|
Tiyatroda ki Fare
Ara sokaklar kýþ günleri çok korunaklý deðildir. Çöplerin içinde çatlak kaldýrým taþlarýnýn arasýnda çok geceler , gündüzler titrediðimi hatýrlarým. Adýmý ya da ne olduðumu bir anda söylemek istemiyorum. Baþtan pazarlýk yapalým ne bazýlarýnýz , kadýnlarýnýz sandalyelere çýksýn ne de siz cesur avcý adamlar sopalarla peþimden koþturmaya kalksýn. Ýðrenmeyin desemde ne fayda yine de tiksinti duyacak , nefret ederek benim dünyanýzda yerim olmadýðýný haykýrarak yok etmeye çalýþacaksýnýz. Aman aldýrmýyorum bile .. Fare doðmak suç mu?. Öyle dünyaya gelmek benim irademle gerçekleþen bir durum olmadýðýna göre yakalamaya çalýþarak kendinizi boþuna yormayýn. Bu hikayeyi de izlediðim oyun sonrasý anlatýyorum. Neredeyim ben? Bir salon . Nasýl bir salon? Sýrayla dizilmiþ, kýrmýzý koltuklarýn bulunduðu pütürlü duvarlarýn çeþitli köþelerine asýlmýþ kolonlarý ile üç tane uzun koridorun sahneye kadar uzandýðý temiz giyimli beylerin ve hanýmlarýn haftanýn belirli günlerinde doldurduklarý kendi halinde baþýnda devlet olmayan tiyatro salonu. Bütün iþ burada dönüyor. Yani bu salonda. Neden buradayým fare halimle. Çok basit ara sokaklar kýþ günleri çok korunaklý deðildir. Ölmemek için güvenilir keþifler yapmak zorundayým. Meraklýyým da kültüre , sanata O halde yaþamak için tiyatro salonuna sýðýnmýþ bir farenin hikayesi olabileceði gerçeðini çok görmeyeceksiniz. Çok bilindik davranýþlardan bir an sýyrýldýðýmýzda mesela kedinin kovaladýðý , insanýn nefret ederek iðrendiði uzun saplý süpürgeyle beynimizi daðýtmak istercesine kendini paraladýðý görüntüler hýzýný kaybettiðinde benim de (fareninde) söyleyecekleri olabileceðini anlayacaksýnýz. Zehir mi dediniz? Siz dünyayý , dünya sizi , yaþamlarýnýzý, zehirlemiyor mu zannediyorsunuz? Bir dilek tutup ömrünüzün geri kalanýný o dileðe baðýmlý kalarak geçirdiðinizi umut dediðiniz duygununda saf zehir olduðunu bilmeden bana zehir hazýrlýyorsunuz. Sahnenin en çok nesi güzel biliyor musunuz? Konan oyunun içinde ki hikayede soðuk olabiliyor , açlýkta , terk ediliþ , dibine kadar yalnýzlýk. Her ne oluyorsa size bana bir þey olmuyor ama. Þans deðil mi bu? Geceleri kýrmýzý uzun perdenin köþesinden kemirip kendim geçebilecek kadar delik açabildiðimde iþin keyfi iyice ortaya çýkar. Dekorlara dalarým sonra geriye çýkarým. Bir o tarafa bir bu tarafa özgürce izleyen ve izlenen yerine koyarak kendimi eðlenir kahkahalar atarým. Hani soðuk vardý ? Bu tarafta yok bir þey. Hani açlýk vardý ? Hop geçiyorum tokum. Doðadaki akrabalarým için yýlan zulmü var. Yýrtýcý etçil kuþ tehlikeleri var. Buraya giremezler. Burasý hiçbir yer çünkü. Hayaller kurulasý her defasýnda yýrtabileceðim tehlikelerin yazýlýp çizilelebileceði belkide heryerdir burasý bilemem. Yani bir farenin hayalini kurabildiði tek þey o delikli peynir görüntüsü deðil. Hadi sizin güzel hatýrýnýz bozulmasýn. Dekorlarýn arasýnda uzun býyýklarýmý titreterek boyumu aþan lezzetli, çizgi filmlerde ki gibibüyük delikli peynirin kokusunu alýyorum. Kapan var mý he? Çat diye ayaðýmý kuyruðumu kýstýracak kapanlardan. Yoksa yapýþkanlý kutunun üzerinemi býraktýnýz yemeðimi?. Huylanmamak elde deðil. Hayali de olsa riskleri hesaplamalýyým. Bu devirde kim kime doyma hissi uyandýracak gýda hayali kurdurtur. Kaçmýyoruz diye de þüpheyi elden býrakacak deðiliz herhalde. Ne hissettiðini biliyorum. Kapansa yakalanmalýyým. Yapýþkansa eðer takýlýp minicik sesimle çýðlýk ata ata debelenerek ölmeliyim. Her oyunun bir sonu var Ama ben oyunun bir parçasý bile deðilim. Sen herkesi ve her þeyi göremeyecek kadar körsen eðer parçasý olmak ne demek oyunun tam ortasý olabileceðimi yediremeyeceksen ruhuna, hadi ileri gideyim mi biraz daha korkaklýðý bile ( fare gibi kaçtý – gemiyi ilk fareler terk eder ) gibi sözlerle tarif etmeye devam edeceksen aç kal sefil kal yalnýz kal kaybet benim kadar küçük kal. Çarþamba günü bu salonu doldurduðunda kemirdiðim perdenin önünde beðeniyle alkýþladýðýn oyun bittiðinde dýþarý çýkacaksýn. Gör sen zehirleri , çiyanlarý yýlanlarý , acýlarý , ölümleri …….. Kovalama beni sakýn. Yakalayamazsýn. Sinirlendin .. Kulaðýný ancak elinle kaþýyabiliyorsun .Ben dokunmadan hem iþitiyor hem kaþýyor hem titretiyorum. Kal öylece nefret etme . Aman ne þirin þey diyerek sevmeye de çalýþma. Burada var olan her þey eþit. Burasý hiçbir yer. Burasý her yer. Perdeyi kemirmiþim. Döþemeleri , halýyý öylemi? Sen bir kitabý okuyarak anlarsýn bense kemirerek okurum. Yaktýðýn dönemler oldu ki ben ve atalarým o dönemlerde de kemirirdik. Senin ateþe attýðýn leðende kayýk yaptýðýn sözcüklerle dolu kaðýtlarýda ayýrt etmeksizin kemiririm. Kültüre , sanata meraklýyým dediðimde çok þaþýrmýþtýn. Þimdi eminim çok daha iyi anlýyorsun.
O perde evrenin ta kendisi. Sonsuzluðun ucu açýk iki tarafý. Mutfak dolaplarýnýn içleride orada Senin için ayak bastýðýn ay ve gezegenlerde. Çiftleþip çoðalmayý görev sayarým keyiflidirde Fakat perdenin hangi tarafýnda yapacaðýma karar vermedim. Ayrýca yolu bu salona düþmüþ diþide görünürde yok. Kemirilecek çok güzel çeviriler var. Perdeyi sonsuzluðu kemirdim gel sende dene dediðim o diþi koltuklarýn altýna dökülmüþ ve süpürülünceye kadar bekleyip kýtýrlýðýný yitirmiþ patates cipslerini tercih ederse. Lezzet tercihi farklýysa sonsuzluðun güzelliði özgürlüðünden sýyrýlýp ahengini yitirirse ne olacak. Sahne büyülüdür.
Durmak lazým. Durup büyülenmeye razý gelmek lazým. Mesela yeni gösterime giren þu oyun. Köy yaþamýný konu alan çaresizliði anlatan güzel bir hikaye. Çoban ikinci perdede kavalýný çalmaya baþlýyor. Ben dipte her zamanki yerimde fare locasý ilan ettiðim döþeme oyuðunda dinliyor ve izliyorum. Kýpýrtýsýzca donarak içimdeki þüpheyide unutup kaçmadan bakakalýyorum. Çoban ayaða kalkýp çalarak yürümeye baþlasa üç uzun koridordan birini seçerek ;çok fark etmez gerçi. Ýlerlese önce salonun dýþýna yiyeceklerin satýldýðý köþeden sýyrýlýp geçse benide peþinden sürükleyebilirdi. Merdivenlerden yukarý , týnýlarýný (çok güvendiðiniz delikli peynir kalýbý gibi) döke saça dýþarý çýksa. Bende peþinden gidebilirdim. Büyü budur iþte. Masallara inanmayanlarla iþim olmaz. Ve masallara inanmayan kiþilercede yok edilmem imkansýz. O yerinde çalacak bense ölene kadar onun ayaða kalkacak cesaretini bekliycem. Tatile girecek tiyatro. Bir baþka oyun sahneye konacak Çoban bu defa baþkalaþacak. Ýmparatoru canlandýracak kostümüyle replikleriyle. Çobanken yapamadýklarýný imparator iken yapmaya çalýþarak. Locamdan sýyrýlýyorum imparator !rol arkadaþýndan gözlerini bir an ayýrdýðýnda beni biraz daha sana yaklaþmýþ bulacaksýn. Ne kadar ýþýklýsýn tahtýn nede gösteriþli. Pazartesi izlemiþtim bu oyunu. Sonunu biliyorum. Müfettiþ olsan biliyorum, yazar olsan biliyorum , asýl acýsý kemirilmiþ perden kapandýktan Sonra dýþarý çýktýðýnda neler olacaðýný bilebiliyorum. Yinede güzel ayný keyifle izleyebiliyorum. Tekrar etmekten býkýlmayan eylemler gibi, hata gibi , yüzmek gibi , ayný þarkýyý devamlý dinlemek gibi. Kýsaca yaþam gibi….
Ýnsana dair ve farelere raðmen satýlmýþ biletler ile salonu dolduran korkulu korkusuz fakirli zengin zavallý yüce kimseler kendini izlemeye gelmiþ. Yüzleþmeye geldiði bu sahne ona kural ihlali yapmaktan çekinmemeyi anlatacak. Perdenin ötesinide kýsýtlý zaman diliminde görmeyi öðretecek. Meraklarý arttýkça baþka meraklarý olanlarý da anlayýþla karþýlayýp gülümsemesine neden olacak. Yalnýz o karanlýkta hýzlý hareket eden kuyruklu minik bir canlýya tesadüf ederseniz lütfen çýðlýk çýðlýða kadýnlý çocuklu feveran edip koltuk tepelerinesýçramayýn. Hele farenin burada ne iþi var diye hiç sormayýn. Çünkü ara sokaklar kýþýn çok korunaklý deðil. Ben sizi anlýyorum siz de beni anlayýn….
Kovalamaya kalkmayýn yakalayamazsýnýz beni. Iþýklar tamamen yandýðýnda oyunun sonu geldiðinde kapanlar , zehirler , uzun saplý süpürgeleri aramayýn. Belli bir yaþam sürem var ve o zamaný da kemirip kendimi nasýlsa imha edeceðim. Öylesine muhteþem bir piyesti ki seyirci koltuklarýn üzerine çýkarak alkýþladý. Yapmayýn. Hiçbir oyun o kadar çok tutmaz. Yeni bir þey yoktur. Topu mükerrer gösteriden ibaret.
Ertan kuran
|