CAZETE
21 Mayýs 2012 Pazartesi

UZUN YOL (ONUNCU BÖLÜM) MELEK VE KELEK

  Feridun Bayram

          feridunbayram@gmail.com
         UZUN YOL (ONUNCU BÖLÜM) MELEK VE KELEK

UZUN  YOL / 10

                    MELEK VE KELEK

 

Akhisar  Ali Þefik  Ortaokulu’nun 1951 öðretim  yýlý  birinci Dönemi, Feridun’un yaþamýnda bir dönüm noktasý olmuþtur. O dört aylýk küçük zaman parçasý, on dört yýlýn yaþam öyküsünü silmiþ, yeni baþtan yazmýþtýr. Yeni öykü neler getirmiþ, neler götürmüþtür? Kuþkusuz bunu zaman gösterecektir. On dört yýlýn pek çok kazanýmý da vardýr. Feridun onlarýn birçoðunu yeni öyküye katabilmiþtir. Bunda, dayýsý Terzi Bayram Usta’nýn çok büyük katkýsý olmuþtur. Köylü olmanýn getirdiði “Olumsuzluklara karþý dayanýklý olmak, doða ile savaþarak dost kalabilmek, çok acýlar çeken ve çekmeye devam eden Küsmebe ve Hatçana ile diðer yakýnlarýný unutmamak, þýmarmamak” gibi birçok özellik sayýlabilir. Birinci dönem çok mutlu geçti. Dersler baþarýlý, öðretmenlerle iliþkiler mutluluk verecek düzeyde. Birlikte  çalýþtýðý  arkadaþlarý çok. Zaman zaman onlarla geziler de yapýyorlar.   Sonrasýný  Feridun’ dan   dinleyelim:

“Akhisar’da günlerim güzel geçiyor. Okula fazlasýyla alýþtým.  Meremebe daha gelmedi. Yemek, temizlik gibi iþleri dayýmla þöyle böyle idare ediyoruz. Satýmýz yok ama ihtiyaç da duymuyoruz. Vücut saatlerimiz iyi çalýþýyor. Okula tam zamanýnda ulaþýyorum.  Okul çýkýþý ilk uðraðým dayýmýn iþyeri. Ona okul raporunu sunuyorum. Yeni Sabah Gazetesi düzenli alýnýyor. Onu sindire sindire okuyorum. Bazý yerlerini sesli okuyorum. Karþýlýklý yorumlar da yapýyoruz. Akþamlarý ortak roman okumalarýmýz da sürüyor. Bu arada Zeynelzade Kütüphanesi ile tanýþýyorum. Orada dergi, ansiklopedi,  yardýmcý ders kitaplarý karýþtýrýyorum. O yýllarda  Akhisar’da  çok  gidilen  iki yer var. Tren Ýstasyonu ve o çok güzel Akhisar Parký. Herkes tren saatlerini              ezberden  biliyor. O saatlerde istasyon  dolup  dolup  taþýyor. Park da çok gidilen  yerlerden biri. Arada hafta sonlarýnda sinemaya da gittiðimiz oluyor. Geceleri yasak. Öðretmenler kontrole çýkýyor. O yýllarda çýkan iki matematik dergisine abone oldum. Problemlerini çözüyorum. Sýk sýk dayým da bana katýlýyor. Sabahlara kadar uðraþtýðýmýz günler oluyor. Onunla hiçbir zaman dayý yeðen iliþkimiz olmadý. Baba oðul arasýnda  da   bir  resmi   hava  bulunur.  Ýki  kardeþtik  biz . Þakalaþan, birlikte roman okuyan, gazete okuyup, yorumlar yapýp tartýþan. Birlikte sabahlara dek problem çözen ikiz kardeþler. Çok genç yaþta, daha ellisine gelmeden aramýzdan ayrýldý. Üniversite bitiren  ve  serbest çalýþan iki oðlu, avukat bir torunu, üniversitede okuyan baþka bir torunu ve daha üç torunu, iki de torun çocuðu. Onlarýn, dedeleriyle güreþ tutmalarý, saçlarýný çekiþtirmeleri ne tatlý olurdu. Ya ikiz kardeþliðini kendime yakýþtýrdýðým ben?..Bayram Usta’nýn da ablasý olan annem Hatçana’nýn halüsünesyonlardan  bunaldýðý  þu  günlerde,  o sert býyýklarýnýn  yanaklarýmda ýslanmasýný  ne kadar çok isterdim…

Ayrýldýktan sonra ilk kez köye dönecektim.  Heyecanlýydým.

Bir  akþam üstü yola çýktýk.   Bir kamyon üzerinde. Yanýmda köyden bir arkadaþým var. Hava soðuk ama, ev yolu sýcak oluyor. Akþam ortalýk karardýðýnda “Bekleme…” dediðimiz yere geldik. Gördes Akhisar arasýnda çalýþan taþýt araçlarý buradan geçiyor. Köyümle Bekleme arasýnda derin bir vadi var.  Vadinin  iki  yanýnda,  kýrk  beþer  derecelik  yamaçlar . Aradaki patika yol üzerinde, tabanda bir deðirmen, Yol tarafýndaki yamacýn ortalarýnda  Kabakoz Köyü. Deðirmen ve Kabakoz mola yerleri. Yolculuk bir buçuk iki saat. Biz iki delikanlý ‘Koþarak  bir saatte  gideriz.’ diye düþünüyoruz.

Beklemediðimiz bir durumla karþýlaþtýk. Hava çok soðuk ve diz boyu kar. Koþmayý býrak, zor yürüyoruz. Yollar belli deðil. Karanlýk  bastýrdý.  Kabakoz’a  ulaþamadýk, bir ýþýk  da göremiyoruz. Epeyce dolaþtýktan sonra Kabakoz’u bulduk. Orada kalmamýz istendiyse de yolumuza devam ettik. Bir de kazaya uðradýk. Büyük bir çukurun üzeri buz tutmuþ. Atlamak isterken çukura düþtük ve tepeden týrnaða ýslandýk. Yola devam etmek zorundaydýk. Herkesin uyuduðu bir zamanda köye ulaþtýk. Saatin nerelerde olduðunu tahmin edemezdik, çok az kiþide saat bulunurdu. Eve vardýðýmda bir sürprizle karþýlaþtým. Kapýnýn önü karla kapanmýþtý. Sesimi duyuramadým. Alçak dambaþta kapý olarak da  kullanýlabilen  ve  “Seçef “  denilen büyük bir pencere vardý. Yýðýlan   karlarý elimle  temizledim. Uðraþa uðraþ sesimi de duyurdum. Hepimiz þaþkýndýk. Ocaklýða odun konuldu.  Kurunduk.  Ýliklerimize kadar ýsýndýk.  Ben anlattým onlar dinledi,  onlar anlattý,  ben   dinledim. O gece hiç uyumadýk.

Köyümüzü kuþkusuz çok özlüyorum. Maðara gibi, toprak damlý evimiz gözümde tütüyor. Annemin iþlik þýkýrtýlarý benim için en ünlü þarkýlardan, türkülerden daha güzel.  Köy odasýndaki, kahvedeki söyleþileri arýyorum. Okulumuzdaki hoþlanmadýðým  bir  ders  beden  eðitimi Zor gelmesinden çok,  þortla atlayýp zýplamaktan utanýyorum. Sanýyorum öðretmen beni arada idare ediyor. Birinci dönemi tatlý anýlar da kazanarak bitirdik.  Son gün müdür  baþ yardýmcýsý ile iki öðretmen sýnýfa geldi.  Beni ve iki arkadaþýmý yanlarýna   çaðýrdýlar.  Yazýlý bir kaðýttan, o dönem en yüksek notlarý aldýðýmýz için yönetmelikler uyarýnca ödüllendirildiðimizi okudular. Ödülün bir adý da vardý ama þu anda anýmsamýyorum. Ara  tatilinde  baþarýlý  bir  öðrenci olarak köyüme  döndüm.  

2010-03-27 Bu yazý  936  kere okundu

SON YAZILARI

Dersim,Dersim Hortum Atatürk'ün Yolunda (Bir) KÖY ENSTÝTÜLERÝNE ÖZLEM Mektup Uzun Yol 25 Necatiden yüzler(Üç) Uzun Yol (Yirmidördüncü Bölüm) Necati'den Yüzler iki Uzun Yol (Yirmiüçüncü Bölüm) Necati'den Yüzler Uzun Yol (Yirmiikinci Bölüm) Yeniden Necati Eðitim Enstitüsü

YORUMLAR

KÖÞE YAZARLARI
VÝDEO HABERLER
Bu Hafta Vizyona Giren Filmler
11 Kasým 2011
Anketler
Evet mi Hayýr mý
Evet
Hayýr
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
RSS © 2008 CAZETE
Site iceriğinin telif hakkı bildirilmeksizin kullanılması yasaktır