satýn aldýðým da olur. Bir kezinde birkaç aðaç aksesuvar aldým. Etiketinde 170 lira olan bir aðaç kesiti de vardý. Ödeme yaparken 170’in yanlýþ yazýldýðýný , 1700 olacaðýný söylediler. Hatanýn kendilerinde olduðunu belirterek 170 lira aldýlar. Ben de çok beðendiðim için kendi evimin salonuna, baþ köþeye koydum. Çapý bir metreye yakýn olan dairesel bir yaþlý aðaç kesiti. Ne aðacý olduðunu bilmiyorum, merak da etmedim. Bir gün babam evime geldi ve o kesit ilgisini çekti. “Bu da neyin nesi?..” diye gülerek sordu. Aðacýn öyküsünü anlattým. “Bu çok yaþlý bir kestan aðacý. Bizim koca kestaneyi bunun için kestirdin mi yoksa?..” diye þakalaþtý. Babam aðaçlarý çok sever, çok iyi de tanýr. Böylece benim aklýma da bir kestane meraký takýldý. Aðaç aksesuvar görünce kestane aklýma geliyor.
Kestanenin kebabýný, kaynatýlmýþýný, þekerini, yedim. Asker mektuplarýndaki“Kestane kebap/Acele cevap…” yada “Kestane kebap/Yemesi sevap…” tekerlemelerini de bilirim. Babaannem bize konuk geldiðinde kendi ürünlerinden getirir. Üç tane yüz yýlkk kestane aðaçlarý olduðunu da biliyorum. Babam mevsimi bitene kadar, kuru yemiþçileri dolaþýr, bulur buluþturur. Orta yaþlara da yaklaþtým ama öyle aðacýný yakýndan görmedim, tanýmam. Bursa ve Sapanca yakýnlarýndaki kestane ormanlarýný uzaktan gördüm. Halkýn oralardan kestane toplayabildiðini þaþýrarak duydum. Öykümüzden sonra, sorup soruþturmaya baþladým. Sizlere de sunacaðým.
Kestane gýda açýsýndan yararlý bir kuru yemiþtir. Potasyum, fosfor, demir, magnezyum, vitaminler açýsýn dan zengindir. Çok pahalý sayýlmaz. Saðlýk açýsýndan önerilen bir gýda çeþididir. Kas güçlendirici, kan dolaþýmýný kolaylaþtýrýcý, hastalýklara karþý koruyucu özellikleri vardýr. Çeþitli yemeklerin,özellikle tatlýlarýn hazýrlanmasýnda kullanýlýr. Kestane tatlýsý, kestane þekeri, kestaneli pasta, kestaneli pilav, kestaneli dolma gibi birçok yiyecekte adý geçer. Haþlamasý ve kebabý ünlüdür, sevilerek tüketilir. Bursa da özellikle kestane þekeri için bir gýda sanayi geliþmiþtir. Çerez olarak da hoþlanýlan bir kuru yemiþtir.
Kolay yetiþen, doða koþullarýna dayanýklý bir aðaçtýr kestane. Çok uzun yýllar yaþar. Geç üretime geldiði gibi bir yanlýþ görüþ nedeniyle fazla ilgi görmemektedir ülkemizde. Oysa dört beþ yýlda verime gelmektedir. Bu nedenle genç kestane aðaçlarý yaygýn deðildir. Oysa çok uzun yýllar yaþamasý ve verim alýnmasý tercih nedeni olmalýdýr.
Kestane hemen her iklim bölgesinde yetiþir. Doðal oluþumu, Doðu Asya, Güney Avrupa, Kuzey Amerika bölgelerindedir. Ýsa’dan önce yaklaþýk 5000’li yýllarda Anadolu’dan yayýldýðý söylenir. Çok sayýda anýt sayýlan yaþlý kestane aðacýna rastlanýr. Kütahya’nýn Kumarý Köyü’nde bin yýllýk olduðu hesaplanan anýt bir kestane aðacý vardýr. Gövde çevresi sekiz, boyu yirmi beþ metreden fazladýr ve günümüzde de yarým tonu aþkýn ürün vermektedir.
Dünya kestane üretimi 500 000 ton kadardýr. Yaklaþýk olarak bu üretimin 110 000 tonu Çin’de, 110 000 tonu Kore’de, 70 000 ton kadarý Ýtalya’da, bir o kadarý da ülkemizde gerçekleþmektedir. Türkiye dördüncü üretici
konumundadýr. En fazla tüketim, Japonya ve Çin’dedir.
Ülkemizin birçok yöresinde kestane üretilmektedir. En çok üretim Ege, Karadeniz, Marmara Bölgelerindedir. Yaklaþýk olarak Aydýn’da 20 000, Ýzmir’de 9 000, Kastamonu’da 6000,Sinop’ta 4 000, Balýkesir’de 2500, Bursa, Manisa, Zonguldak, Kütahya yörelerinde de 2 000’er ton üretim vardýr. Türkiye, çoðu Arap ülkelerine olmak üzere 10 000 ton kadar dýþsatým yaparak 10 000 dolar gelir elde etmektedir.
Kestane, yiyecek yanýnda kereste olarak da çok deðerlidir. Boyut büyüklüðü ve suya dayanýklýlýðý deðerini oldukça arttýrmaktadýr. Gemi yapýmýnda, büyük boyutlu kereste gereksiniminde aranýr. Kereste kullanýlan her alanda kullanýlýr.
Kullaným alaný böylesine geniþ, tarihsel ünü çok fazla olan kestane; masallara, öykülere, türkülere konu olmuþ halkbilime kaynaklýk etmiþtir. Kestaneyi anlatmaya “Kestane kebap/Acele cevap” Ya da“Kestane kebap/ yemesi sevap” tekerlemeleriyle baþlamýþtýk. “Ada yolu kestane/ Dökülür dane dane / Kýzlar yola Dizilmiþ /Alalým birer dane” manisiyle de yeniden anýmsayalým.
Kestane aðaçlarýna olmadýk yerlerde tek baþlarýna doðanýn süsleri olarak rastlanýr. Üzgün ve süzgün olarak yapayalnýz yaþarlar. Görev gereði öðretmen olarak, Kýrþehir’de yapayalnýz yaþayan Mehmet Turan da böyle bir kestane aðacýyla dost olmuþ, onunla özdeþleþmiþ. Uzun þiiriyle duygularýný anlatmýþ. Þiirin bazý dizeleriyle Mehmet Turan’ý da, yalnýz kestaneyi de saygýylarýmýzla selamlayalým:
……..
Hey gönül dolu Kestane aðacý
Baþýn dik kalsýn
Hep yýldýzlarý seyret
Baharda filizlenecek yapraklarýný
Seher yelleri okþasýn
Karanlýðý yaran
Tan yerine gülümse
Yaradan’a minnettarlýðýný bildir
Doðan güneþe selam söyle
………
Ah kestane aðacý ah
Ayrýlýyorum duygularým yoðun baðrým ezik
Buðulanýr gözlerimde bir damla gözyaþý ne yazýk
Son bir vedada þu ki artýk
Hoyrat bir balta dallarýný kýrmasýn
Kýyamete kadar yaþa
Yaðmurlu güneþli günlerin bol olsun
Mehmet Turan
Tüm aðaçlar gibi kestaneler de doðaya dosttur, insanlara dosttur.Dostluðun ve dostlarýn deðerini bilmek,doðanýn üyeleri olmanýn gereðidir. Dost olalým, dost kalalým.
Iþýk ÞENLÝK
|