CAZETE
21 Mayýs 2012 Pazartesi

UZUN YOL (DÖRDÜNCÜ BÖLÜM)

  Feridun Bayram

          feridunbayram@gmail.com
         UZUN YOL (DÖRDÜNCÜ BÖLÜM)

   UZUN YOL /4

 

                                  SAVAÞ YILLARI

 

Ýkinci Dünya Savaþý Dünya’yý bir karabasan içine sokmuþtu. Türkiye yöneticileri ileri bir görüþ ýþýðýnda ülkeyi savaþ dýþýnda býrakmayý baþarmýþlardý. Buna raðmen savaþýn olumsuz etkileri küçücük köylere kadar yayýlmýþtý. Egenin iç bölgesindeki Gördes Ýlçesi’nin köylerinde, bu arada Beðel Köyünde de açlýk özellikle fakirleri bunalýma sokmuþtu.

Köylüler kýtlýktan kurtarabildikleri ürünlerini kurtarmanýn derdine düþmüþtü.  Devlet Baba  ürünlerin önemli bir bölümünü  bir çeþit savaþ

vergisi olarak kayýt altýna alýp topluyordu.

 

Küsmebe ve Hatçana’nýn, acýlarý çok yeni iki dul kadýn olarak elleri kollarý kýsaydý. Kapýlarýný pencerelerini sýmsýký kapatmýþlar, korku içinde vergi memurlarýný bekliyorlardý. Küsmebe’nin gözleri, telaþ arasýnda torunu Ferdon’dan uzak kalmýþtý. Daha üç yaþlarýndaydý ama korku ve üzüntüyü çok iyi tanýmýþtý. Bir çuvalýn arkasýna büzülmüþ, tir tir titriyor, sessizce aðlýyordu. Evde gece gündüz dinmeyen Hasan Ali’nin aðýtlarý etkilemiþti onu da. “ Pekmezlerimiz, pekmezlerimiz…”

Diye kesik kesik söyleniyordu. “Aç hatça aç. Kapýyý pencereyi aç…” diye baðýrdý gelinine. “Alsýnlar. Utanmazlarsa þehit Hasan Ali’nin mallarýný da alsýnlar. Þu titreyen cýbarýn (çocuðun) yiyeceklerini de alsýnlar .”  Ferdon cýbarý sýmsýký kucakladý. ” Korkma sen. Hiç kimse alamaz. Kendi iþlerini kolaylaþtýran komþularý yardýma koþtular. Birkaç çuval buðdaylarýný komþularý Karagöz’ün gizli odasýna koydular.   Evin bir odasýnýn kapýsý dolap biçimine sokularak gizlenmiþti. Birkaç çuval da Topal Süleyman’ýn  damýndaki  eski kuyunun içine konmuþ ve   toprakla kapatýlmýþtý.   kýþ  yiyecekleri buðday emniyete  alýnmýþtý.        

 

Ýki üç yaþlarýnda geçen olaylar, ileriki yýllarda kolay kolay pek anýmsanamaz.  Hatçana’nýn Ferdon’u iki olayý hiç unutmadý,unutamadý.

Biri babasýnýn ölüm haberinin alýndýðý gün evlerinde yaþanan deprem ve

ebesinin(ninesinin) bayýldýðý gün. Diðeri de ev ev dolaþýlarak kýþlýk ürünlerin  yazýldýðý gün. Bu iki olay acý anýlarýnýn baþýnda gelir.

 

Ferdon oldukça yaramazdý. Bunda Küsmebe’nin ona gösterdiði aþýrý ilginin payý vardýr. Hatçana da oðluna çok düþkündü ama, ölçüyü kaçýrmak istemiyordu. Daha o yaþta cebinde çakýsý eksik olmazdý. Gördüðü her oyuncaktan isterdi ve alýnýrdý ya da yaptýrýlýrdý. Kendisi de

basit oyuncaklar yapardý. Hatçana kaynanasýna kýzardý. Bu gidiþle tam “Dulkarý büyüttüðü olacak…” diye  yakýnýrdý. Bir yandan da “Babasý gibi becerikli olacak.” Diye sevinirdi. Renkli eliþi kaðýtlarýný birkaç kez katlayýp makasla keserek ilginç süslemeler yapmasýný öðretmiþti. Ev kaðýt kýrýntýlarýyla dolardý. Eliþi kaðýtlarý için para gerektiðinden, gazete

kaðýtlarý da kullanýrlardý. Yeni evlenen bir komþularý vardý. Taze gelin eliþi kaðýtlarýndan yapýlan bir süs kaðýdýný çok beðenince Hatçana ona verdi. O da odasýndaki dolabýn kapaðýna yapýþtýrmýþ. Ferdon da o kaðýdý

görünce kýyameti kopardý. “Ben kaðýdýmý isterim…” diye tutturdu.Taze

gelin yýrtýp getirmek zorunda kaldý. Yýllar sonra Fadime Gelin yaþlý Ferdon’u her görüþünde þakalaþýr, o süslü kaðýdý isterdi. Bu uðraþýlar Ferdon’u bir kaðýt delisi yapmýþtý. Küsmebe sýrtýna bindirir, öðrencisi olan evlere kaðýt aramaya çýkardý. Okula, bakkala, muhtara da gittiði olurdu. Bir kaðýt arayýþlarýnda beþinci sýnýf öðrencisi Kezban kaðýt yanýnda yepyeni tepesi silgili kurþun kalem de vermiþti. Ýlk birkaç   ve sözcüðü ve adýný yazmayý Kezban’ýn kalemiyle öðrenmiþti. Anasýndan iyi bir dayak yediði ayýplý sözleri her yere de o kalemle yazmýþtý. :Kezban da o kalem sayesinde bir aþýk kazanmýþtý.

 

Ferdon’un  kaðýt  deliliði yaþlandýðýnda da sürdü. Emekli olduðunda bile origami (kaðýt katlama sanatý)  ile uðraþmaktan vazgeçemedi.   Bu yýllarda nerede deðiþik bir  uçurtma görse sevdi, okþadý, uçuranlarý ve yapanlarý kýskanmaktan geri duramadý. Ferdon okullarda baþarýlý bir öðrenci oldu. Sonunda da meslek olarak matematik öðretmenliðini seçti.  Kaðýt deliliðinden matematik deliliðine geçti. Annesinin kaðýt kesme alýþtýrmalarýnýn,  bilmeden yapýlan çok yararlý bir eðitim çalýþmasý olduðunu anlatýr, önerir.

 

Ferdon’un dört beþ yaþ çocukluðu Ýkinci Dünya Savaþý’nýn Avrupa’yý kasýp kavurduðu yýllarda geçti. Her köy çocuðu gibi ailesine yardým etmeðe de baþladý. Üç beþ kuzularýný bir büyüðün yanýnda gütmek  ilk görevi oldu. Doðayý, börtü böceði, aðaçlarý bitkileri tanýmaya baþlamasý, onlarla konuþmasý, dostluk kurmasý o yýllarda baþlar.

 

Çok rahat büyüyen, her olanak önüne serilen çocuklar için “El bebek, gül bebek…” deyimi kullanýlýr. Köy çocuklarý için bu deyim hiç de uygun düþmez. Zengin çocuðu bile olsa, bir köy çocuðu yürümeye baþlar baþlamaz kendini üretimin içinde bulur. Ferdon’un çocukluðu çok güzel ve mutlu geçti. Aðzýndan “Baba”  sözcüðü çýkmadý  hiç  ama,

Bunun eksikliðini de duymadý. Hatçana ona hem analýk, hem babalýk yaptý. “Gül bebek…”  olamasa da  “El bebek…” olanaklarýný doya doya kullandý. Üstelik “ El bebek” olarak yetmiþ beþine ulaþabildi.

 

Þimdilerde, “El bebek…” Ferdon’un da bir  elbebeði var. Yüz yaþýna yedi yýlý kalan bir elbebek: Haçana unvanýný çok gerilerde býrakan  HATÇABE…

2010-03-09 Bu yazý  230  kere okundu

SON YAZILARI

Dersim,Dersim Hortum Atatürk'ün Yolunda (Bir) KÖY ENSTÝTÜLERÝNE ÖZLEM Mektup Uzun Yol 25 Necatiden yüzler(Üç) Uzun Yol (Yirmidördüncü Bölüm) Necati'den Yüzler iki Uzun Yol (Yirmiüçüncü Bölüm) Necati'den Yüzler Uzun Yol (Yirmiikinci Bölüm) Yeniden Necati Eðitim Enstitüsü

YORUMLAR

KÖÞE YAZARLARI
VÝDEO HABERLER
Bu Hafta Vizyona Giren Filmler
11 Kasým 2011
Anketler
Evet mi Hayýr mý
Evet
Hayýr
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
RSS © 2008 CAZETE
Site iceriğinin telif hakkı bildirilmeksizin kullanılması yasaktır