CAZETE
21 Mayýs 2012 Pazartesi

PUMA’NIN DÜSTURU

  Ertan Kuran

          ertankuran1@gmail.com
         PUMA’NIN DÜSTURU

Puma’nýn Düsturu  

 

 

       Betülle evliliðimizin üçüncü ayýný dün gece doldurduk. Az önce de maceraperest serseri ruhlu arkadaþým Kemal’in Kuzey Amerika Kayalýk daðlarýnda bir puma tarafýndan parçalandýðýnýn haberini aldým.  Pencereye gözüm iliþiyor dalgýnca….  Hatýralar bir süredir alýþamadýðým yeni düzenimin üzerine toz gibi yaðýyor, iki elim yað baðlayan göbeðimi biraz daha mýncýklýyor. Ne güzel günlerdi diyorum Kemal’in ardýndan fakat dimi diyemiyorum. Nasýl oldu diyorum telefondaki soðuk Ýngilize Bizim Kemal iþte büyülenmiþ gibiymiþ , ekip liderini dinlememiþ kurallarý hiç sevmezdi aslýnda kurallarý biz hiç sevmezdik. Kedilerden hazzetmediðimi bile bile Kemalcim otur kentinde, ne iþin var Allah’ýn daðýnda diye uyardýðým halde çek iþte fotoðraflarýný ah Kemal ah… Betül ! Kemal senin yüzünden parçalandý… bu evlilik serüvenine girdiðimizde mutlu ama hüzünlüydü anlamalýydým ya da onu önce evlendirmeliydik elbirliðince… Bilmiyorum bir daha bana tepeleme makarna, pilav tabaðý uzatmayacaksýn asla, fýrlatýr atarým… O gece Rum meyhanesinde rakýmýzý yudumlarken sürprizim var sürprizim var dediðini benimde anlat artýk zom olduktan sonra idrak edememekten korkuyorum dediðim an diþler etine geçmeye hazýrlanmýþtý belki. Tabii uyuþmuþtuk ikimizde ne hissedebilirdik yapma etme Neyþýlýnýlýn kariyer ve macera vaad ediyormuþta muþ muþ ta zil takýp oynayacak nerdeyse… Kal Kemal kal bak bu kafayla bile uzun bir ooooo tebrik ederim diyemedim sana .. Sen bütün olmazlara karþý yeni gerekçelerini saydýn en sonunda sen bilirsin dedirtmiþtin. Ne çekecekmiþ bende zaten evlenmiþim falan filan 

 

  Ne çekeceðim varmý Kemal bitirdinmi ülkenin topraðýný bitirdinmi aç sefillerini yeterince okudunmu yüzlerindeki acýyý, kitaplarýný, yüzyýllarýný onlarýn. Bu nasýl bir kaçmaktýr ki çürük bir köprüden fýrtýnayý, aþaðýya düþtükçe parçalanan suyun çýðlýðýný unutturan sana … Nationel sana lise döneminde  öptüðün kýzýn kýzaran yüzünü kalbindeki gümlemeleri , ve her aklýna geldiðinde Yakup ben o kýzýn dudaklarýný arýyorum çektiðim fotoðraflarda demeni de unutturacak öylemi ? Sokak lambalarýný, simit parçasýna tav olan martýlarý, travestileri, soðuktan  tir tir titreyerek parklarda seviþen çiftleri, arka mahallelerde siyah beyaz dondurulmayý bekleyen virane evinin basamaðýna çökmüþ ninenin yüzündeki iç huzuru .. Ulan Kemal Allah belaný versin senin binbeþyüz dolar borcum vardý sana kime vericem þimdi? Burada seni öldürecek kadar tehlike bulamadýnmý Kemal ? Annen baðdaþ kurup oturdu kaldý, aðlayamýyor bile fotoðrafýnla konuþuyor bir süreden beri akþama kuzuma börek yapýcam ayran yapýcam  doya doya yesin dedi bana Kemal.. Kemali bekle Yakup; telefon etti yarým saate kadar gelir beraber yersiniz dedi…. Bu saç ona hiç yakýþmadý sende söyle Yakup kestirsin yavrum yüzünü kapatýyor dedi….  Kemal saçýný kestir Annen sevdiði gibi görsün seni ben elçiyim oðlum …. 

 

-       Betül ben çýkýyorum 

-       Yemeðe gelecek misin 

-       Makarnaya’mý hayýr gelmiyeceðim  

 

 

Beraber mezun olduðumuz okulun önünde gezinirken boþvermiþlikle itin biri omuz atmýþtý bana iþte tam þu kaldýrýmýn üzerinde. Geliyorum beþ adým sayýyorum havayý tarýyorum yönümü boðaza doðru çevirerek yan yana geldiðimiz bu noktada hangimize vurmuþtu o dingil ? Bana ya tabi evet bana attý birde dikkat etsene lan demezmi? Bekletmeden kafayý çaktýðýný dün gibi hatýrlarým bir iki savurayým yumruðumu dedimse de adam çoktan yere yýkýlývermiþti… Geri geri gitti doðruldu. Cebinden bir sustalý çýkardý koydum ulan þimdi amýna dedi býçak demir kýlýfýný terk etti.. ýþýklý bir  yay çizerken pýrýltýsý gözümü aldý fakat ceketini çýkarýp üzerini kapattýn kolunu kýstýrýp Allah yarattý demeden sað elinle peþpeþe yüzüne indirmiþtin yumruklarýný…. Eski görüntüler birer þimþek gibi kafatasýma çarpýp yankýlanýyordu. Baþýmý ellerimin arasýna alarak yere çöküverdim. Görüntüler alabildiðine bulanýklaþmýþ ,yüzüm buruþmuþtu. Bir an yolun karþýsýnda ki çeþmeyi gördüm koþar adým sallantýlar içerisinde baþýna geldim. Ellerimi mermere dayayarak nefeslendim. Ardýmda  koro halinde yükselen  klakson sesleri kulaðýmý týrmalarcasýna uzuyordu…. Musluðu çevirdim kafamýn tamamýný buz gibi suyun içine sokuverdim. Ensemi saçlarýmý su iyice ýslatýrken kollarýmýn altýndan ter kokumu duydum. Þimdi ceketime gömleðime süzülüyordu saçýmdan akan damlalar. Kasap derisi soyulmuþ sýðýrlarý vitrinindeki dolapta düzenliyordu. Ölü sýðýr dolabý ve beþ asýlý hayvan ölüsünün yanýnda Kemali asýlý gördüm. Çýplak, dudaklarý düþmüþ, yenik arkadaþýmý.. Sanki hiç yaþamamýþ ,sanki insan deðilmiþ, hayvanlar arasýnda bir hayvanmýþ kollu ayaklý teþhire çýkarýlmýþ gibiydi. Kasap çengelleri iterken Kemal sandýðým olan dönmeye baþladý hem dönüyor hem saða sola gidip gelerek ayaklarý çýplak bedeni diðerlerine çarpýyordu. Öðürdüm eðilerek çeþmenin kenarýna kustum…. 

 

Þimdi tekrar vitrine bakacaðým sakýn orada olma Kemal lütfen normale döneyim artýk….  

 

-       Yakup dostum !

-       Hey gidi Yakup ben öldüm be Yakup çengeli görme bakma hiç çengele falan üzülmede Anam da üzülmesin sen yardýmcý ol yanýnda ol bir evladý da sensin … 

-       Yahu Kemal nasýl öldürtürsün kendini arkadaþým sana demedimmi bize bu üzüntüyü vermeye ne hakkýn vardý? 

-       Yakup boþver þimdi ölümü ölüm sadece bir durum sevgili dostum.. En azýndan öyleymiþ burada anladým.. Ama üç metre yaklaþtým o vahþi kýza Yakup düþünebiliyor musun? Üç metrecik.. bekledi önce çok sakin ilerledim ani hareketten sakýndým..  Ben sonra;

-       Ne yapacaktýn Kemal o kadar yaklaþsan ne olur ne deðiþecekti hayatýnda

-       Bunu anlaman mümkün deðil þu anda Yakup ama sana þunu söyleyebilirim mucizeyi gýdýsýndan sevecektim. O mýrýldanacaktý baþarýyordum az daha ama neyse… Eve git düþünme beni senin seçimin bu benimki de bu oldu yapacak bir þey yok..  Yalnýz dediðim gibi Anamý kolla arada bak ona.. Hadi eyvallahhhhh 

 

 

Dedi ve sesi uzun bir tünelden uzaklaþarak ayrýldý. Doðruldum saçlarýmý geriye doðru yatýrarak açýlmaya çalýþtým. Bir iki nefes çekerek burnumdan yürüdüm ara bir sokaða dalarak… Hava kararýncaya kadar dolanýp durdum þuursuzca. Ýrili ufaklý binalarýn arasýndan , daralan kaldýrýmlarýn üzerinden , ayak seslerinden huylanarak , ilk defa görüyormuþçasýna hengameyi geçtim gittim önlerinden.  Kör bir grup yardým konseri veriyordu çarþýnýn orta yerinde. Acýklý , aðlamaklý arabesk bir parça tutturmuþ gidiyordu. Aðýr yorgunca çýktým apartman merdivenlerini anahtarýmla içeriye girdim. Saçým kurumuþ kabuk gibi olmuþtu. Kireçliydi beklide çeþmenin suyu..  

 

Oturma odasýndan saçma sapan bir magazin programýnýn sesi geliyordu.  Betül aþkým senmisin diye seslendi.. Hýmlý türü bir ses çýkardým gýrtlaðýmdan.. Yemek hazýrlayayýmmý ? Banyoda ellerimi yýkarken bembeyaz yüzümü o da fark etti. Hava almaya diye gittin daha kötü döndün dedi…

 

-       Bak Yakup! arkadaþýndý çok yakýndýnýz ortak geçmiþiniz var tamam ama o öldü bunu artýk kabul ederek hayatýna devam etmelisin   

 

Boþ bakýyordum Betüle anlamsýzca aynadan.. ellerimin sabununu akýttýktan sonra havluyu alarak kuruladým. 

 

-       Bir þey söyle konuþ benimle onun gittiði yere gitmiþ gibi davranmaktan vazgeç 

 

O çok uzak olduðum kadýna þiddet konusu birden dimaðýma yerleþti. Sesi rahatsýz edici bir boyuta varmasý , hesap sorar gibi , ya da bir anda toparlanmazsam yaptýrým uygulamak zorunda kalacaðým der gibi geldi . Nasýl patlatýlýr þunun yüzüne avucunu çat diye ortalayarakmý nasýldý, yapsammý?

 

-       Sus be kadýn dedim kafamý ütüleme git kim kimi düdüklüyor onu izle  

 

-       Sus be kadýnmý? Kafamý ütüleme mi ? Düdüklemek ?

 

 

Betül benden daha önce duymadýðý sözleri arka arkaya duyduðu için zaten dayak yemiþ kadar olmuþtu. Yatak odasýna giderek kapýyý kilitledi. Muhtemelen aðlayacaktý. Ki nitekim hýçkýrýklarýný bir süre sonra duydum. Odalarý turaladým volta atarcasýna bir kürdan alýp yemediðim akþam yemeðinin artýklarýný diþlerimin arasýnda aradým. Kemal çengelde dönüyordu benim baþ aðrým yine tutmuþtu . Annesini aradým Kemal’in kýzkardeþi yanýndaymýþ  .. O  çok iyiymiþ gibi annesine bakýyormuþ; iyi misiniz ? emin misiniz? Diye ýsrarla sorduðum halde iyiyiz iþte Annem arada Kemali ara kaçta gelecekmiþ öðren kýzým diyormuþ Nurhana.. Nurhan’ýn sesi o dedikçe gýcýklanýyor tamam diyormuþ telefonu kapalý þu anda diyormuþ gittikçe cýlýzlaþan aðlamaklý ses tonuyla… Bir ihtiyacýnýz olursa saat fark etmez aramaktan çekinme dedim. Peki dedi kapattýk …. 

 

Aðlama kesildimi diye kulak kabarttým. Ses gelmiyordu artýk. Daha önce olsa mesela bekarken tartýþtýðýmýzda o haklý olsun ya da ben fark etmez gider maskaralýklar yapar yumuþatýrdým Betülü.. Kapýnýn önüne gelip týklamak üzere yumruk kemiðimi uzattým fakat vazgeçerek geri döndüm. Üçlü koltuða kývrýlarak uyuklamaya daldým. Bebek ciyaklamasýna benzer bir ses duyarak sýçradým yerimden…. Saatime baktým gecenin üçbuçuðunda derin sessizlikte bebeðe benzer sesler çýkaran kedileri dinledim. Sonra dan dun çöp konteynýrlarýnýn üzerinden sýçrayarak atlamalarý yankýlandý odada.. Televizyon kumandasýný kaptýðým gibi üzerine fýrlattým bir tanesinin balkondan.. Defolun lan buradan diyerek .. Otoparktaki arabanýn bir tanesinin altýna kaçtý. Ýsabet ettiremediðim gibi kumandayý da paramparça yapmýþtým.. Sonra içeri hýþýmla kaçarak balkonuýn kapýsýný kapattým. Nasýlsa mahalleli beni televizyon kumandamýn parçalarýndan tanýyamazdý. Uyandýðýmda yatak odasýnýn önünden uzun ince bir güneþ ýþýðý koridoru aydýnlatýyordu. Gardolabý karýþtýrdým. Betül’ün bir iki kot pantolonu , çizgili kazaðý , bluzlarýndan bazýsý yerinde yoktu. Betülde yoktu .. Sade beyaz çamaþýrlarýný da almýþ geriye kýrmýzý dantelliler ve saten gecelikleri kalmýþtý. Kirli sakalýmý kaþýyarak gitsin ya ne halt ediyorsa etsin dedim… 

 

 

Komidinin üzerinde ki notu görene kadar yataðýmýzýn etrafýnda dolanýp durdum. Uykusunu alamamýþ bedenim koltukta yatmaktan tutulmuþ tuhaf bir aðýrlýkla sýrtýmdan belime bastýrýyordu. Geniþ yataða oturduktan sonra kaðýdý almak için komidinin kenarýna kadar uzandým. Bu biraz iyi gelmiþti sanki … Ellerimi iyice uzatarak tüm eklemlerimi gerinerek esnettim. Geliþigüzel hýzlýca yazýlmýþ olduðu daha en baþýndan anlaþýlýyordu. Y yamuk “bir süre iliþkimizi düþünmek istiyorum” biçimsiz  “senin durumun üzüntünün de ötesinde” anlamsýz “kendine iyi bak çabuk kendine gel” cümlesi ise iyiden iyiye tehdit kokuyordu… 

 

Acaba haklýlýk payý olabilirmi diye baþtan aldým okumayý 

 

Yakup  ( Y hala yamuk duruyor)

 

“Bir süre iliþkimizi düþünmek istiyorum.. Eee? Benim durumum üzüntününde ötesindeymiþ. Tabi ya nikah masasýnda verilen söz üzüntü duyabileceðimiz noktaya kadar birbirimizin yanýnda olmaktý. Onun ötesi ayrýlýk sebebi kendime iyi bakayým üzüntü ötesi alemimden geri geleyim kendimi toplayayým karýmýda pofpoflayayým Betülün býraktýðý notun meali kaç kere okursam okuyayým buydu deðiþmeyecekti. Ayaða kalkarak gece perdemizi asýlýp aþaðýya indirdim korniþin yarýsý kopup sarktý Yerde kumaþ yýðýnlarý üzerinde  uçuþan tozlar burun deliklerimden girerek hapþýrmama neden oldu. Burnumu hýzlýca ezerek kaþýdým. Ýþte iliþkinin gün ýþýðýna kavuþtuðu andý Derin ve mahrem sandýðým anýlarýn, saatlerin tamamen sahte olduðunu gördüðüm andý.  “Sen düþün dedim sen düþün ben içeride düþünülecek her þeyi dýþarý attým bile”   

 

National Geographic basýn danýþmanlýðýný yapan ayný zamanda Kemal’in ölüm haberini veren Ýngiliz Matt i aradým … Uçaðý dedi bugün kalkacak defin iþlemlerini yarýn baþlatabilirsiniz. Bunun için aramadýðýmý bir fotoðrafçýya ihtiyaçlarý olabileceðini ve benimde buna gönüllü olduðumu söyledim. Duygusal davrandýðýmý pek uygun gibi görünmediðimi falan söyledi. Bende Kemal’le kaç yýllýk dost olduðumu fotoðrafa bakýþ açýmýzýn birbirine çok yakýn olduðunu ayrýca soðukkanlýlýkla bu kararý aldýðýmý anlattým ona. Bir süre sessiz kaldýktan sonra ekiple bu konuyu tartýþýp ortak karar vermeleri gerektiðini söyledi. Beklerim dedim.. 

 

 

Telefonu kapattýktan sonra bu kararý ne zaman aldýðýmý kendime sordum. Hiçbir fikrim yoktu . Sanki içimden bir dürtü mantýðýmý uyutup o telefonu etmiþ üstelik adama yalan bile söylemiþti. Yani ben gidecek olsam toptan olarak, bütün halinde, o hayvanýn resmini çekmeyi bir an düþünmezdim. Bir tüfekle kabadayýlýk yaptýðý kayalýklarýn arasýnda beynini daðýtýrdým.. Ama gitseydim Amasý yok adam bekle dedi haber vereceðiz dedi. Allah Allah……….  

 

Gömleðimi deðiþtirip kendimi sokaða attým. Lüks denecek bir semtte dolanýrken bir barýn içine dalýverdim. Sigara kokusu sinmiþ havasýz, ýþýksýz, altkat mekanýn duvardibi masasýna iliþiverdim. Sadece dört masa doluydu. Bir masada yedi sekiz kiþilik bir grup þarký eþliðinde salýnýrken kulaklarýna baðýrarak anlaþmaya çalýþýyorlardý. Diðer masalar ikili birbirine yakýnlaþmýþ iç içe öðrenci çiftlerdi.  Garsonu duymadan raký dedim baþka bir þey alýrmýsýnýz demeye kalmadan meyva yaptýr dedim.. Gelene kadar örtüyü düzelttim oturuþumu düzenledim sýkýldýðým belli olmasýn diye aðzýmla þarkýnýn sözlerine eþlik bile ettim sayýlýr. Getirdiði dubleyi iki dikiþte boðazýmdan aþaðýya döktüm. Þimdi sahnedeki deri  etekli kýzýn üzerine daha bir þehvetle bakýyordum. Grubun bulunduðu masa birbirinin üzerine yýkýlmýþ elleri havada baðýrýp çaðýrýyorlar birbirlerini hoba moba türü nidalarla coþturuyorlardý. Ýkili gruplar sýký sýký aman kaçmasýn diye birbirlerine sarýlmakta hiç belli olmuyormuþ gibi dudaklarýný birbirlerine kenetleyip kalýyor sonra ayrýlýnca salýnarak etraflarýný kolaçan ediyorlardý. Caným kadýn istedi.. Hayýr caným kadýn eti istedi.. Cüretkarca kadehimi bu yirmili yaþlarýný süren kýza uzatýp göz kýrptým. Simsiyah saçlarý tepesinde dönen sarý yeþil mavi ýþýklarýn altýnda parlayýp duruyordu. Beni gördü ve gülümsedi. Sevimlimi görünüyordum acaba? Ýkinci dublemin ilk çeyreði bitmiþti bile. Þarkýnýn sonunda hatýrlayanlar tek tük alkýþ sesi çýkardýlar. Gizli öpüþenlerin þarkýnýn bitiþiyle birlikte alkýþ seslerinin arasýna dudaklardan duyulan þapýrtý sesleri mekana serpildi. Utandýlar çekildiler bir süre…

 

Kýz dedi ki yani solist deri etekli hem deri hem mini etekli piliç kýz dedi ki; “Bir süre ara veriyoruz tekrar canlý kanlý devam edeceðiz” ,on dakika  sonra”  

 

Ýçkisini alýp yanýma yaklaþtý merhaba dedi. Sizi ilk defa görüyorum. Bacaklarýna baktýmki vakit harcamak istemediðimi anlasýn..

 

-       Ne güzel insaný býktýrmamanýn en güzel yoludur bu dedim.. 

 

Þuh bir kahkaha patlatýp yanýma oturuverdi. Ýnceden inceye sarhoþlamýþ bir savrukluðu vardý. Kaným daha hýzlý dolaþmaya baþladý damarlarýmda. 

 

-       Siz dedim kandan , candan anlýyor gibisiniz nasýl duruyor benimki ?  

 

Biraz soru iþareti kaldý riskleri sanýrým hesapladý tarttý ölçtü programdan sonra bir þeyler düþünebilirim demezmi? Bundan cesaretle bak dedim. Yaklaþýk sekiz dakika vaktin var eminim burada bakýmlý bayan lavabosuda vardýr. Bir ön tespit programdan sonra detaylar içinde önfikir oluþturur.  

 

-       Hýmm hiç denemedim annemin hiç öðütlemediði þeyler dedi… Demek durum o kadar vahim ?

-       Tahmin bile edemezsin tatlým… 

 

Ayaða kalkýp eteðini aþaðýya çekiþtirerek gittiðim koridora on yada onbeþ saniye içinde kalk beni takip et dedi… Koca bir yudum daha çekerek anason kokusunu kasýklarýma kadar indirdim.. 

 

Çok hýzlý bir þekilde kapýyý kapattýk ters çevirdim. Kendini býrakmýþtý. Ellerini arkadan birleþtirip deri eteðini hem deri hem mini eteðini yukarý kaldýrdým. Kendimde daha önce bilmediðim bir birleþme þekliydi. Kýzýn omuzlarýný ýsýrýyordum. Ellerini býrakmadan kah göðüslerini sýkýyor kah saçlarýný geriye çekerek kýza sert biçimde sahip oluyordum. Neredeyse hayvan mýyým neyim ben bana ne oluyor diyecekken kýz hayvansýn sen býrak beni diye baðýrmaya baþladý. Canýný yaktýðýmý geç fark ettim garip bir hýrs ile gaddarlýk arasý noktada olduðumu anladýðýmda çok geçti duramadým. Fantezi tecavüze dönüþmüþtü. Aðzýný kapattým kapa çeneni Betül dedim. Ne Betülü be ne Betülü býrak hasta herif býrak pezevenk diyerek küfürlere baþladý. Koca bir þaplak attým saðýndan .. Sonra soldan bir tane daha tekrar tekrar, kendinden geçip bayýldý. Rahatlayana kadar ayakta tuttum bütün vücudumun titrediðini hiç böyle bir sarsýlma yaþamadýðý hatýrlýyorum… Klozet kapaðýnýn üzerine baygýn kýzý usulca býrakarak üzerimi toparladým. Kapýnýn dýþýna çýkar çýkmaz dört izbandut üzerime atýlarak beni arka kapýya, sessiz çýkmaz bir sokaðýn dibinden dýþarý çýkardýlar. Ben aldýðým darbelerden fýrsat bulduðumda vurmaya çabalýyordum fakat etrafýmda uçuþan sekiz kol vardý mani olmak mümkün deðildi. Baygýn düþene kadar yüzüme vücuduma vurdular dudaðýmda ýslak bir pas tadý alýyordum. Kimbilir ne haldeydim. Çöp kutularýnýn bulunduðu yere beni attýklarýnda son görüntü solist kýzýn saçlarý daðýnýk þekilde eðilip yüzüme tükürdüðüydü. Gittiler ben kalkmaya çalýþtým bacaklarýmý oynatamadan tekrar sýrtüstü kutularýn arasýna yuvarlandým. Baþýmýn etrafýnda atlayýp , zýplayan kedilerin mýrýltýlarý beni alaya alýr tonda, çaresizliðimin üzerinde duruyordu. 

 

Yara bere içinde saatlerce çýkmaz sokaðýn çöplüðünde baygýn kaldým. Uyandýðýmda parmaklarýmý gezdirdiðim her bölgem ayrý aðrýyordu.. Doðrulabildiðimde dudaklarýmýn arasýnda parmaklarým gezerken tek diþimin kenardan eksikliðini hissettim. Aptalca sinir kayýþlarý kopmuþ þekilde gülmeye baþladým sonra kahkahaya dönüþtü kedilere pýsst diyerek oradan uzaklaþtým.   

 

Parçalanmýþ ceketimi pantolonumun üzerine dökülmüþ  salkým saçak gömleðimi manasýzca düzeltip tren istasyonuna girdim. Köþedeki büfeden bir paket sigara istedim. Abi ne oldu sana gündüz gündüz dedi.. Dayak yedim kardeþim ne olacak hiç mi dayak yemedin sen? Ne bu dedim sigaranýn kutusunu göstererek ne yazýyor burada? Sigara içmek öldürür  

 

-       Evet abi dedi öyle yazýyorlar çok çirkin bence de 

-       Þimdi bunu içicem ölücemmi bakalým yok olmadý trenin altýna atlarým artýk 

-       Abi dedi Allah gecinden versin  yapmayacaksýn deðilmi öyle bir delilik  

 

Kibritten minik bir barut kakusu burnuma deðdi yaktý. Jeton týngýrtýlarý kart biplemeleri önümde sucuk salam görüntüleriyle iþte son fotoðrafýn Yakup efendi diyordu … Tangýr tungur tangýr tungur yaklaþan trenin gürültüsüne karýþtý yapýcam kardeþim yapýcam diyiþim…   

 

Sarý çizginin üzerine ayaklarýmý nizami þekilde denk getirerek yeni seferi beklemeye baþladým. Taþ gibi aðýrdý vücudum, suratým þiþmiþ çenemi dudaklarýmý hareket ettiremeyecek kadar uyuþturmuþtu bu dayak.. Sigarayý filtresine dayandýrana kadar içime çekmeye kararlýydým. Tangýr tungur Azrail in sesi gelmeye baþlamýþtý. Ya bacaðým kolum koparda ölmezsem sadece sakat kalýrsam ya Betül acýrsa bana gene dermi ki acaba tekerlekli sandalyede kendini toparla, ayaða kalk, kendine gel yürü

Önce kafa kýsmýmý atmalýydým aþaðýya o halde. Paketi ters çevirdim “Hamile kadýnlarda bilmemne etkisi yaparmýþ. Peki uyuþukluðumda alkolünde etkisi olabilir miydi? Abdestim olmadan öleceðim farklý bir uygulamaya tabi tutulacaðým. Mini deriliye karþý bir günahým olmamalý eteði hem çok kýsaydý teþvik edici tahrik edici zaten yüzüme tükürdü bana pezevenk bile dedi ödeþmiþ olmalýyýz onunla… Derinlerden bir yerden cep telefonumun sesi geliyor . Kim arýyor Kemalin annesimi özür dilerim Kemal emanetinle yeteri kadar ilgilenemedim. Bu yük fazlaca aðýr. Ben borcunu dahi zamanýnda ödeyebilen birisi olamadým. Hala çalýyor telefon Betülmü? Çok þanslý olacak herkimse bu polis kayýtlarýnda Yakup Mindar ýn son görüþtüðü kiþi þerefine nail olacak açarsam þayet.. Açayýmmý açsammý ?  Matt arýyor efendim Matt buyur Matt Pardon sen bu dilden anlamazsýn Bu dil çaresizliðin yalnýzlýðýn vazgeçmiþliðin dilidir. Biz Türkler böyleyiz hýzlý yaþarýz genç ölürüz … 

 

 

Kurul benim Kemalin görevine devam edebileceðim kararýna varmýþ. Vay anasýný yav.. Tamamiyle unutmuþtum bunu. Biletimi derhal yollayacaklarmýþ baþarýlar olacakmýþ tanýþmak için sabýrsýzlananlar varmýþ. makinemý kapýp gelecek miþim.. Tamam dedim neden tamam dedim. Bunlar boncuk gibi arka arkaya gidiyorlar demesinler diye.. Ýntihara hemen sarý çizgi üzerinde istifamý verdim. Liza doðurdu diyor heyecanla Liza kim ulan Matt ?

 

Kemali öldüren Pumadan bahsediyor. Önce çok sevinçli sesi haykýrýrcasýna çok güzel görüntüler aldýðý için Kemalden bahseden yok … 3 minik yavru yumuk yumuk kedi yavrularý.. Hatýrlýyor sonra afedersin Yakup diyor sori diyor Sigaram diðer elimde dibine dayanmýþ Hamileyken içmeseymiþ sigara diyorum. Þakamý yaptým alay mý ettim anlamýyor gülmüyor da zaten.. Görüþmek dileðiyle diyor.. Odamý diðer yýrtýcýlar gibi yavrularýný ensesinden taþýyordur acaba, banane ki bundan, kýrýk diþim sýzlýyor. Gürültülü vagonlar takatak takatak ederek beni unutup uzayýp gidiyor. Ben de baþarýsýz intihar giriþimim kafama takýlarak eve dönüyorum .  

 

Ayný yollardan, ayný düþüncelerle, yaðlý göbeðimle ilerlerken sanki ezberimi bozan , yazgýmý deðiþtiren felaketler yaþadýðýmý kulaðýma fýsýldýyordu geçmiþim. Ben önceden nasýl biriydimki ? Çabuk karar alabilen zeki kolay kolay hayat karþýsýnda alabora olmayan biri deðil miydim? Yakup sen ne yaptýðýnýn farkýnda mýsýn? Az önce intihar edecektin neredeyse…. Yýrtýlmýþ kan lekeli üstümü baþýmý çöpe atarak banyoya girdim. Sarsýlýp ayýlmak için kolu maviye yapýþtýrdým. Çivi gibi suyun altýnda  yaralarýmýn acýsýný uyuþtururcasýna gerindim. Kemiklerimin kütürtüleri arasýnda dudaklarýmla aðzýma akan suyu dýþarý sesli biçimde püskürttüm. Kaç dakika kaldým kaç kere titredim utanmadan ne kadar çýðlýk attým Bedenimi tanýyamayan gözlerle kaç zaman incelediðimi inan unuttum. Biraz kayboluþ biraz sýralamadaki önemsizliðe karýþan yalnýzlýk duygusu gibiydi. Bir günde baþýma gelen onca þeyden sonra yine de keyif alabileceðim aklýma asla gelmezdi. Dökün çýk olmadý katlanmýþ göbeðimi inceledim ona kýzdým , suyun diriltici etkisiyle dik durarak yaþýyorsun ulan Yakup kamburunu hep böyle düzelterek yürü artýk dedim. Kurulanmadan çýrýlçýplak banyodan öylece çýkýverdim. Yatakodasýnýn perdesiz camýndan birinin beni öyle görmesi umurumda bile deðildi. Betül’ün býraktýðý notun üzerine ýslak ayaklarýmla basarak odalarýn içine girip çýktým. Karným acýkmýþtý  dolaptan sucuðu alarak sadece kaðýdýný soyup bayatlamaya yüz tutmuþ ekmekle ýsýra ýsýra mideme indirdim. Ayakta çýplak, ilk defa bu denli özensizce karnýmý doyuruyordum. Onun da pek üzerinde durmadým. Þimdi bir kutu sütü bardak kullanmadan lýkýr lýkýr iç Yakup, üzerini giyin, git bankadan birikmiþ bütün tasarrufunu çek .. Kemal’in annesine uðra borcunu öde Nurhaný bir köþeye çek cenazeye kalamayacaðýný Kemalle böyle vedalaþmak istemediðini konuþ. Fazla deðil az bir süre ortalarda olmayacaðýný yarým hesaplarý kapatýp döneceðini yok bunu söyleme kýzý daha çok tedirgin etme hatta þehir dýþýna çýktýðýný dahi söyleme.. Morarýk yerlerimi yaralarýmý nasýl açýklayacaðým peki. Önemli deðil Dolapdere de fotoðrafýnýn çekilmesinden hoþlanmayan insanlarýn ufak bir saldýrýsýna uðradým derim. mesleki kaza süsü veririm.

  

 

 

 

Kemal’in annesi uyuyordu gittiðimde. Nurhan makinadan çamaþýrlarý çýkarmýþ salonun ortasýna kurduðu plastik askýlýða durgun yavaþ hareketlerle asýyordu. Kurumuyor Yakup abi yaz gibi deðil yazýn ne güzel as bir saat sonra topla diyordu. Ýkimizde hiç deðiþiklik olmamýþçasýna normal sohbetimizi gerçekleþtirebileceðimizi , sarsýlmayý atlatýp güçlü kalabildiðimizi ispat etmek ister gibiydik. Avurtlarý çökmüþtü kapalý derin sessizlik hiç bilmeyen biri için bile ölü evi olduðunu baðýrarak ilan ediyordu. Az sonra uyanacak Yakup abi yemeðini yedireceðim tekrar uyku ilacý verip uyutacaðým annemi.. Nereye kadar söyler misin bana? Biz ne için zaman kazanmaya çabalýyoruz ki.. Ben evlendim geçinemedim kocamdan ayrýldým onun kadar merak edilmedim biliyor musun? O hep Kemal aðabeyimi merak etti evin direði oydu bu kural hiçbir zaman bozulamazdý. Yutkundu ben ölseydim abi eðer ben dedi benimkine þimdiye alýþýrdý. Benim abim için, üzülmeme fýrsat vermeyen o kadar çok þey varki bu evde , kýsmen olmayan yokmuþ gibi yaþayan mutsuz, hayata tutunamamýþ bir kadýný tekrar öldürdü Kemal abim son macerasýyla.. 

 

Hiþt dedim Nurhana böyle þeyler düþünme sakýn. Ona kýzgýnsýn çünkü sende evin direði kabul ediyordun bu yüzden sevgin ve bitmek tükenmek bilmeyen bir hayranlýðýn vardý. Beynin ufak bir oyun oynuyor sana daðýlmaný istiyor bende yaþadým hala yaþýyorum þimdi benim sorularýmý bulmak için dedim sonra konuyu deðiþtirdim. Kalktýðýnda tekrar öldüðünü söyle annene. Dinlemezse býkma geri çekilme çýðlýk atsýn isterse , kabul etmesini saðlayana kadar devam et . Bir defa yaþayacak yaþamak zorunda dedim.  

 

Abi dedi

Efendim dedim 

Yüzüme ne oldu demiþtin unuttum kusura bakma iyi deðil halin 

 

Sen bana bakma Nurhancýk her yara açýlýr kapanýr derinde sýzýsý kalacak yaralardan deðil bu nasýlsa dedim.. Yaklaþýp sýkýca sarýldým , bedeni kaburgalarýmdaki aðrýyý alevlendirdi belli etmemeye çalýþarak hafifçe gövdemi gövdesinden sýyýrdým. Ellerimle saçlarýný yüzünü okþayarak ikibin dolar koyduðum zarfý eline sýkýþtýrdým. Sorma al bunu þimdi dedim. Uyuyan annenin nefes alýþlarýný göðüs kafesinin inip kalkýþýna bir süre bakarak evden ayrýldým. Asansörü beklemeden ayakkabý yýðýný  dairelerin önünden kývrýla kývrýla aþaðýya indim. Balkondan seslendi Yakup abi Betül  nasýl ? çok selamlarýmý ilet lütfen ilk gün aradý geldi ama biz kendimizde deðilizki ne olur kusura bakmasýn dedi. Olur anlamýnda baþýmý salladým sýrtýmý döndüðümde ise görürsem söylerim dedim. 

 

Ne kadar klasik konuþtun Yakup kýza karþý diyordum çantamý hazýrlamak üzere dönerken. Betül’ün kullandýðý dolabýn yanýndan kabanýmý rahat kadife pantolonumu yünlü sýcak tutacak fanilalarýmdan bazýsýný alarak çantama düzenli þekilde yerleþtirdim. Botlarým buralarda olacaktý yeni aldýðým altý kalýn arazi botlar nerde nerde evet iþte kolumu uzatýrken hala vücudum sýzlýyordu. Sað elimle o bölgeye bastýrarak yere çöktüm. Çantamý kaldýrdýðýmda altýndan yine Betül’ün notu çýktý. Buruþmuþ  nota bakarak adýmý bile eðik yazdýn seninle bir ömür düþünceside yamuktu. Hala aramýyorsun þu boktan not için bile özür dilemeyeceksin sen kimsin sen kim olduðunu zannediyorsun. Camlarý sýký sýkýya kapattým , doðal gazý kontrol ettim , evlilik nasýl bakalým diyenlere verdiðim iyiyim güzel bir duyguymuþ cevaplarýmý evin içinde býrakarak beni çaðýran sese korkusuzca hareket ettim. Havaalanýnda biletimin ayýrtýlmýþ olmasý herhangi bir sýkýntýyla karþýlaþmamam memnun edici geliþmelerdi.

 

Mýamý aktarmalý uçuyordum. Gökyüzü pýrýl pýrýl sanki maviliðin en tepe noktasýndayým gibi hissettiriyor bir karýþ yukarýsý uzaya karýþacakmýþ meteor ve gezegenler tepemizde dönüp duruyor duygusu uyandýrýyordu. Düþmekten deðil yükselip o boþlukta kaybolmaktan daha çok korktuðumu anladým. Kulaðýmdaki výnlama uçaðýn maruz kaldýðý basýnç nedeniylemi ötüp duruyordu; yoksa yeni duyacaðým sesler hayvan çýðlýklarý , için beyin hücrelerim yenidenmi yapýlanýyordu… Ne yapýyorsun Yakup hayvanla hayvan olacaksýn demek . Nerede Kemale öðüt veren Yakup’un olgunluðu .. gitti o Yakup… o dört ayaklýya patronun kim olduðunu öðreticem insanýn isterse çileden çýkarýlýrsa ne kadar çýldýrabileceðini göstereceðim. Gözlerim ýþýldadý kazaðýmý çekiþtirerek göðüs kýllarýmý inceledim tuhaf bir içgüdüyle sonra kollarýmý taradým. Yanýmdaki iþ adamý kýlýklý herif yandan beni izliyordu. Bir anda gözlerimi diktim yüzüne,gözgöze geldiðimizde ýþýltý ürkütmüþ olacakki camdan dýþarý mavi fon üzerindeki pofuduk bulutlara bakýyormuþ numarasýna yattý. Belki ne amaçla gittiðimi soracaktý belki kaç gün kalacaðýmý , iþimi, tüm merakýný üzerimde gidermek için giriþ kelimesi aranan tipik kel kafalý bir yolcuydu. Ancak hostese kahve lütfen dediðinde Türk olduðunu anladým. Ben kan diyecektim vazgeçtim. Adam aman efenim ne þakacýsýnýz diye lafa giremesin diye kahve sütsüz dedim. Tüm arkadaþ aramýyorum tavýrlarýma raðmen merhaba dedi. Plastik kaþýðý çevirirken mýrýltý gibi merhaba dedim.

 

-       Bu yolculuklar inanýn ayda iki üç seferi bulunca insan sýkýlýyor. Ama deðer yani kýzým için deðer katlanýrým evlat sevgisi bambaþka  

-       Siz de evlisiniz galiba ne olur çocuðunuzun uzaklarda oturan biriyle evlenmesine müsaade etmeyin. 

 

Bekledi bekledi kel kafa seni tepsi kafalý hiç sýcakkanlý biri gibi duruyor muyum? Ne önemi varki bunun için, parmaðýma bakmýþ yüzüðü görmüþ konuþuyor iþte.. 

 

-       Dedimki gözlerinin bebeðine bakarak çocuklarý hiç sevmem , çocuk yapmam , yapýlmýþ hakkýnda da sohbeti sevmem..  Yýlýþýk sýrýtma birden kayboldu ne demek istediðimi anlatabildiðime sevindim. Koltuða yaslanarak kollarýmý kavuþturup huzur verici bir uyku aradým. Kahveyi uzanarak çöp bidonuna savurdum gerçekten kan olsa içerdim. Ayný uyku pozisyonumu alarak kaldýðým yerden devam ettim. Saatlerce koltuðumda oturmaktan apýþ aram iyiden iyiye terlemiþti donum bile kývrýlarak katlanmýþ rahatsýz edici bir hal almýþtý artýk. Saatler boyu ikimizdende çýt çýkmadan yolculuðýmuzu tamamladýk. Yeni ülkenin gýcýr pistine tanýmak istercesine adým attým. Yüzotuzüçüncü cadde yüzellialtý  bulvarlar , levhalar , bir yerden diðerine koþturan adamlar, kadýnlar hepsinin önemli iþleri olmalý çeviriyorum sarýþýn orta yaþlý bir adamý yüzde yüz Amerikalý rengi açýlmýþ zamanla fakat… Nerede o diyorum kim nerede diyor Puma nerede ülkende yaþayan Pumadan haberin varmý senin? Kaçýk sanýyor beni iþin tuhafý kaçýk olduðuma artýk kendimde inanmaya baþlýyorum. Bilmiyorum Puma diyor. O halde hayvanlarýn haklarýný savunan sivil örgütler nerede? harita göstermiyor onlarý diyorum. Geri geri kaçarak yanýmdan uzaklaþýyor zarar vereceðimi zannederek.  

 

-       Adam mýsýnýz lan siz ? he ayakkabý demiyorum Puma diyorum hayvan, arkadaþýmýn katili,  

 

Resmi olsa barmenin tekine bunu gördünmü buraya uðrarmý diye soracaðým neredeyse.  

 

-       O diyor siyah tenli kadýn, var o Florida evet evet, beni veteriner sanýyor önce   

 

 

Ona da sýra gelecek Florida da  yaþayanlara da gelecek sýra Kuzeydeki ni söylüyorum. Nort Nort Liza adý, yeni doðum yapmýþ.

 

Kimseyle anlaþmaya çalýþmadan zorlamadan yaþayýp gitmenin acýsýný þimdilerde iyice hissediyordum. Ne kadar büyükmüþ dünya ve Pumayý tanýmayan herkes gibi biriymiþim iþte. Kahvemi yudumlarken nesli tükenmiþ Mamutlar günümüzde yaþasa karýnca gibi ezse insan ýrkýný yine onu korumaya çalýþacaktýk he öylemi tarih öncesi vahþileride dinazorlarý da köpekbalýklarý yaþasa ne olur yaþamasa ne olur ben önce kendimi korurum arkadaþ .. Hayvan etini piþiririm yerim ben insaným… Hava iyiden iyiye kararýp bulanýk puslu bir kýlýfa girdi. Ya da koca ülkenin üzerine kocaman bir branda gerdiler. Kafenin camý þimdi daha hýzlý yürümeye baþlayan tempo arttýran insanlarýn hapsedilmiþ hayallerine þahitlik ediyordu. Aslýnda onlarý küçümser bakýþlarým anlamsýzdý çünkü bende hiç turiste benzer  bir rahatlýk rastlanmýyordu. Hava bulanýklaþtýðýnda kahvem biraz dahamý soðumuþtu ne? Saklanacak bir aðaç kavuðu sanki daha güvenilir hissettirecekti . Bu dükkan su geçiriyor muydu ? Maðara gibi in gibi bir yer olabilir belki kuru aðaç dallarý biriktirip yakabileceðim … aman Yakup insan gibi iç þu soðuk kahveni gir bir otele uyu .. uyu.. uyu.. tüm sonbahar uyu..  Gene olmadý ki neyse sekiz saat yeterli insana yaraþýr bir süre.. Kýrmýzý üniformalý otel palyaçolarýna yüz vermedim. Lüks demek bazen komik demekti. Yaðmur hýzlanýyor o kalabalýk caddeler artýk tek tük koþturanlara sahne oluyordu. Baþýnýn üzerine bond çantasýný koyarak koþtururken bana çarpan adama sesimi çýkarmadým. Kafana koyacaksýn gözüne deðil dedim. Islanacaðý kadar ýslanmýþtý zaten.. Pumayý soracaktým boþverdim.. Varil içinde ateþ yakýp müzik yapan zencilerin samimiyeti daha çok ilgimi çekti. Cadde numarasý aklýmda deðildi artýk solamý sapmýþtým hayvan malzemeleri satan dükkanýn yanýndanmý geçmiþtim umurumda deðildi. Ucuz bir otel arýyordum sadece..  Ýri kara bir sinek gözüme çarpýp geri döndü ovalarken gözümü kuytulukta dört katlý mütevazi bir otelle karþý karþýya kaldým. Beklemeden içeri daldým çenesi düþük yaþlý bir kadýn hayat hikayesini anlatmaya baþladý. Kocasýyla iþletiyorlarmýþ sigortadan parasýný almaya gitmiþ hiçbirþey eskisi gibi deðilmiþ umarým memnun kalýrsýnýz falan filan.. Hýzlý konuþuyor aksaný Meksikalý ya da Ýspanyollara benziyordu. Sordum Ýspanyol göçmeniymiþ. Ama ben bir boka benzetilmiyordum. Yüzü kýrýþýklýklarla dolu kadýn kaydýmý aldý ücretini ödedikten sonra býngýl býngýl sallanan kollarýyla odamýn anahtarýný uzattý. Ýkinci kat 214 numara belboy çalýþtýrmýyorlarmýþ artýk. Serseriler iþ istiyor sonrada hýrsýzlýk yaparak kaçýyorlarmýþ. Aldýrma dedim sayýlarý öðren belboya ödeyeceðin bahþiþten kurtul. Kocaman zevksiz bir kahkaha patlattý. Kaç gün dedi ben sýrtýmý döndüðümde açýk býrak lütfen dedim o kýsmý..   

 

Solgun aþýnmýþ halýnýn üzerine ayak izlerimi býrakarak odamý bulup girdim. Islak eþyalarýmý daðýnýk özensizce sandalyenin üzerine yýðarak battaniyenin altýna süzüldüm. Uykuya geçmem uzun sürmedi. Rüyamda aðaca çýkmýþ dut topluyordum.  Ama bu yaþýmdaydým. Nasýl çýktým ben buraya diyerek koparýp koparýp atýyordum aðzýma dutlarý. Mademki çýktýn oðlum ye bari fakat dal ayaðýmýn altýnda çatýrdýyordu. Hemen biraz kalýnýna geçerek o çatýrdayýnca diðerine derken saðlam kýrýlmamýþ dal kalmayýnca dutlarý toplamayý kesip kollarýmýn tüm gücüyle tutunarak aðaçta asýlý kaldým. Aþaðýya inemiyordum bir türlü. Korkmaya baþladým nefesim hýzlandý son bir çatýrdama sesi elimin altýnda ki yapýþtýðým daldan geldi . Kocaman bir boþluk iç titremesi gibi yere vuracakken  irkilerek uyandým. Baðýrdýmmý acaba diye düþündüm. Saatime baktým yarým saat bile geçmemiþti. Sonra dön saða dön sola yeniden dalamadým. Kalkýp traþ oldum. Telefonumu þarja takarken Matt aradý.  

 

Yeni gelecek üç kiþilik kameraman ekibine katýlabileceðimi söyledi. Oradakiler çok yorulmuþ görev deðiþ tokuþu yapacaklarmýþ. Söylediði yere belirttiði zamanda giderek iki adam bir kadýn olan ekiple tanýþtým. Adamlar her durduðumuz yerde istasyon yemek salonu gibi mekanlarda çýkarýp aletlerini kontrol ediyorlardý. Iþýk ayarý renk ayarý mercek kaymasý ayarý yapýyorlardý. Bense çantamý tekli sandalyeye býrakýp derinlere dalýyordum þuursuzca… Kýsa kelimelerle anlaþýyorduk. Avusturyadan gelmiþlerdi. Adamlar çantalarýnýn fermuarýyla , makinalarýn düðmeleriyle bütünleþmiþken önlerine düþüp yüzlerini kapatan saçlarýný görerek tekrar uzaklara bakýyordum. Kemalde uzatmýþtý saçýný bunlar gibi. Kadýnýn kýsa kýsa beni izlediðini fark ettim. Gözgöze geldiðimizde sýcak bir tebessümle hangi okuldan mezun olduðumu sordu. Marmara dedim güzel sanatlar bölümü fotoðrafçýlýk bölümü. Anladým dedi.. Oysa ben onun adýný dahi unutmuþtum. Ancak diðerleri adýyla seslendiðinde anýmsýyordum. Carol filmler sendeydi deðilmi? Evet Jack bende geçen seferki gibi kaybetmeyelimde .. Bilmiyorum Phil yemiþti o haltý ona taþýtmadýðýmýz sürece mesele yok.. Gülüþmeler , Jack in alýnmasýn diye Philin sýrtýna hafifçe vurmasý sonra aniden sessizce kendi iþlerine dünyalarýna dönmeleri keyifli þýmarýkça geçirdiðim anýlarýmýn tazelenmesine neden oldu. Fakat yerli duygular bu kadar hýzlý deðiþkenlik göstermez dedim. Bunlar yabancý bilmezler biz sýrtýna vurduktan sonra yere yatýrýp boðuþurduk birbirimizle. Yer hiç fark etmez böyle yapardýk deliydik. Anlýk delirmezdik..

 

Kadýn iþlerini býraktýðý bir an yüzüne ne oldu Yakup dedi. Tabi morartýlar patlak dudak henüz geçmemiþti. Bir bara girdim þarkýcýya tecavüz ettim. Korumalar dövdü dedim. Þimdi vuç yu layk mi tatlým? Durdular nasýl tepki vereceklerini þaþýrdýktan sonra ayný anda güldüler masada.. Phil gülerken güzel güzel diyip yeniden baþlýyordu. Bende hiç baþýmdan geçmemiþçesine onlara katýldým. Carol gevþemiþ hareketlerle üzerindeki montun önünü açarak çýkartýp sandalyesine astý. Gözlerim yandan sütyensiz göðüslerine takýlýverdi sonra kendimi toparladým. Rahatlýðý beni komik bulmasýndan ileri geliyordu. Artýk þu dakikadan sonra ben rahat deðildim fikrimi bakýþlarýmý cinsiyeti üzerinden uzaklaþtýrmaya çabalarken hayli yoruluyordum. Restoranýn kapýsý açýldý bir aralýk içeri küçük bir esinti girdi. Eliyle kolunu sýktý biraz sonra bluzunun üzerinde iki minik nokta patlamaya hazýr sivilce gibi dikildiler. Nasýl gideceðimizi, programýmýzý sordum masanýn ortasýna, dikkatimi daðýtmak istercesine.. 

 

Beþ koca gün kah trende Jack in çorap kokularý içinde kah arkasý yatmayan otobüslerin zaten sakat belimi azdýran rahatsýzlýðý içinde yine ucuz seçilen otel odalarýnda konaklayarak Great Falls a kadar ulaþabildik. Matt helikopter pilotu ile uygun bir ovadan bizleri aldý. Tokalaþtýk pervanenin ,motorun gürültülü homurtusuyla havalandýk. Yanýmda arkadan toplanmýþ ,kýr saçlý bir Kýzýlderili oturuyordu. Gözlükleri vardý çýkarýp çýkarýp onlarý siliyordu. Aðýr hareketlerle kollarýný birleþtirip sýrtýný huzurla yaslayarak yolculuk ediyordu. Benden bile sessizdi. Bende sýradan sorulara muhatap olmasam cevap vermeyip sessiz kalmayý yeðlerdim onun gibi. Fakat benden hoþlanmadýðýný hissediyordum. Boþvermiþ bir hali vardý sonra fark ettimki genel görünüþü böyleydi. her þeyden nem kapmaya baþlamýþtým daðlýk bölgeye yaklaþtýkça. Karla kaplý girintiler eðimler haritadaki gerçek iskeletini saklýyordu arazinin. Alabildiðine beyazlýk alçý gibi doðayý sarýp sarmalamýþtý. Adýmýmý attýðým an imzamýda atacak olduðumu biliyordum bu kýrýk bölgeye… Yeþil büyükçe bir çadýra eþyalarýmýzý yerleþtirip kalýn giysilerimizi giydik. Kýzýlderili nin kim olduðunu ne baþkasý ne kendisi belirtmiþti. Matt bir ara yanýmdan yürürken kim o dedim? Rehberimiz dedi.. Yüzlerce yýldýr buralýdýr. Koku alma gücü sezgileri çok güçlüdür ama sen sen ol Yakup dostum gerektiðinden fazla yaklaþma ona. Neden dedim. Bazen garip þeyler yapabilir dedi kulaðýma fýsýldayarak bilirsin iþte içlerinde vahþilik taþýrlar belli olmaz dedi. Türkmüþ bunlar doðrumu diyecektim espriyi anlamaz diye vazgeçerek içimden güldüm.  Adý nedir bu büyücünün ? 

 

-       Sarhoþ Ejderha dedi   

 

Kayalýk daðlarýnýn dereye bakan batý ucuna kameralar özenle yerleþtirilmiþti. Gittiðimizde insanlar hakikaten bitkindi yorgunluktan ve uyku düzensizliðinden. Herkes birbiriyle kaynaþýp heyecanla mesleklerinden doðadan hayvan biliminden keyifli sohbetlere dalarken benim niçin burada olduðumu anlayan bilen yoktu. Öylesine sýradan kýsa konuþuyorduk. Benim o hayvaný bulana kadar en azýndan doðaya adepte olana kadar bu insanlara ihtiyacým vardý. Gidenlerin aptal yorgun bana karþý küçümseyici tavýrlarýný içime atýp yeni ekibe anlattýklarýný can kulaðýyla dinlemek niyetindeydim. 

 

-       Alman kameraman bana, bu bir felaketti sen Kemal in arkadaþýsýn sanýrým , biz Kemali çok severdik çok güç þartlarda bir aradaydýk üzgünüm gibi bir martaval anlattý çekti gitti.

-       Ne biçim yer ulan burasý siz nasýl insanlarsýnýz felaketi bile felaketmiþ gibi anlatmýyorsunuz fýrýna ekmek almaya gittim ama ýmm üzgünüm taze ekmek yokmuþ az taze olanýndan aldým gibi bir ifadeyle konuþuyorlardý her konudan ama istisnasýz her konudan… Kulaðým üþümüþtü . Soðuktan ziyade bu heriflerin sözleri , duygusuzluðu üþüttü kulaklarýmý. Fazla ayakta kalmaktan uyuþmuþtum. Kar sessiz uslu bir örtü gibi kaldýkça fazla sorun olmuyordu fakat tipiye dönüþtüðünde yüzümüze sertçe tokat gibi çarpýyordu. Akþam dokuz kiþilik bir grup olarak çadýrda müzik dinleyip sýcak kahvelerimizi yudumlayarak sohbet ediyorduk. Ejderha bizden ayrý bir köþeye çekilip çadýr aralýðýndan dýþarýsýný seyrediyordu. Matt in söylediði doðruydu kimse ona laf atmýyordu bulaþmýyordu. Gece nedense uyku tutmadý sigaramý alýp çadýrýn önüne çýktým. Karanlýkta sadece uðultu ve bir þeyler yaklaþýp saldýracakmýþ þüphesi vardý. Sarhoþ ayakta durmuþ bilinmez bir yöne doðru gözlerini dikip garip lehçesiyle konuþuyordu. Bölersem çok büyük saygýsýzlýk yapacaðýmý düþünüyordum. Kesti ayine benzer mýrýltýsýný bana döndü. Ýlginç gözlüðü yoktu bu defa.. 

 

-       Neden gelmek istedin dedi     

 

-       Ona yalan söyleyemezdim .. Benim doðaya vahþi hayvanlara tutkum yoktur. Ama Pumayý bulmalýyým dedim. PUMA NERDE ? 

 

-       Seni burada istemiyorlar beyaz adam sen beyaz adamlarýn içinde dýþlanmýþ bir beyaz adam dedi. 

 

-       Bana Erie nerede diye soruyorsun. Hayvan arýyorsan heryerde.. Ama Erie yi arýyorsan eðer zamanla sende nerede olduðunu hissedeceksin. 

 

 

Puma, Liza, Erie iyice kafam karýþmýþtý. Düþmaným kollara yönlere daðýlýr gibiydi ve ben hangisini kovalayacaðýmý bilemiyordum artýk. Puma nesli tükenmek üzere olan bir kedi. Liza anne peki Erie neydi?

 

-       Nedir Erie ?

 

-       Sarhoþ saçlarýný düzelterek her þey dedi. Liderlik, güç,beceriklilik,sadakat,cesaret ve ölüm …

 

-       Kurullarý gelmeni oyladý. Bütün kollar hayýr için kalktý. Ben kol kaldýrmam sizler gibi beyaz adam ben gördüðümü söylerim .. Gelsin dedim.. Ölen adamýn arkadaþý gelsin o da Erie yi arýyor gelsin ve bulsun.   

 

-       Onu öldürücem Ejderha dedim iþini bitiricem sana minnet duymamý bekleme teþekkür ederim gelmemi saðladýðýn için ama o kahrolasý kediyi öldü bil..

 

-       Bu gece baþka söz yok beyaz adam dedi.. Baþka yok. Geldin istediðini alýp gideceksin topraklarýna.

 

Matt ne demiþti bu adam hakkýnda vahþi olabilir çok yaklaþma demiþti kendileride mesafeli kalýyorlardý. Fakat nasýl oluyorda tek görüþle böylesi bir kararý alabiliyorlardý. Kampetimin üzerine yerleþtirdiðim uyku tulumumun içinde uzun süre bu bilmeceyi düþündüm durdum. Sabah kalktýðýmda geçiþtirme bir kahvaltý yaparak derhal kameranýn bulunduðu bölgeye yol aldým. Mide aðrýsý içinde kývranýyordum. Salam bozuk muydu? Yoksa domuz salamýmýydý anlam veremedim .. Gece kayýtlarýna göz gezdiriyorlardý gündüz vakti üç gündür görünmeyen Liza yeni doðan yavrular için gece orta boy bir geyik avlamýþtý. Muhteþem görüntüler vavv falan  diyorlardý Carol ve Phil . Jack kan izlerini yakýndan inceliyordu. Getirin kamerayý geceki görüntüleri bu kan izleri çekimiyle baðlarýz enfes olacak diyordu. Heyy insan izide var burada bakýn iki kiþilik hemde. Matt burnunu kaþýyarak lanet olsun avcýlar olmalý dedi. Cüce aðaçlardan sarkan buz taneleri su damlasýna dönüþerek dereye týp týp düþüyordu. Sýcaklýk biraz artmýþ gibiydi. Bence taþýndý Liza bu adamlarý sezip dedi Matt. Allah bilir yeni inini bulana kadar ne kadar süre geçecekti? Sarhoþ Ejderha ortalýkta görünmüyordu. Ne o dedim ateþsuyumu yuvarlýyor dersiniz. Matt o içki içmez dedi. Biraz boya uzatarak gözlerinin altýna sür gözünü alýr güneþ diyerek anlattý. Bir Kýzýlderili doðarken babasý çadýrýn önünde bekler doðduðunda çocuða verilecek ismi babasýnýn o an yaþadýðý andan esinlenerek verirler. Yani dedim Yani bizim Ejderha doðarken babasý heyecandan körkütükmüþ. Hepimiz avcýlarý Lizayý bir an unutup güldük. Benim yüzüm ciddileþti

 

-       Kemal nasýl öldü dedim þimdi tekrar anlat 

-       Görüþ alanýnýn daraldýðý bir gün çekimi kesip çadýra dönmeye karar vermiþler. Kemal fotoðraf makinesiyle devam etmiþ tepeye týrmanmaya .. Sarhoþ Ejderha ile beraberlermiþ. Gitme dedik dinlemedi dedi.

 

-       Bende demiþtim bunu ona

 

-       Bizler yoktuk Ejderha nýn anlatmasýyla iki kayanýn arasýnda Liza dolanýrken karþýlaþmýþlar. Sekiz metre kadar varmýþ aralarý. Ama tipi metreleri birbirine karýþtýracak kadarda sertmiþ. Herkes dinliyordu Matt i ciddi gerçekçi verilere inandýklarý halde kayýtlara geçmeyen gerçeklerin olduðunu bilerek ölüm hikayesini cankulaðýyla dinliyorlardý.  

 

 

-       Kemal sivri ince bir kayanýn üzerine çýkarak makinesini kaldýrmýþ Lizaya doðru gri tüylerinin üzerinde kar taneleri þerit olmuþ

-       Nasýl ölmüþ?

 

-       Kýrksekiz kilo hesaplýyoruz gözgöze gelmiþler Yüzotuz  santim yerden yüksekliði ile kafasýný kaldýrýp Kemale dikmiþ… Ejderha beyaz boynunu ilk defa bende bu yakýnlýkta görmüþtüm diyor..

 

-       Matt kes bunlarý arkadaþým nasýl ölmüþ onu anlat  Kemalin tabutu kaç santimdi onu ölçtünmü içinde insan yatýyordu onun …

 

-       Matt dinlemiyordu bile beni bir mucizeye tanýklýk etmiþçesine detaylara takýlý kalarak anlatýyordu. 

 

Sarýldým gýrtlaðýna anlat dedim anlat istediðimi öðrenmek istediðimi anlat bana. Gözleri dalmýþtý nefesinin kesilmesi umurunda deðilmiþ gibi sabitçe hýrýltýlarla hala kuyruk uzunluðunun altmýþsekiz santim olduðunu söylüyordu. Öldürecektim Matt i bir anda derin çýð düþmesine benzer sesiyle Sarhoþ Ejderha nýn baðýrtýsý yankýlandý doðada…

 

-       Eriel honan uzun kuyruk …o karar arkadaþýnýndý gitmek istedi, çekmek istedi , çekecekti vazgeçti makineyi býraktý ona yaklaþmak istedi. 

-       Sen necisin peki? Korumadýnmý onu

-       Beyaz adamýn rehberiyim birini kendi kendisinden koruyamam. 

 

Sustum karýn içine bata çýka gündüz hayvancýlýk gece ise yine hayvanlarýný korumak için avcý olan adamlarýn kulübelerine yol aldým. Sýðýrlarýn , koyunlarýn , keçilerin arasýndan bacasý tüten ilk evin kapýsýný çalýp içeri girdim. Ýngilizce bilmiyorlardý bir adam bir kadýn vardý. üç tanede deðiþik yaþlarda çocuklar þöminenin baþýnda büzüþüp þakalaþýrcasýna oynuyordu. Ben evin içinde kendimi heba edercesine anlaþmaya çalýþtýðým sýrada kapý tekrar çaldý ve Sarhoþ içeri girdi.

 

-       Dilinden anlamazlar Yakop dedi.

-       Ýlk defa adýmla hitap etmiþti bana 

-       Çevir sözlerimi dedim madem rehbersin çevir

-       Silah istiyorum Puma vuracaðým hayvanlarýný korumak istiyorlarmý hala

-       Ejderha birbirine yapýþýk sözcüklerle çevirdi dediklerimi ..

-       Adam gülerek Ejderha ya bir þeyler söyledi kýsaydý.

 

Kulübenin içi biraz dahamý ýsýnmýþtý benmi terlemiþtim bir bunaltý geldi bedenime.. Alnýmdan baþlayýp ayak parmak uçlarýma kadar.

 

Ne söyledi çabuk söyle

 

-       Bu adam hiç Puma görmüþmü diye sormuþ..  

 

Ejderhada, ölen adamýn arkadaþý puma görmemiþ diyerek cevapladýðýný söyledi. 

Sonra köylü Ejderha ya bakarak yapýþýk sözcükleri bu kere ayýrarak bir cümle sarfetti..

 

-       Bana döndü ayný sözleri yüzüme karþýda söyledi.

 

-       Adam diyorki ; ölü adam görmek çok kolay ama yaþayan pumayý görmek zor iþ hele yaþayan pumayý öldürmek daha da zor iþ demiþ.. 

 

-       Tüfek dedim verecekmi vermeyecekmi?  

 

Ejderha tam çevirecekken adam eliyle gerek yok gibisinden bir iþaretle duvarýna asýlý tüfeðini getirip fiþek torbasýyla elime tutuþturdu. Eminim arkamdan boka bakar gibi bakýyordu. Göstericem hepinize insanýnýza , hayvanýnýza , doðanýza hepinize her þeyinize …..  

 

-       Geliyor musun ardýmdan yine gel gel Ejderha, Erielhonan nasýl kafasýndan mýhlanýr o hikayeyide anlatýrsýn döndüðümüzde… Telefonum çaldý o an çýkardým Betül arýyordu. 

 

-       Yakup ! hala konuþmayacak mýyýz?

 

-       Buradan nasýl çekiyor anlamýyorum

 

-       Neden neredesinki?

 

-       Neyse ben Kuzey Amerikadayým dönünce konuþuruz

 

-       Neee? Sonra sonra hadi dedim kapattým…  

 

Týrmandýkça týrmandým. Kaya kaya düþe kalka tüfeði karýn sakladýðý taþa çarparak yükseldim sanki tepelere doðru. Bot boyasýný alýp Ejderhanýn yüzüne bakarak gözlerimin altýna yedirerek sürdüm. Savaþ boyasý siz bilirsiniz bunu dimi dedim güçlükle soluklanýrken.. Yarým saat daha çýkýp sýkýþan ciðerimin acýsýný belime kadar eðilerek dinlendirmeye çalýþtým. Karnýmý ellediðimde göbeðimin olmadýðýný fark ettim. Ön tarafý sýktým yok.. Yanlarýmý sýktým yok yok gitmiþ yað tabakasý…

Yüzümdeki morartýlar sýzlýyordu tipiden, yakýcý kavurucu bir aðrýsý vardý. Ejderhada hiçbirþey yoktu dimdikti beni izliyordu…

 

-       Nerede Puma nerede göster þunu

 

Sesini çýkarmýyordu Kýzýlderili.

 

-       Gözlerimden yaþlar akarak tekrar ettim. Puma nerede efsaneler saklanýrmý ulan ?

 

Aðzýmdan salyalar beyaz örtünün üzerine sallanarak delikler açtýðýnda dirseðimle silip doðruldum. Orada dedi Eriel iþte kulaklarýný dikmiþ taþ kesilmiþ þekilde arkasýnda birbiriyle karýn içinde top gibi yuvarlanan yavrularýnýn önünde nöbet tutar bir hali vardý. Býyýklarýný titretti. Aðzýný kenarlara açarak sivri diþlerini gösterip kýsa bir çýðlýk attý. Biliyordum Ejderha sadece duracaktý kýpýrtýsýzca .. Güven vericiydi yine de.. Tüfeði kaldýrdý yorgun kollarým yüzüne doðrulttum kedinin. O beyaz boynunda akan kaný kravat gibi duracaktý.

 

-       Dolumu bu alet ?

 

-       Dolu beyaz adam.. avcýlar çiftçidir çiftçi olduklarýndan hazýr tutarlar silahlarýný onlar avcý olduklarýndan deðil. Korumak için sahip olduklarýný Koyunlarýn sýðýrlarýn sahibi vardýr insanlarýn sahibi yine insandýr Yakop 

 

-       Y yamukmu? Sarhoþ söyle yamukmu 

 

-       Deðildir dümdüzdür aslýnda anlamýþçasýna beni

 

Yavrular bilmeden analarýna yaklaþtýkça Liza enselerinden tutup tutup arkaya fýrlatýyordu yine kendisi önde kalýyordu. Meme arýyordu yavrular ama þimdi sýrasý deðildi ne bilsinler süt delileri…

 

-       Tetikte iken parmaðým Liza banamý gelsin geridemi kalsýn þaþýrmýþtý. Aðlýyordum krize girmiþ gibi. Nerde erkeði dedim bunun

 

-       Sadece altý gün çiftleþtiklerinde beraberdirler. Doðurmadan birkaç hafta öncede terk ederler.. 

 

Ne poz vermiþtik Sarhoþ Ejderha ile ama. Ýki adam biri kollarýný bitiþtirip izliyor diðeri tüfeðini doðrultmuþ, yavrularýnýn önünde duran Pumayý vurmak üzere .. Ne hazinmi demeliyim ne kahramancamý yada ne sanatsalmý denmeli bilemiyorum. 

 

-       Gördünmü dedi… ne yapacaksýn þimdi? 

-       Puma kim Sarhoþ, puma nedir söyle bana 

 

Puma dostun dedi Puma düþmanýn bazen yani beyaz adam !

 

-       Evet ?

 

-       Puma sensin  

 

-       Lizanýn ikinci çýðlýðýnda benliðimi vuracakmýþým hissine kapýldým. Treni kaçýrdýðým gibi usulca tüfeðimi indirerek intikamý da ortadan kaldýrdým.

 

   Arkamý dönüp aþaðýya doðru yol almaya baþladým. Rüzgara Kemalin sesi karýþarak bana bir þeyler mýrýldandý ..

 

-       Hoþ geldin Yakup geleceðini biliyordum hoþ geldin aramýza hoþ geldin kendine 

 

Tepeden aþaðýya inerken Betülü aradým eve dönüyorum dedim sende evine dön lütfen, sustu ,tamam dedi 

 

-       Altý gün çýkmayalým hiçbirþey için yuvadan dýþarý

-       Neden altý gün ? Öyle geçti içimden dedim, iyi dedi. 

 

Kapattýktan sonra telefonu kendi kendime altý gün sonra boþanýcam senden dedim………………………………………………………………………………………………………………

 

 

 

 

Ertan Kuran

 
2010-01-22 Bu yazý  479  kere okundu

SON YAZILARI

Artemis (Genelev Muhabiri ikinci bölüm) GENELEV MUHABÝRÝ Tasýmý taraðýmý heybemi mataramý Otur Ýlber Hoca ( 0 ) Sakýn Gelme BEN ESKÝDEN AJANDIM Çadýr Kumpanyasý Boktan Edebiyat AÐCA BÝZÝ DANSA KALDIR Katil Dilenci

YORUMLAR

KÖÞE YAZARLARI
VÝDEO HABERLER
Bu Hafta Vizyona Giren Filmler
11 Kasým 2011
Anketler
Evet mi Hayýr mý
Evet
Hayýr
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
RSS © 2008 CAZETE
Site iceriğinin telif hakkı bildirilmeksizin kullanılması yasaktır