|
ÖLÜSEL ULUSAL ÖLÜMSEL EÐÝTÝM
Özel dershanelerin eðitim yaþamýmýzdaki iþlevini 06.04.2010 tarihli Cazete’de kýsaca tartýþmýþtýk. Eðitim sorunlarýmýz öylesine karmaþýk, öylesine de yaþamsal ki, belki olumlu yönde bir adým atýlmasýna katký saðlar diye her ortamda tartýþýlmasýnýn yararlý olabileceðini düþünüyorum.
Kýrk yýlý aþkýn tebeþir yalamýþ emekliden de emekli bir eski öðretmen olarak eðitim gevezelikleri yapmaktan ve eðitimle ilgili düþler görmekten geri duramýyorum. Öðrencilik yýllarýmdan, kýrk yýllýk öðretmenlik yaþamýmdan , çocuklarýmýn öðrenciliklerinden, öðrencilerimin torunlarýndan bu tartýþmalarýn hep içinde oldum. Öðretmen okullarýnda okuduðum ve öðretmenlik yaptýðým yýllarda“Tanrý yere inseydi öðretmen olurdu.” sözünü duya duya,söyleye söyleye, sorumluluðumun sürdüðünü, süreceðini düþünüyorum.
Tanýk olduðum atmýþ yýlda onlarca onlarca reform giriþimi oldu. “Bu kez tamam.” dedik, sonuç fos çýktý, umudumuz kýrýldý. Ýki yýldýr yoðun çalýþmalar yapýlýyor. Bu çalýþmalarýn da sonuçsuz kalacaðý belli oldu. En az on incelemeden geçen bir ders kitabýnda Türkiye’nin yarýsý Kürdistan olarak gösterilebiliyorsa baþka ne söylenebilir? Ben de bir matematik kitabý hazýrlamak için bir süre çalýþtým. O dersi okutacak öðretmenin, yalnýzca öðrencileriyle ilgili deðerlendirme formlarýný hazýrlamasý bile olanaksýz. Oysa öðrenciler; birçok etkinlik yaparak, çevre incelemeleri gerçekleþtirerek, binbir form doldurarak, kendi çaplarýnda tezler hazýrlayarak derse hazýr olacaklar. Sonuç mu? Tam bir fiyasko. Sözünü ettiðim harita. Niçin böyle oluyor? Öðrencilerin o yaþlardaki özelliklerini bilmeyen, Henüz bir dersliðe girmeyen, eli tebeþire deðmeyen, öðretmenlik sorumluluðunu ve coþkusunu tatmayan kiþilerin ortaya koyduðu kurallar, hangi koþullarda uygulandýðýný bilmedikleri çeviri programlar ve eðitim kurallarý. Mektup bile yazmamýþ kiþilerin yazdýðý, kontrol ettiði ders kitaplarý. Sonuç ne olabilir ki? Kürdistan haritalý ders kitaplarý. Çok merak ediyorum. Bu baylar þu anda ne yapýyorlar acaba? Korkarým yeni harita hazýrlýklarý içindedirler.
Ne yapýlabilir?
*Çalýþmalarýn göbeðinde, deneyimli, çalýþmalarýyla kendilerini kanýtlamýþ, öðretmenler bulunmalý. Araþtýrmalar, çeviriler, görsel
hazýrlýklar için yetkililer, dil ve bilim uzmanlarý çalýþmalara katýlmalý.
*Programlar, yere yakýn olmalý. Ayrýlan zamana uygun olarak hazýrlanmalý. Uygulanan programlar için kabaca bir ölçü vereyim. Ders konularý yarý yarýya azaltýlmalý. Her þeyi geç beyinlere týkýþtýrmak deðil, kavranabilecek kadarýný en güzel biçimde sunmak, öðrencilere keþfettirmek amaç olmalý.
*Özel dershanelerden vazgeçivermek artýk olanaksýz. Ancak, ulusal eðitimin bir gerçek uru olduðu da gerçek.Gerçekçi bir yapýlanma ile bu gereksinme azaltýlabilir, yumuþak bir geçiþle eðitim düzeni içine taþýnabilir.
*Okullardaki rehberlik birimleri dershane yönetimine benzer bir yapýya kavuþturulur. Seçkin dershane öðretmenlerinden önder bir çekirdek kadro oluþturulur. Haftada uygun bir zaman,örneðin 10 saat ayrýlýr. Cumartesi günleri de kullanýlabilir. Özel dershane iþlevi okullarýn görevleri arasýna girer. Böyle bir yapýnýn çok kolay oluþabileceðini sanýyorum. Baþarýlý bir uygulama kýsa zamanda dershane sorununu çözebilir. Koca bir devlet sürekli özelleþtirme peþinde koþacak deðil ya, bir kez de kimseyi acýtmadan hafif bir devletleþtirme yapýversin.
Lise mezunlarýnýn yüksek eðitime geçiþi aslýnda YÖK’ün görevleri arasýndadýr. Bu görev, yalnýzca sýnav uygulamanýn çok ötesine geçmelidir. Uzun yýllardýr büyük bir baþarýyla uygulanan sýnav sistemi artýk çok eskimiþ ve þiþmiþtir. Bu konudaki bir öneriyi de CAZETE sayfalarýna çok yakýn bir zamanda taþýyacaðým.
Atatürk Türkiyesi, ölüsel bir eðitim düzeninden çaðdaþ bir ulusal eðitim düzenine çok kýsa sürede geçebilmiþtir. Öðrencilerimizi de ölümsel bir eðitim düzeninden kurtaracaktýr.
Feridun BAYRAM
(www.cazete.com)
|