CAZETE
21 Mayýs 2012 Pazartesi

UZUN YOL (ONYEDÝNCÝ BÖLÜM) HARMAN YERÝNE GELEN HABER

  Feridun Bayram

          feridunbayram@gmail.com
         UZUN YOL (ONYEDÝNCÝ BÖLÜM) HARMAN YERÝNE GELEN HABER

UZUN YOL / 17

            HARMAN YERÝNE GELEN HABER

 

1957’nin Haziran Ayý sonlarý en mutlu günlerim arasýndadýr. Necati Ýlköðretmen Okulu’nun bitirme sýnavlarý bitmiþ, yüzü aþkýn genç ilkokul öðretmeni olmanýn coþkusunu yaþamaktadýr. Her biri, iki ay sonra görevlerine baþlayacak, Anadolu’nun yüzü aþkýn köyüne ýþýk götüreceklerdir. Üç yýllýk kardeþlikten öte arkadaþlýklarý, artýk mektuplarla sürebilecektir. Buruk bir sevinçle sarmaþ dolaþ oldular, adres alýþ veriþlerinden sonra üç yýllýk yuvalarýný, o taþtan anýtý andýran okullarýný selamlayarak göz yaþlarýyla ayrýldýlar. Bir iki gün içinde ailelerine kavuþtular,sevinçlerini paylaþarak arttýrdýlar.

 

Ben de doðruca köyüme koþtum, Hatçana’nýn ve Küsmebe’nin sevinç gözyaþlarýný paylaþtým. Yoðun hasat zamanýydý, tarýmla uðraþanlarýn zamanlarýnýn altýn deðerinde olduðu günler yaþanýyordu. Ben de hiç beklemeden imeceye katýldým, harman yerine koþarak iþe koyuldum. Harman yeri baðýmýzýn yanýbaþýndaydý. Bir yandan buðdaylar sürülüyor, biryandan da baðýn günlük iþleri görülüyordu.

 

 Küsmebe kimbilir kaçýncý kez baðýn yokuþunda gene göründü. Toz duman arasýnda yokuþu indi. Eðildi, ayaklarý ile ayakmanlarý(nalýnlarý) arasýna giren küçük taþ parçalarýný eliyle süpürdü. Ayaklarýnýn kýþtan kalma çatlaklarýna girenleri de çýkardý. Ayaklarý hala iri çatlaklarla doluydu.

-Ayaana döküle kalasýcaala…Salkýmlaada nedeyse ak tene gamadý, gine de iyileþemedilee. Diye kendi kendine söylendi. Doðruldu, saða sola bakýndý, elinin tersiyle alnýndaki terleri sildi. Terle toprak karýþýnca çamur haline gelmiþti. Aðzýnda toplanan tükrüðü yutarak Tüm gücüyle baðýrdý:

-Fýyyaaa…Fýyyaaa…

Önündeki baðýn yapraklarý arasýndan bir alay karacukcuk kuþu uçtu, baþka baðlarýn arasýna daðýldýlar.Her birinin yapraðýný dalýný ezbere bildiði baðlarýn arasýndan geçti. Küçük kiraz fidanýný çocuk okþar gibi elledi:

-Hesenelim…Heseneli’min elleri deðdi bunnara. Þu Cennet Çiçeklerini de o dikmiþti. Yavrým toprak oodu gitti emme, kokularý durup duru daha. Ah Heseneli’m, benim topalacýk yavrým…

 

Çetin cevizin dibindeki çalý yýðýný arasýndan teneke maþrapayý aldý.Yarýsýna kadar su doldurdu. Ýçini kararmýþ üzüm taneleri ile doldurdu. Gene “Fýyyaaa…” deyip düzlüðe çýktý. “Ferdon’umun aðzý gurumuþdur. Þu üzüm tenelerini bi yiyiveesin de serinlesin.” Feridun öðretmen bile olmuþtu ama, daha onlarýn biricik cýbasý(çocuðu) idi. Çýktýðý düzlük kýraç bir yerdi . Baðýn kýracý derlerdi. Mahsül olmazdý ama gene de ekerlerdi. Ýlk kez bu yýl ekmemiþlerdi. Hatta gelini Hatçana ile tartýþmýþlardý bile bunun için. Gene öfkesi depreþti. Gelinine kýzgýnlýðý arttý. Biraz fazlaca mal canlýsýydý. Kendi kendine söylendi:

-Haným oodu gayrý o… Hiç burarlý falan ekee mi? “Oolum ööretmen oodu, Yakýnda aylýða geçcek…” diye burnu böyüdü. Bunca yýldýr ekilip biçile ata dede yadigarý toprak boþ gonur mu?

Kendi  kendine söylendikçe kýzgýnlýðý arttý. Konuþmayý sürdürdü:

-Emek  gorumuyo muþ…Emek gorumuyo muþ…Gýz senin ananýn gýraç Kepezleri pek mi emek goruyoo…? Maydam emek gorumuyo, o Goca Gýdýrlaan baðýný bahcasýný da getirseedin.

Daha çok söylenecekti, Torununun Feridun’un sesini duyuverdi. Feridun “Ýçine baak, geel…” diye diye döðen sürüyordu. Harman yerine doðru yöneldi. Hem yürüyor, hem konuþuyordu:

-Obu aklýna domalan inesiye…Gýz oðlan bu ýscakda yalnýz gonur da gezmee çýkýlýr mý? Anasý hiç onun baþýný bekler mi? Varsan baksan gine anasýnýn evindedir. Ne vaa bimiyon ki o Goca Gýdýrlaan evinde…?

 

Harman yerine geldiðinde neredeyse öðle oluyordu. Temmuz sýcaðýnýn altýnda buðday saplarý çýtýr çýtýr eziliyordu. Feridun ,  içine  saman  doldurduðu  gaz  tenekesinin üzerine oturmuþ , uyuklayarak döveni döndürüyordu. Baþ üzerinde bir ses duydu. Baktý, ninesiydi:

-Ver…Ver benim guzu baþlým. Iscakda eyice yandýn. Goca kýþlaada geesede hiç bi iþ yapdýrmasak, yüzüne bakýp dursak diyoz da ,gelir geemez gine iþlere koþyoz seni. Git payamýn dibine tas goydum. Ýçindeki üzümleri yiyivee de acýcýk serinle.

 

Feridun kalktý. Teneke üzerine Küsmebe oturdu. Öküzler biraz daha hýzlandý. Sarýbaþ öküz burnunu samana daldýrdý. Bir süre öylece kaldý. Samanda uzun bir yarýk oluþtu. Küsmebe öküzleri hýzlandýrdý. Feridun badem aðacýnýn gölgesine oturdu. Maþrapadaki üzümleri yedi. Ninesine olan sevgisi daha da arttý. Okulunu ,arkadaþlarýný anýmsadý. “Okulun bahçesindeki havuz burada olmalýydý.”   dedi. Ýçi bir hoþ oldu.

 

Feridun artýk öðretmendi. Atanmayý bekliyordu. Bir aydýr ailesine yardým ediyordu. Her yaz çalýþýrdý. Kitaplarýný da yanýndan eksik etmez, dinlenirken okurdu. Çevrede bolca badem aðacý vardý. Birine Güneþ gelirse baþka bir gölgeye taþýnýrlardý. Bazen  okunu  kaldýrdýklarý  kaðnýnýn gölgesi de iþe  yarardý.      “Þu kaðný gölgsinde okunan kitabý çok daha kolay anlýyor insan.” Derdi Feridun. Her yerde de söylerdi bunu. Birden içi “Cýzzz…” etti. Bu gün yarýn atama yazýsý gelirdi. Belki bir daha kaðný gölgesinde, badem aðaçlarýnýn altýnda oturamayacaktý. Baþucunda Hatçana’yý görmeseydi aðlayacaktý neredeyse… Annesine gülümsedi:

-Gel þöyle yanýma otur da biraz konuþalým.

-Öðle ezeni okunalý epeyce oodu. Acýkmýþýnýzdýr. Ebeni de çaðýralým da biþeylee yiyem.

 

Hatçana Küsmebe’nin yanýna kadar gitti. Öküzleri kenara çýkardýlar. Badem gölgesine oturup çýkýný açtýlar.Yiyecekleri çýkarýrken Feridun aðzýndaki baklayý çýkarýverdi:

-Bu gün Gördes’in pazarý. Belki de gideceðim yer akþama belli olur.Doðrusu hiç meraklanmýyorum. Nasýl olsa uzaklara verirler. Bana hep Van olacakmýþ gibi geliyor.

-Aðzýný hayra aç a gavurun dölü. Þerlinin Memedeli esgeciilini Van mý, Tan mý orda yapmýþ da bi haftada gitmiþlee. Yazý kýþý belli oomazmýþ. Ööle yerlere yollaceme, dizimin dibine oturtur da yüzüne bakaa dururun.

Hatçana da söze karýþtý:

-Zaten bizi sevimyo o. Sevseydi okumaklara gitmezdi. Hinci de uzaklara gitsin de kurtulsun bizden.

Feridun söylediðine piþman oldu.

-Caným Van deyince hemen orasý mý olacak? Benim aklýma orasý geliverdi. Küsmebe kýzdý:

-Olur ya! Biþeyi kýrk kere söylersen oluverir o…

 

Feridun iþi þakaya vurdu. “Van, Van, Van….” diye gülerek söylenmeye baþladý. Bir yandan da parmaklarýyla sayýyordu. 

-Artýk   Van’a giderim herhalde.

-Git bakalým. Sen bizi sevimyon zaten  

Biraz da üzüntüsünü belli ederek  tekrarladý sözlerini.

 

Yemeklerini bitirmiþlerdi. Dövenin baþýna Hatçana geçti. Kýzgýnlýkla döveni fýldýr fýldýr döndürüyordu. Feridun ile Küsmebe gölgeye uzandýlar. “Sabahtan beri güneþin altýnda kavruldu fakirlee…Uyusunlaa bakam…” dedi Hatçana. Döveni epeyce döndürdü .Akþam yaklaþmýþtý. Ýþi býraktýlar. Yorgun öküzler bir gölge bulup yattýlar.

 

Gün batmak üzereyken harmana akrabalarý Satý’nýn Halil geldi. “Ferdon Efendi muþtuluk, sana metup geedi.” Dedi. Ferdon’un içi  “Cýzzz…” etti. Atama haberinin geldiðini anlamýþtý. Ýçinden “Garanti Vaan’dýr.” Diye iç getirdi. Daha okuldayken nereleri istediklerini sormuþlar ve Feridun “Van,Trabzon, Manisa” diye yazmýþtý. Tekrar “Garanti Van’dýr.” Diye tekrarladý. Küsmebe aðlamaya baþlamýþtý. Feridun zarfý aldý. Açarken elleri titriyordu. Acele acele açtý. Yüzü sapsarý oldu. “Van ili emrine verildiniz.Baþarýlar dilerim….” gibi bir þeyler yazýyordu.

 

-Demedim mi ben Van’a verilmiþim iþte… dedi. “Van’a…”

 

Sarýbaþ öküz gerindi. Ön ayaðý ile topraðý eþeledi. “Muuu…” dedi.

 

                                                          Feridun BAYRAM

2010-05-09 Bu yazý  463  kere okundu

SON YAZILARI

Dersim,Dersim Hortum Atatürk'ün Yolunda (Bir) KÖY ENSTÝTÜLERÝNE ÖZLEM Mektup Uzun Yol 25 Necatiden yüzler(Üç) Uzun Yol (Yirmidördüncü Bölüm) Necati'den Yüzler iki Uzun Yol (Yirmiüçüncü Bölüm) Necati'den Yüzler Uzun Yol (Yirmiikinci Bölüm) Yeniden Necati Eðitim Enstitüsü

YORUMLAR

KÖÞE YAZARLARI
VÝDEO HABERLER
Bu Hafta Vizyona Giren Filmler
11 Kasým 2011
Anketler
Evet mi Hayýr mý
Evet
Hayýr
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
RSS © 2008 CAZETE
Site iceriğinin telif hakkı bildirilmeksizin kullanılması yasaktır