|
Bir gün bu olmuþtu…
Sevgili dostum Ernest Hemingway ‘in anýsýna
1950 senesinin ocak ayýydý yanlýþ anýmsamýyorsam. O senelerde yurt dýþýndaki yazarlarla kurulan mektup arkadaþlýðý sonrasý evlerimizde misafir etme furyasý baþlamýþtý. Daha sonralarý bu adeti 23 Nisan’a ve çocuklarýn bayramýna taþýdýlar. Ýkinci dünya savaþýndan saðýr ‘ýn sayesinde yýrtmýþtýk. Ancak ,savaþý gören ve yazan adamlarý ithal edebiliyorduk. Örni onlardan biriydi. Ben ona Örni derdim. O bana yine Ertan derdi. Ýstanbulda’ki mütevazi evimizde kendisini saygýyla bir hafta kadar aðýrladýk. Tam bir yazardý diyebilirim. Tahta bavuluyla gelmiþ giyeceklerini de büyük özenle içine yerleþtirmiþti. Ben ilk feyzi babamýn bavulundan deðil düpedüz Örni ‘nin bavulundan almýþtým. Neden öyle diyorum çünkü adam Amerika’dan somon balýklarýný bavuluna koyup getirmiþ ortalýðý kesif bir bayat balýk kokusu kaplamýþ, hatta o gittikten sonra haftalarca evi havalandýrdýðýmýz halde o kokuyu kolay kolay çýkaramamýþtýk. Temiz çarþaflar serdik yataðýna. Kuru fasulyesinin yanýna soðan kýrdýk yumruklarýmýzla ve cücüðünü ikram ettik. Çok beðendi. Eðer Galata’ya içmeye götürmeseydim onu Demokrat Partiye oy verebilecek kadar Türkleþebilirdi. Menderesi ve onun sonradan olma muadillerini adam zannedebilirdi. Yazarlar’da yanýlabilir onlar da insan üstelik bu topraklarý tanýmýyordu.
Masamýz , sandalyemiz, hatta garsonlar denizin üzerinde hafifçe salladýndýðýnda Örni telaþa kapýlýyordu. Torpillemesinler burayý yahu Ertan dedi bana. Oldukça kritik bir bölgede keyif çýkarmanýn bedelini adama aðýr ödetirler dedi. Buðusu üzerinden akan raký kadehimi kaldýrýp onunkine vururken boþver ve Örni , buralarda torpil iyi bir þey, bedenin yüksek biryerlere geliyor ruhun parçalandýðýyla kalýyor sadece diyerek gülümsedim. Anlamadý beni kesinlikle. Anlasa yazardý bunu biliyorum. Kafasýndaki köprü uçurma hikayeleri , senaryolarý belli ki halen devam etmekteydi. Gömleðimden bir düðme çözerken Örniciðim bu köprüde sadece kadýn konuþulur dedim. Sen bana þunu söyle hele ; Pilar çirkin ama þehvetli bir kadýn , Maria ise güzel toy ve saf…. Ýkisinin ortasý yok mudur bunun diye sordum. Kocaman bir kahkaha patlattý. Ýkisinin ortasý mükemmel olurdu. Hiç rastladýn mý? dedi bana. Galata’nýn ýþýklarý karartýldý birden. Savaþtan deðil , yokluktan ýþýksýz kalýverdik. Ýlgili garson kürt Memet idare lambamýzý getirene kadar biz de gözlerimizi yumduk. Kadýnlarý birleþtirdik kafamýzda. Pilarlarý ve Marialarý… Ben ilk feyzi o yoksulluktan , o karanlýktan aldým iþte. O masayý, o kadehi, o parasýzlýðý o kürt Memeti yýrttýðýmýz savaþýn ortasýndaki o baþka savaþý asla reddetmemeyi öðrendim. Örni anlattý ben dinledim. Aðladým bile! Gece boyu bir büyüðü devirdik onunla. Paramýz çýkýþmadý beraber mutfaða geçip bulaþýklarý yýkadýk. O köpürttü ben duruladým. Dinledim , gülümsedim , aðladým bile.. Ama asla reddetmedim gerçeðimizi. Sýra benim tabaðýma geldiðinde bak kalamarýna dokunmamýþsýn yazýk bu nimet diyerek aðzýna attý. Hafiften sallanýyorduk. Köprüden mi kafamýzýn güzelliðinden mi artýk bilinmez, hepsi birbirine karýþýyordu. Kusura bakma dedim böyle adam aðýrlama olmaz gerçekten. Boþver etti. Bir yazar gerekirse ülkesinin tabaklarýný da onurla yýkar. Sana eþlik ediyorum iþte.. Fakat torpillemesinler bu köprüyü. Dert etme Örni ! Saðýr bizi kurtardý. Þimdi düþünüyorum da iyiki oraya götürmüþüm onu ve bulaþýklarý yýkamýþýz. Adam neredeyse Demokrat Parti ye sempati duygusu geliþtirmenin direðinden döndü. Islak elleriyle iç cebinden bir kurþun kalem çýkarýp verdi. Ah Örni dedim. Nasýl kabul ederim. Benim ellerimde ýslak ! Almalýsýn biliyorum ki geberip gideceðim sen devam etmelisin, sen kalacaksýn , inancýn var dedi. Allah gecinden versin ne biçim sözler bunlar dedim. Nerden bileydim adamýn av tüfeðiyle kendini vuracaðýný.. Ah sevgili dostum Örni ..
Senden aldýðým kalem hala kurumadý biliyor musun? Mezarýnda bir Fatiha okuyamadým kusura bakma. Ben hala yaþýyorum. O köprü de senin gibi bu ýslak kalemi uygun birine belki bende birgün devredeceðim. Aðzýna biraz soðan kokusu karýþtýysa o da bu topraklarýn sana hediyesi olsun. Ben kaldým Örni sen haklý çýktýn. 23 Nisanlarda her memeleketin çocuðuna bakýp bakýp mektuplaþmalarýmýzý , romanlarýný , sýcak dostluðumuzu hatýrlýyorum. Torpilleri, savaþmadan savaþmayý , raký kadehimizi , birbirine iliþtirilmeyi bekleyen kadýnlarýmýzý düþünüyorum. Oradaki diðer dostlarý da görürsen selamlarýmý ilet lütfen. Seni Haydarpaþadan trene bindirdikten sonra umarým yolculuðun rahat geçmiþtir. O av tüfeðinin Allah cezasýný versin Örni. Ben silahlara veda ettim sen edemedin. Þimdi bu kalemden baþka silah kullanmýyorum.
|