|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
ÖTEKÝ SÝNEMA'DAN B SÝNEMASI
Taves’in çalýþmasý da 1930’larda büyük firmalar tarafýndan çekilen filmlerin % 50’sinin b-film olduðunu ortaya koyar. Powerty Rol stüdyolarý tarafýndan her yýl ortalama toplam 300 film çekildiði de hesaba katýlýrsa dönemde çekiþmiþ olan 4000 filmin yaklaþýk %75’i b-film olarak sýnýflandýrýlabilir. 1930’larda ve 1940’larýn baþýnda Western b-filmlerinin genel eðilimini oluþturmaktadýr. Sinema tarihcisi Jon Tusca 1930’larda çekilen [Tom] Mix, [Ken] Maynard ve [Buck] Jones’lu Universal filmlerinin, Buck Jones veTim McCoy’lu Columbia ve RKO yapýmlarýnýn, George O’Brien serilerinin, John Wayne’li Republic Westernlerinin ve Three Mesquiteers serilerinin Amerikan mükemmelliyetçiliðinin yeniden yazýldýðý filmler olduðunu söyler. Tanýnmýþ artistlerin ve önemli isimlerin yer aldýðý farklý türlerden seriler sesli sinemanýn ilk döneminde oldukça popülerdi. Örnek olarak Fox’un birçok b-serisi Charlie Cahn’ýn gizemli filmlerini, Ritz kardeþlerin komedilerini ve çocuk yýldýz Jane Withers’ýn müzikallerini barýndýrýr. Film serileri ayný program içinde bazen defalarca izleyiciye sunulan kýsa serilerle karýþtýrýlmamalýdýr. Bu seriler genellikle genç insanlarýn ilgisini çekecek þekilde hazýrlanmýþ, iki film birden kuþaklarýnda yayýnlanmaya uygun ve daha olgun izleyicilerin ilgisini çeken tek filmlerden önce yayýnlanan filmlerdir. Endüstrinin kavramlarýyla dile getirirsek bu filmler daha çok ev kadýnlarý ve çocuklarýn raðbet ettiði ve paralarýnýn karþýlýðýný niceliksel olarak talep eden öðleden sonra izleyicisine hitap eden fimlerdi. Buna karþýlýk akþamcý kitle daha fazlasýyla izlenmeye deðer þeyleri talep ediyordu. Seriler genellikle sorgulanmadan b-kategorisinde görülüyordu. Burada bir karmaþa mevcuttur: Örnek olarak MGM’in popüler serisi olan Andy Hardy’nin maceralarý, oyuncularýn kalitesi ve bütçesinin geniþliði dolayýsýyla A film kategororisinde ele alýnmalýdýr.
1940′larHollywood’un Altýn Çaðý’nda B-filmler (2): 1940’lar 1940’lara gelindiðinde üretim maliyetleri $400,000’in üstüne çýkmýþ bulunmaktaydý. Grand National gibi birçok küçük Hollywood stüdyosunun geçmiþ on yýl içinde kapanmýþ olmasýna raðmen Producers Releasing Corporation (PRC) isminde yeni bir þirket kuruldu ve kýsa sürede Powery Row stüdyolarý hiyerarþisinde Republic and Monogram’ýn ardýndan üçüncü sýraya yükseldi. 1941 yýlýna gelindiðinde iki film birden hala hüküm süren bir gelenekti. Her ne kadar part-time politikasýna göre yayýn yapanlar olsa da, salonlarýn yaklaþýk yüzde ellisinde özellikle uygulanýyordu. 1940’larýn baþýnda yasal baskýlar ile stüdyolarýn blok rezervasyon yapmalarý engellenerek, en fazla 5 filmlik paket antlaþma yapmalýrýna izin verilmeye baþlandý. Bu kýsýtlamalar büyük þirketlerin yapýmlarýný istedikleri fiyat ile kiralayabilmelerinin de önünde engeldi. Bu durum büyük firmalarýn A kalite film yapýmýna daha çok aðýrlýk vermeye baþlamalarýnýn ve küçük stüdyolarýn b-film saðlayýcýsý olarak öneminin artmasýna neden oldu. Buna baðlý olarak tür filmleri Powerty Row yapýmlarýnýn en düþük maliyetli yapýmlarý haline geldiler. Öyle ki Republic and Monogram’ýn bütçeleri kýsmen $200.000’e kadar çýkmaya baþladý. Ancak filmlerini daðýtma çabasýndaki birçok Powerty Row stüdyosu da büyük þirketlerin yurtiçinde ve Kanada’da daðýtýmýn %95’ini ele geçirmeleri ile birlikte iflas etti. Bu dönemde maliyet oraný bakýnýmdan A kalite ve B kalite filmler arasýnda bir belirsizlik vardýr. B kalite bütçe ile çekilen birçok film A film olarak pazarlanmýþ veya “sleeper hit” (Ç.N.: “Sleeper Hit” beklenin çok üstünde baþarý elde eden film, kitap, albüm, tv þovu veya bilgisayar-video oyunlarýný tanýmlamak için kullanýlýr) haline gelmiþtir. 1943 yýlýnýn en büyük yapýmlarýndan biri olan RKO’nun Hitler’s Children adlý filmi, 200.000 dolarlýk maliyetine raðmen 3 milyon dolardan fazla kira geliri saðlamýþtýr.
Özellikle “kara film” aleminde A kalite filmlerin ucuz filmler ile ayný görselliðe sahip olduðu aþikârdýr. Bu anlamda “programcý” olarak tabir edilen ara kategorideki filmler esneklikleri ile karmaþayý tarihsel yanlýþ anlama boyutuna kadar týrmandýrýrlar: Ronald Reagan aslýnda sadece programcýlarda deðil; görsel kalitesi b-film standartlarýnda olan a kalite filmlerde baþrol oynamasýnýna raðmen genel olarak bir b-film yýldýzý olarak anýlýr. 1948’e gelindiðinde iki film birden hala yaygýndý ve bu durum özellikle Powery Row stüdyolarýn iþine geliyordu. Önder Poverty Row firmalarý ufuklarýný geniþletmeye baþladýlar: 1947 yýlýnda Monogram ikinci bir þirket olarak “Allied Artists”i kurdu. Amacý bu firma ile baðýmsýz yapýmcýlarla birlikte göreli olarak daha pahalý filmler çekmekti. Yaklaþýk ayný dönemde Republic de “Premiere” adýyla benzer bir çabaya giriþti. Ayný yýl PRC Amerikan pazarýna girmeye çalýþan bir Ýngiliz firmasý olan “Eagle Lion” tarafýndan satýn alýndý. Warner’da çalýþan ve b-filmlerin bekçisi olarak da bilinen Bryan Foy üretim þefi olarak bu þirkete geçti. 1940’larda beþ büyük firmadan biri olan RKO b-filmlere odaklanmasýyla göze çarpýyordu. Altýn çaðýn büyük stüdyolarýnýn b-film birimlerinin en ünlüsü Val Lewton’un baþýnda bulunduðu RKO’nun korku birimiydi. Lewton, Jacques Tourneur, Robert Wise ve daha birçok az hatýrlanan yönetmen tarafýndan çekilmiþ olan Cat People (1942), I Walked with a Zombie (1943), and The Body Snatcher (1945) ve daha birçok gizemli filme imza attý.
Genel olarak ilk klasik kara film olarak gösterilen 64 dakikalýk b-filmi Stranger on the Third Floor (1940) RKO tarafýndan çekildi. Diðer büyük stüdyolar da 1940’larda hatýrý sayýlýr oranda bugün kara film olarak kabul edilen türden yapýmlara imza attýlar. Ýyi bilinen birçok kara filmin A kalite filmler olduðu açýk olsa da; 1940’da bu tarz filmlerin çoðunun ya belirsiz programcýlar; ya da en alt seviyede filmler olduðu açýktýr. Bu filmlerin çoðu Hollywood’un altýn çaðýnýn en deðerli hazineleri olarak öne çýkarlar. Döneme örnek teþkil edebilecek 1947 yýlýna bakýldýðýnda RKO A kalite kara filmler ve programcý kara filmlerin yaný sýra b kalite kara filmler de üretmiþtir: Desperate ve The Devil Thumbs a Ride. Üç büyük Poverty Row stüdyosu olan Republic, Monogram, PRC/Eagle-Lion ve bir adet küçük stüdyo tarafýndan on tane b-kalite kara film çekildi. RKO dýþýndaki üç büyükler 5 tanesine daha imza attýlar. Ayný yýl bu onsekizi filmin dýþýnda Hollywood menþeili bir düzine kadar kara filmin daha çekildiði görülür. Büyük þirketlerin bir çoðunun küçük bütçeli yapýmlarý genellikle türsel olma kaygýsý taþýmaz hale geldiði dönemde RKO’nun ajadasýnda “Mexican Spitfire”, “Lum and Abner” komedi serileri, Saint ve Falcon’lu gerilim filmleri, Tim Holt’lu Westernler ve Johnny Weissmuller’li Tarzan filmleri bulunmaktaydý. Jean Hersholt1939-41 yýllarý arasýnda “Dr. Christian”ý canlandýrdý. bir saatlik bir film olan The Courageous Dr. Christian(1940)’da bir fizikçinin spinal meningitis salgýnýný iyileþtirmeye çalýþmasý anlatýlýr.40’larda Poverty Row’lara bakýldýðýnda düþük bütçeli yapýmlarýn doðru orantýlý olarak düþük gelirlere neden olduðu görülmektedir. Repuclic bu dönemde büyük þirketlere özenerek gösteriþsiz bütçelerle Westernler çekmek ile meþgülken, hiçbir büyük stüdyo Monogram’ýn Where Are Your Children? (1943) ve Women in Bondage (1943) gibi exlpoitation filmlerine alternatif sunmuyordu. 1947 yýlýnda PRC’nin filmi The Devil on Wheels, gençleri, hýzlý araçlarý ve ölüleri biraraya getiriyordu. Bu küçük stüdyonun kendine ait house auteur’ü bulunuyordu: Kendine ait kadrosu ve baðýmsýz yapýsý ile yönetmen Edgar G. Ulmer “PRC’nin Caprasý” olarak biliniyordu. Ulmer her türden film yapýyordu: Girls in Chains adlý filmi 1943 mayýsýnda, Women in Bondage’dan altý ay önce yayýnlandý. Ulmer ayný zamanda bir gençlik müzikali olan Jive Junction’ý ve genelevde geçen güney denizi macerasý olan Isle of Forgotten Sins’i çekti.
1950 ve SonrasýDönüþüm I/ Televizyon çaðýnda B-Film: 1950’ler 1948 yýlýnda üst düzey mahkemeler blok rezervasyonun yasa dýþý olduðu kararýný aldý ve büyük firmalarý sahip olduklarý salon zincirlerinden mahrum býraktýlar. Kitlelerin televizyon ile tanýþmasý ve stüdyolarýn azalan film üretimleri 1950’lerde iki film birden geleneðinin ortadan kalkmasýna neden oldu. Bu dönemde büyük stüdyolar geleneksel b-filmler yerine eski büyük yapýmlarý ikinci film olarak sunabilme avantajýný sonuna kadar kullandýlar. Televizyon kanallarýnýn klasik Westernleri ardý ardýna yayýnlamaya baþlamalarý, hatta kendi western serilerini çekmeye baþlamalarýyla da birlikte b-film yapýmcýlarý için piyasa koþullarý dayanýlmaz bir hale geldi. Deðiþen pazar koþullarýnýn ilk kurbaný son filmlerini 1951 yýlýnda yayýnlayan Eagle-Lion oldu. 1953 yýlýnda Monogram daha sonra kendi tarafýndan kurulmuþ olan Allied Artists tarafýndan devþirilerek ortadan kayboldu. 1952’de Allied Artists Hollywood’’un son B-Western serilerini yayýnladý. Seri baðýmsýz B-Westernler birkaç yýl daha çekilmeye devam edildi. Republic Pictures 50’lerin sonunda sektörden ayrýldý. Yýllarca yönetim zaafiyeti yaþayan RKO 1957 yýlýnda tamamýyla film iþinden elini eteðini çekti. Diðer bazý türlere bakýldýðýnda, Allied Artists’in “Bowery Boys” serisini 1958, Universal’in ise “Ma and Pa Kettle” serisini 1957 yýlýna kadar çekmeye devam ettiði görülmektedir. Bu dönemde Hollywood’un A kalite yapýmlarýnýn süresinin uzadýðý dikkat çekmektedir. 1940’larda ortalama uzunluk 112.5 iken 1955 yýlýnýn en baþarýlý on filminin ortalamasý 123.4’dür. daha makul bir artýþla b-filmler de bu deðiþiklikte etkilendi. Eskiden en fazla bir saat olan ikinci film standardý bu dönemde en azýndan 70 dakika oldu. Altýn çað tarzý ikici film tarihe karýþýrken, b-film kavramý, tanýnmamýþ “B aktörlerin” oynadýðý her türlü düþük bütçeli film anlamýna geliyordu. Terim basmakalýp hikaye, standart karakter tipi, basit aksiyon ve sofistike olmayan komedi üzerine kurulu filmleri tanýmlama anlamýný kaybetmedi. Ayný zamanda b-film alaný hýzla artan bir þekilde ciddi ve acayip deneysel çalýþmalar için verimli bir alan haline geldi. Ayný zamanda bir aktris olan Ida Lupino bu dönemde Hollywood’un ilk kadýn yönetmeni olarak öne çýkar. Lupino kendine ait yapým þirketi The Filmakers için çektiði Outrage (1950) ve The Bigamist (1953) gibi düþük bütçeli yapýmlarda tecavüz ve benzeri ahlaki tabular üzerine deneysel çalýþmalar gerçekleþtirir. 1953 yýlýnda çektiði ve en önemli yönetmenlik baþarýsý olarak kabul edilen The Hitch-Hiker bir kadýn tarafýndan çekilmiþ tek kara film klasiði olma özelliði taþýr.
Ayný yýl RKO’nun düþük bütçeli yapýmlarýndan biri öne çýkmayý baþardý: Split Second isimli bu filmin sonu nükleer test alanýnda geçmekteydi. Bu da filmi ilk nükleer drama olarak öne çýkarýr. Bu türün en meþhur filmi baðýmsýz bir yapým olan Kiss Me Deadly (1955)’dir. Bu film ayný zamada A ve B filmler arasýndaki belirsiz çizgiyi daha da karanlýk bir hale getirdi. Filmin baþarýsý üzerine daðýtýmcýsý olan United Artists, 1955 yýlýnda bütçeleri $100,000 ila $400,000 arasýnda deðiþen 25 programcý çekme kararý aldý. Filmin uzunluðu 106, yani A film standartlarýnda olmasý raðmen, baþrolde daha önce sadece bir kez büyük bir filmde oynayan Ralph Meeker bulunuyordu. Uyurlandýðý kaynak tam bir ucuz roman olan Mickey Spillane’in Mike HammerRobert Aldrich‘in yönetmenliðini üstlenmiþ olmasýydý. Sonuç olarak dönemde oldukça etkin olan bomba paranoyasý, filmin baþarýsýnýn temel nedenlerindendi. Dönemde Amerika’da oldukça yaygýn olan Sovyetler Birliði ile nükleer savaþ korkusu, az da olsa nükleer denemeler sonucu ortaya çýkan radyoaktif serpintilerin ve ayrýca nükleer saldýrýlarýnýn verdiði vicdan azabý bu dönemdeki bir çok filme güç verdi. Bilim kurgu, korku ve ikisinin karýþýmý olan yapýmlar artýk film endüstrisinin alt sýnýrýnýn temel dinamiklerinden biri haline gelmiþti. Bu dönemde çekilen birçok tür filmi- örnek olarak Universal adýna William Alland (Creature from the Black Lagoon [1954], vd.) ve Columbia adýna Sam Katzman (örnek olarak It Came from Beneath the Sea [1955], vd.) – çok küçük farklýlýklar dýþýnda birbirinin kopyasýydý. Fantastik doðalarýnýn gizlediði keskin kültürel araþtýrmalarý barýndýrýran bu türler, genellikle akým oluþturma baþarýsýný saðlayamadýlar. Yönetmen Don Siegel‘in Allied Artists için çektiði Invasion of the Body Snatchers (1956) konformist baskýlarý ve sýradanlýðýn kötülüðünü allegorik bir biçimde ele alýyordu. Bert I. Gordon’un çektiði The Amazing Colossal Man (1957) radyasyona maruz kalmanýn resmedildiði bir canavar filmi olmanýn yanýsýra bir vahþi bir soðuk savaþ fablýdýr.
The Amazing Colossal Man adý bütçelerinden daha büyük olan yeni bir þirket tarafýndan yayýnlandý.American International Pictures (AIP), 1956 yýlýnda James H. Nicholson ve Samuel Z. Arkoff tarafýndan American Releasing Corporation (ARC)’nin yeni bir formu olarak kuruldu ve kýsa sürede Amerika’nýn sadece B filmlerine odaklanmýþ olan en büyük þirketi haline geldi. American International orijinal double bill b-filmler yani düþük bütçeli olmasýna raðmen belirli bir fiyattan ziyade A filmler gibi giþe hasýlatý üzerinden hesaplanan filmler yapmaya baþladýlar. I Was a Teenage Werewolf (1957) belki de dönemin bilinen en büyük AIP filmi olarak dikkat çeker. Ýsminden de anlaþýlacaðý gibi stüdyo fantastik ve yeni bir tür olarak gençlerin ilgisini çekecek filmler yapýyordu. Eðer Hot Rod Gang (1958) giþe yapýyorsa, neden hýzlý arabalarýn yer aldýðý bir korku filmi iþ yapmayacaktý? Sonuç, Ghost of Dragstrip Hollow (1959)du. AIP ayný zamanda 1970’lerin sonunda büyük þirketlere kitle pazarý konusunda demografik istismar, hedef pazarlama ve doygun rezervasyon konularýnda öncü olmayý baþardý. Daha açýk bir ifade ile büyük þirketler “reþit olmayanlar” için hali hazýrda filmler yapýyorlardý. Warner Bros’un Untamed Youth (1957) ve MGM’in High School ConfidentialMamie Van Doren oynar. 1954 yýlýnda genç Roger Corman Allied Artists ile yapýmcýlýðýný ve senaristliðini yaptýðý ilk filmi olan Highway Dragnet’i çekti. Kýsa bir süre sonra Corman ilk baðýmsýz projesi olan The Monster from the Ocean Floor’u $12,000 bütçe ile altý günde çekmeyi baþardý. Apache Woman ve Day the World Ended’den baþlayarak,2007 yýlýna kadar yaklaþýk 350 filmde görev alan Corman’a b-filmlerin kralý da denebilir. Corman “Ben hayatýmda hiç b-film çekmedim” derken bir bakýma doðruyu söylemektedir. Gerçekten de Corman sinemaya baþladýðýnda geleneksel anlamýyla b-film furyasý sona ermiþtir. Corman kendi sinema anlayýþýný “düþük bütçeli exploitation film” olarak tanýmlar. Corman bu uzun sinema macerasýnda AIP ve sonrasýnda kendi þirketi ile Francis Ford Coppola, Jonathan Demme, Robert Towne ve Robert De Niro ve daha birçok isme yardým etmiþtir. 1950’lerin sonunda William Castle b-filmlerin tanýtýmýnda yenilik yapan kiþi olarak öne çýkar. $86,000 bütçeli ve Allied Artists tarafýndan daðýtýlan Macabre (1958), izleyicisine korkudan ölmelere karþý saðlýk sigortasý yaptýrmayý öneriyordu. 1959 yýlýnda bir yaratýk filmi olan The Tingler, Castle’ýn en ünlü hilesi olan perceptoyu barýndýrýr: Filmin önemli sahnelerinde koltuklarýn altýna yerleþtirilmiþ olan bir çeþit titreþim cihazý seyircilerin çýðlýk veya kahkahalarýný arttýrmak için kullanýlýyordu. Castle’ýn bu filmlerde öncülüðünü yaptýðý yenilikler daha sonralarý Columbia ve Universal’in Sam Katzman ve William Alland’lý yapýmlarýnda kullanýlarak mükemmelleþtirildiler. Þavaþ sonrasý arabalý sinemalarda da bir patlama oldu ve bu ençok baðýmsýz b-film endüstrisinin iþine yaradý. Ocak 1945’de ABD’de toplam 96 arabalý sinema bulunmaktayken, on yýl sonra bu rakam 3700’ün üstüne çýktý. Gösteriþli olmayan, basit, genellikle birbirine benzer konulara sahip; ama inandýrýcý þok efektleri bulunan filmler arabalý sinemalar için çok uygundu. 1950’lerde arabalý sinema olgusu Amerikan popüler kültürünün en önemli sembollerinden biri haline geldi. Ayný zamanda birçok yerel televizyon kanalý gece yarýsý sinema kuþaðýnda b tür filmleri göstermekteydiler. Amerikan b-filmlerine artan bir oranla düþük bütçeli ve dublajlý yabancý filmler de eþlik etmeye baþladý. 1956 yýlýnda daðýtýmcý Joseph E. Levine japon bilim-kurgu korku filmi Godzilla’nýn Amerikan oyuncu Raymond Burrile yeniden çekimini finanse etti. Ýngiliz Hammer Film Productions geleceðin korku film stilini derinden etkileyecek olan The Curse of Frankenstein (1957) and Dracula (1958) adlý filmlere imza attý. 1959 yýlýnda Levine’in Embassy Pictures adlý þirketi, baþrolünde Amerikalý bir vücut geliþtirici olan Steve Reeves’in oynadýðý Ýtalyan filmi Hercules’ün tüm dünya daðýtým haklarýný aldý. Maliyeti $125,000 olan bu filmin tanýtým ve reklamý için Levine $1.5 milyon dolar harcadý. Levine elindeki tüm gücü kullanarak filmin açýlýþýný 600 salonda birden yaptý. Film inanýlmaz bir baþarý elde ederek yurtiçi kira gelirlerinden $4.7 milyon dolar getiri saðladý. Bundan daha fazlasý diðer ülkelerde de saðlandý. Kýsa bir süre sonra artýk Hollywood bariz bir þekilde Levine tarzý filmlerin ve onun yapýmcýlýk anlayýþýnýn tahakkumu altýna girmiþti.
YORUMLARSinema Kategorisine Ait Diðer Haberler |
|
||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||