CAZETE
09 Þubat 2012 Perþembe
ÖTEKÝ SÝNEMA'DAN B SÝNEMASI
“Öteki Sinema” blogu þu an internette en önemli sinema sitelerinden birisi. Öteki Sinema, “öteki” türlere hakkýný vermiþ ilk yerli sinema bloðu. “B” ve “Kült” kavramlarýna geniþ bir açýklama getirebilen yerli içerik ihtiyacý olduðunu düþünerek bu konuda
2010-03-16 - 17:46

B Sinema


Öteki Sinema” blogu þu an internette en önemli sinema sitelerinden birisi. Öteki Sinema, “öteki” türlere hakkýný vermiþ ilk  yerli sinema bloðu.  “B” ve “Kült” kavramlarýna geniþ bir açýklama getirebilen yerli içerik ihtiyacý olduðunu düþünerek bu konuda bir þeyler yapmak istemiþler ve Wikipedi sayfalarýna taþýnmýþ, okunduðunda, türün meraklýlarýna gerçekten konu hakkýnda tam bir hakimiyet saðlayacaðýna inandýklarý oldukca uzun bir yazý dizisinin çevirisine giriþmiþler. Bu dizinin çevirisini üstlenen Angelus Novus .Tamamlandýðýnda 27 Sayfalýk bir deðerli bir yerli içerik olacak. Öteki Sinema ekibini kutlarýz. Hepinizin ilgisini çekeceðini umduklarý B Sinemasýný aþaðýda yayýnlýyoruz.

Herkese iyi okumalar...

Cazete

 

1920′ler


B-film kavramý özgün olarak düþük çekim bütçeli ve reklam-daðýtým harcamasý yapmaksýzýn, özellikle Hollywood’un altýn çaðýnda iki film birden kuþaklarýnda izleyici ile buluþan sinema filmlerine gönderme yapar. Her ne kadar 1950’ler sonrasýnda iki film birden geneleði ortadan kalkmýþ olsa da b-film kavramý “Arthouse” ve “Pornografik” filmler dýþýnda tüm düþük bütçeli ticari filmleri kapsayan geniþ bir anlamda kullanýlmaya devam edilmiþtir. Hollywood “Altýn Çað”ý sonrasýnda kavramýn kullanýlýþýnda ortaya çýkan bir belirsizlik dikkat çeker: Bir taraftan birçok b-film üst düzeyde zanaatçýlýk ve estetik yaratýcýlýk sergilerken; diðer taraftan birçok ucuz film özellikle cinsel þehveti istismar ederek baþarýlý olmaya çalýþmaktadýr.

Her iki kullanýmda da b-filmleri belirli türleri temsil eder. Örnek olarak Hollywood’un altýn çaðlarýnda b-film deyince akla Western filmler gelirken, 1950’lerde düþük bütçeli bilim-kurgu ve korku filmleri popüler hale gelmiþtir. Erken dönem b-filmleri genellikle belli bir yýldýzýnýn ayný karakteri canlandýrdýðý seriler olarak kendini göstermiþtir. Genellikle ayný perdeyi paylaþtýklarý büyük yapýmlardan daha kýsadýrlar, çoðunun uzunluðu 70 dakikadan daha fazla deðildir. Genel olarak b-filmlerin yüksek bütçeli yapýmlardan daha deðersiz olduðu algýsý yaygýndýr. Baðýmsýz b-filmler eleþtirmenler tarafýndan görmezden gelinir. B-filmler halihazýrda genellikle birbirine gönderme yaparlar. Ama seriler eskiye nazaran çok daha azdýr. Normal filmlerin sürelerinin uzamasý ile birlikte b-filmlerde de ayný durumun meydana geldiði görülmektedir. Mevcut kullanýmýyla b-film kavramý birbiriyle çeliþen iki temel anlama sahiptir: Sanatsal tutkularý çok az olan film türü ve pahalý projelerin, ciddi baðýmsýz yapýmlarýn üzerindeki zorlamalardan uzak, enerji ve yaþam dolu filmler.

Ýlk ortaya çýktýklarýndan bugüne kadar b-filmler profesyonel oyunculuk kariyerine ulaþmaya çalýþan ve kariyerleri solmaya baþlamýþ olan birçok yýldýza olanaklar saðlamýþtýr. Büyük film ustalarý Anthony Mann veJonathan Demme yeteneklerini b-filmlerde kazanmýþlardýr. B-filmler John Wayne ve Jack Nicholson gibi aktörlerin ortaya çýktýðý ve Vincent Price and Karen Black gibi eski film yýldýzlarýnýn sinemada yer almayý sürdürdüðü yerlerdir. Béla Lugosi ve Pam Grier gibi bazý artistler kariyerlerinin çok büyük bir kýsmýný b-filmlerde geçirmiþlerdir.

B SINEMANIN KÖKENLERI: 1920’LER

B-film kavramýnýn (b-film veya b-sinema) 1930’lardan önce genel olarak kullanýlýp, kullanýlmadýðý açýk bir þekilde belli deðildir. Ancak benzer bir kavramýn bu dönemde kullanýldýðý görülmektedir. 1927-28 yýlýnda, yani sesli filmlerin ortaya çýkasý ile birlikte büyük Hollywood stüdyolarýnýn ortalama üretim maliyetleri Fox için $ 190.000, MGM için ise ortalama $ 275. 000 kadardýr. Ek masraflarla birlikte bu ortalama maliyet bir milyon dolara kadar yükselirken, “hýzlý yapýlan filmler” ortalama $ 50.000 maliyete sahiptirler. Bu dönemde çekilmeye baþlayan ucuz filmler büyük stüdyolara iki büyük yapým arasýnda sahip olduðu imkanlardan ve sözleþmeli personelden maksimum deðer elde etme þansýný tanýmaktadýr. Söz konusu dönemde film endüstrisinin küçük aktörleri olan Columbia Pictures ve Film Booking Offices of America (FBO) açýk bir þekilde bu tarz ucuz filmlere odaklandýlar. Bu filmler göreli olarak kýsa süreli, büyük þehirlerden ziyade küçük kasabalardaki, insanlarýn ayný zamanda toplanma yeri olarak da kullandýðý küçük sinemalarda yayýnlanmak için hazýrlanan filmlerdi. Bunun yaný sýra “Powerty Row (sefalet yýðýný)” adý verilen küçük stüdyolar (Ç.N. bu stüdyolar 1950’lerin ortasýna kadar Los Angeles’ta Gower Gulch olarak adlandýrýlan Sunset Bulvarý ve Gower Street’in kesiþtiði yerde bulunan, genellikle kýsa ömürlü stüdyolardýr) tarafýndan maliyetler 3000$’a kadar düþürülüp hazýrlanan filmler büyük yapýmlardan arta kalan zamanlarda kendilerine perde bulmaya çalýþýyorlardý.

1929’da sesli sinemanýn Amerika’da yaygýnlaþmasý ile birlikte birçok baðýmsýz salon o döneme kadar baskýn olan film öncesi canlý gösteriler, kýsa filmler sergileme geleneðini deðiþtirme ihtiyacý duydular. Daha sonralarý standartlaþan ve “iki film birden” geleneðine evrilen yeni bir izlence kültürü oluþmaya baþladý: Programda öncelikle bir haber yayýný ve ardýndan kýsa bir film veya çizgifilm gösteriliyordu. “Ýki film birden” geleneðinin ortaya çýkmasýnýn temel nedeni düþük bütçeli ikinci bir film yayýnlamanýn uzun sürmesine raðmen maliyetinin ardarada birçok kýsa film göstermekten daha ucuza gelmesiydi.

Büyük firmalar kendilerine baðlý sinema salonlarýnýn baðýmsýz yapýmlarý sadece belirili sýnýrlar ve kurallar dahilinde yayýnlamalarýna izin veriyordu. Ýki film birden, ya da ikinci bir film, sadece niceliði geliþtirmek, yani salonda geçirilen süreyi uzatmak, için kullanýlabiliyordu. Bunun yanýsýra ikinci film izlenceye bir denge verecek þekilde seçiliyor, potansiyel izleyicinin beklentilerinin ötesinde olan; ancak ilgisini çekebilecek deðiþik türlerin bir arada sunulmasýný saðlamak için kullanýlýyordu. 1920’lerin düþük bütçeli filmleri böylece iki film birden kuþaðýnýn ikinci filmi konumuna, Hollywod’un altýn çaðý’nýn b-filmleri sýnýfýna, evrildiler.

1930′lar


Hollywood’un Altýn Çaðý’nda B-filmler (1): 1930’lar

Büyük stüdyolar önceleri b-film furyasýna direnmeye çalýþtýlar, bir süre sonra ayak uydurmayý seçtiler. Her biri ikinci film pazarýndaki payýný geniþletmek için b-film birimleri kurdular. Ayrýca bu dönemde blok rezervasyon standart bir prosedür haline gelmiþti. Buna göre herhangi bir stüdyoya ait A kalite büyük bir yapýmý yayýnlayabilmek için birçok salon o stüdyonun bir sezon içinde üretitiði bütün filmleri kiralamaya mecbur býrakýlýyordu. A kalite filmlerin box office yüzdesine göre belirlenen kira ücretlerine raðmen standart fiyatla kiralanan b-filmlerin hepsi neredeyse kâr garantisi ile piyasaya sürülmekteydi. Bu fiyatlandýrma sistemi büyük þirketlerin çektikleri b-filmlerin kalitesini umursamamalarýný da beraberinde getirdi. En büyük beþ stüdyo olan MGM, Paramount, Fox, Warner Bros ve RKO (eski FBO) ayný zamanda oldukça büyük salon zincirleri olan þirketlere aitti. Bunu yanýsýra daha mütevazi olan Mascot Pictures ve Sono Art–World Wide gibi þirketler Powery Row standartlarýnda stüdyolar olarak özellikle b-filmler ve diðer kýsa filmlere odaklanmýþlar, ayný zamanda tamamýyla baðýmsýz yapýmlarýn ve ithal filmlerin daðýtýmýný üstlenmiþlerdi. Blok rezervasyon yapabilme þansýna sahip olmamalarýnýn yanýsýra eyaletlerin yasalarýna baðlý olarak deðiþen koþullarda bölgesel olarak ayný yýldýzýn baþrolde olduðu altý ya da daha fazla filmden oluþan paketler halinde daðýtým yapabiliyorladý. Bu durum Poverty Row stüdyolarý açýsýndan üretim þartlarýný da koþullayan bir durumdu. Büyük þirketlerin yenilerinden olan Universal ve yükseliþte olan Columbia Poverty Row stüdyolarýn etkisinde, onlarakine çok benzer filmlerin üretimi yapmaya baþladýlar. Herne kadar çok az salona sahip olsalar da üst düzeyde daðýtým gerçekleþtirmekteydiler.

Söz konusu dönemde, yani Hollywood’un altýn çaðýnda, A filmler endüstrinin en büyük ürünleriydi ve ilk olarak büyük þehirledeki seçkin salonlarda gösteriliyorlardý. Bu salonlar da genel olarak büyük 5 þirketten birine ait oluyordu. Ýki film birden geleneði bu prestijli salonlarda uygulanmýyordu. Amerika’da yaklaþýk 450 premiere sinemasý bulunmaktaydý. 100 kopya ile yapýlan bir açýlýþ oldukça büyük bir açýlýþ olarak kabul ediliyordu. Tarihçi Edward Jay Epstein’ýn da aktardýðý gibi ilk gösterimler sýrasýnda filmler hakkýnda yorumlar yayýnlanmakta, reklamlar yapýlmaktaydý. Bu sürecin sonunda diðer salonlarda iki film birden olarak yayýnlanmaya baþlýyorlardý. Büyük þirketlerin kontrolü altýndaki geniþ yerel salonlarda genel olarak filmler haftalýk olarak deðiþmekteydi. Buna karþýlýk binlerce küçük baðýmsýz salonda programlar genellikle haftada iki ya da üçkez deðiþiyordu. Yeni b-filmlere olan sürekli ihtiyacý karþýlamak için Poverty Row stüdyolarý genellikle altmýþ dakikadan uzun olmayan ve kýsaca “quickie” adý verilen mikro bütçeli film üretme makinelerine haline geldiler. Bir “quickie”nin üretim süresi dört gün kadardý. Brian Taves büyük þehirlerdeki “Grind House”lar ve benzeri ucuz salonlarýn herhangi bir zaman düzenlemesi olmaksýzýn bir dolar karþýlýðýnda peþpeþe birçok, bazen altý tane, quickienin sergilendiði ve hergün deðiþen sürekli programlar sunduklarýný dile getirir.

Bazý küçük salonlar için büyük bir stüdyonun A kalite filmini yayýnlayamak bile imkansýzdýr. Yayýnladýklarý filmler sürekli olarak Poverty Row Prodüksiyonlarýdýr. A kalite bir film fragman, habercisi olan ekran görüntüleri, gazete yorumlarý gibi tüm reklam yöntemlerini kullanýrken; b-filmler genel olarak bu olanaklardan yoksundular.

Sesli filmlere raðbetin artmasý ile birlikte maaliyetler daha da yükseldi. 1930’larda ortalama bir filmin maliyeti 375.000 dolara kadar yükselmiþti. Bu dönemde çekilmiþ filmlerin büyük bir kýsmý B kategorisindeydi. Önder stüdyolar sadece A ve B kategorisi filmler yapmanýn yanýsýra “programcý” (ya da baþka bir deyiþle A ve B arasý) sýnýfýnda filmler de çekiyorlardý: “Salonun prestijine ve diðer bazý özelliklere baðlý olarak bir programcý markizin en altýnda veya en üstünde yer alýyordu”. Powerty Row’larýn çektiði b-filmlerin birçoðu 5000 dolar kadar düþük maliyetlerle çekilmekteydi. 1930’larýn ortasýnda iki film birden Amerika’da baskýn bir gelenek haline geldi. Buna büyük þirketler de eþlik etti. 1935 yýlýnda Warner Bross’un ürettiði b-filmlerin oraný %12’den %50 ye fýrladý. Ekibin baþýnda ayný zamanda b-filmlerin bekçisi olarak da bilinen Bryan Foy bulunuyordu. 1930’larýn sonunda üretiminin yarýsý b-filmlerden oluþan Fox’da ise Sol Wurtzel her yýl yaklaþýk 20 tane b-filmden sorumluydu.

Bu dönemde Powerty Row stüdyolarýnýn büyük olanlarý birleþme kararý aldý. Dönemin ortasýnda Sono Art baþka bir þirketle birleþerek Monogram Pictures’ý kurdu. 1935 yýlýnda Monogram, Mascot ve birkaç küçük stüdyo birleþerek Republic Pictures’ý kurdular. Kýsa bir süre sonra Monogram’ýn kurucularý ayrýlarak kendi þirketlerini yeniden kurdular. 1950’lere kadar birçok Republic ve Monogram filmi büyük firmalarýn düþük kalite yapýmlarýyla ayný düzeyde yapýmlardý. Buna karþýlýk daha güçsüz olan Powerty Row stüdyolarý, Conquest, Empire, Peerless ucuz “quickies”ler yapmaya devam ettiler.

Joel Filler 1938 yýlýnda çekilen filmler üzerinde ortalama uzunluk analizi yapmýþtýr.

Studio

Kategori

Ortalama Süre

MGM

Büyük Beþli

87.9 dakika

Paramount

Büyük Beþli

76.4 dakika

20th Century Fox

Büyük Beþli

75.3 dakika

Warner Bros.

Büyük Beþli

75.0 dakika

RKO

Büyük Beþli

74.1 dakika

United Artists

Küçükler

87.6 dakika

Columbia

Küçükler

66.4 dakika

Universal

Küçükler

66.4 dakika

Grand National

Poverty Row

63.6 dakika

Republic

Poverty Row

63.1 dakika

Monogram

Poverty Row

60.0 dakika

 

Taves’in çalýþmasý da 1930’larda büyük firmalar tarafýndan çekilen filmlerin % 50’sinin b-film olduðunu ortaya koyar. Powerty Rol stüdyolarý tarafýndan her yýl ortalama toplam 300 film çekildiði de hesaba katýlýrsa dönemde çekiþmiþ olan 4000 filmin yaklaþýk %75’i b-film olarak sýnýflandýrýlabilir.

1930’larda ve 1940’larýn baþýnda Western b-filmlerinin genel eðilimini oluþturmaktadýr. Sinema tarihcisi Jon Tusca 1930’larda çekilen [Tom] Mix[Ken] Maynard ve [Buck] Jones’lu Universal filmlerinin, Buck Jones veTim McCoy’lu Columbia ve RKO yapýmlarýnýn, George O’Brien serilerinin, John Wayne’li Republic Westernlerinin ve Three Mesquiteers serilerinin Amerikan mükemmelliyetçiliðinin yeniden yazýldýðý filmler olduðunu söyler. Tanýnmýþ artistlerin ve önemli isimlerin yer aldýðý farklý türlerden seriler sesli sinemanýn ilk döneminde oldukça popülerdi. Örnek olarak Fox’un birçok b-serisi Charlie Cahn’ýn gizemli filmlerini, Ritz kardeþlerin komedilerini ve çocuk yýldýz Jane Withers’ýn müzikallerini barýndýrýr. Film serileri ayný program içinde bazen defalarca izleyiciye sunulan kýsa serilerle karýþtýrýlmamalýdýr. Bu seriler genellikle genç insanlarýn ilgisini çekecek þekilde hazýrlanmýþ, iki film birden kuþaklarýnda yayýnlanmaya uygun ve daha olgun izleyicilerin ilgisini çeken tek filmlerden önce yayýnlanan filmlerdir.

Endüstrinin kavramlarýyla dile getirirsek bu filmler daha çok ev kadýnlarý ve çocuklarýn raðbet ettiði ve paralarýnýn karþýlýðýný niceliksel olarak talep eden öðleden sonra izleyicisine hitap eden fimlerdi. Buna karþýlýk akþamcý kitle daha fazlasýyla izlenmeye deðer þeyleri talep ediyordu. Seriler genellikle sorgulanmadan b-kategorisinde görülüyordu. Burada bir karmaþa mevcuttur: Örnek olarak MGM’in popüler serisi olan Andy Hardy’nin maceralarý, oyuncularýn kalitesi ve bütçesinin geniþliði dolayýsýyla A film kategororisinde ele alýnmalýdýr. 

1940′lar


Hollywood’un Altýn Çaðý’nda B-filmler (2): 1940’lar

1940’lara gelindiðinde üretim maliyetleri $400,000’in üstüne çýkmýþ bulunmaktaydý. Grand National gibi birçok küçük Hollywood stüdyosunun geçmiþ on yýl içinde kapanmýþ olmasýna raðmen Producers Releasing Corporation (PRC) isminde yeni bir þirket kuruldu ve kýsa sürede Powery Row stüdyolarý hiyerarþisinde Republic and Monogram’ýn ardýndan üçüncü sýraya yükseldi. 1941 yýlýna gelindiðinde iki film birden hala hüküm süren bir gelenekti. Her ne kadar part-time politikasýna göre yayýn yapanlar olsa da, salonlarýn yaklaþýk yüzde ellisinde özellikle uygulanýyordu. 1940’larýn baþýnda yasal baskýlar ile stüdyolarýn blok rezervasyon yapmalarý engellenerek, en fazla 5 filmlik paket antlaþma yapmalýrýna izin verilmeye baþlandý. Bu kýsýtlamalar büyük þirketlerin yapýmlarýný istedikleri fiyat ile kiralayabilmelerinin de önünde engeldi. Bu durum büyük firmalarýn A kalite film yapýmýna daha çok aðýrlýk vermeye baþlamalarýnýn ve küçük stüdyolarýn b-film saðlayýcýsý olarak öneminin artmasýna neden oldu. Buna baðlý olarak tür filmleri Powerty Row yapýmlarýnýn en düþük maliyetli yapýmlarý haline geldiler. Öyle ki Republic and Monogram’ýn bütçeleri kýsmen $200.000’e kadar çýkmaya baþladý. Ancak filmlerini daðýtma çabasýndaki birçok Powerty Row stüdyosu da büyük þirketlerin yurtiçinde ve Kanada’da daðýtýmýn %95’ini ele geçirmeleri ile birlikte iflas etti.

Bu dönemde maliyet oraný bakýnýmdan A kalite ve B kalite filmler arasýnda bir belirsizlik vardýr. B kalite bütçe ile çekilen birçok film A film olarak pazarlanmýþ veya “sleeper hit” (Ç.N.: “Sleeper Hit” beklenin çok üstünde baþarý elde eden film, kitap, albüm, tv þovu veya bilgisayar-video oyunlarýný tanýmlamak için kullanýlýr) haline gelmiþtir. 1943 yýlýnýn en büyük yapýmlarýndan biri olan RKO’nun Hitler’s Children adlý filmi, 200.000 dolarlýk maliyetine raðmen 3 milyon dolardan fazla kira geliri saðlamýþtýr.

 

Özellikle “kara film” aleminde A kalite filmlerin ucuz filmler ile ayný görselliðe sahip olduðu aþikârdýr. Bu anlamda “programcý” olarak tabir edilen ara kategorideki filmler esneklikleri ile karmaþayý tarihsel yanlýþ anlama boyutuna kadar týrmandýrýrlar: Ronald Reagan aslýnda sadece programcýlarda deðil; görsel kalitesi b-film standartlarýnda olan a kalite filmlerde baþrol oynamasýnýna raðmen genel olarak bir b-film yýldýzý olarak anýlýr.

1948’e gelindiðinde iki film birden hala yaygýndý ve bu durum özellikle Powery Row stüdyolarýn iþine geliyordu. Önder Poverty Row firmalarý ufuklarýný geniþletmeye baþladýlar: 1947 yýlýnda Monogram ikinci bir þirket olarak “Allied Artists”i kurdu. Amacý bu firma ile baðýmsýz yapýmcýlarla birlikte göreli olarak daha pahalý filmler çekmekti. Yaklaþýk ayný dönemde Republic de “Premiere” adýyla benzer bir çabaya giriþti. Ayný yýl PRC Amerikan pazarýna girmeye çalýþan bir Ýngiliz firmasý olan “Eagle Lion” tarafýndan satýn alýndý. Warner’da çalýþan ve b-filmlerin bekçisi olarak da bilinen Bryan Foy üretim þefi olarak bu þirkete geçti.

1940’larda beþ büyük firmadan biri olan RKO b-filmlere odaklanmasýyla göze çarpýyordu. Altýn çaðýn büyük stüdyolarýnýn b-film birimlerinin en ünlüsü Val Lewton’un baþýnda bulunduðu RKO’nun korku birimiydi. Lewton, Jacques TourneurRobert Wise ve daha birçok az hatýrlanan yönetmen tarafýndan çekilmiþ olan Cat People (1942), I Walked with a Zombie (1943), and The Body Snatcher (1945) ve daha birçok gizemli filme imza attý.

 

Genel olarak ilk klasik kara film olarak gösterilen 64 dakikalýk b-filmi Stranger on the Third Floor (1940) RKO tarafýndan çekildi. Diðer büyük stüdyolar da 1940’larda hatýrý sayýlýr oranda bugün kara film olarak kabul edilen türden yapýmlara imza attýlar. Ýyi bilinen birçok kara filmin A kalite filmler olduðu açýk olsa da; 1940’da bu tarz filmlerin çoðunun ya belirsiz programcýlar; ya da en alt seviyede filmler olduðu açýktýr. Bu filmlerin çoðu Hollywood’un altýn çaðýnýn en deðerli hazineleri olarak öne çýkarlar.

Döneme örnek teþkil edebilecek 1947 yýlýna bakýldýðýnda RKO A kalite kara filmler ve programcý kara filmlerin yaný sýra b kalite kara filmler de üretmiþtir: Desperate ve The Devil Thumbs a Ride. Üç büyük Poverty Row stüdyosu olan Republic, Monogram, PRC/Eagle-Lion ve bir adet küçük stüdyo tarafýndan on tane b-kalite kara film çekildi. RKO dýþýndaki üç büyükler 5 tanesine daha imza attýlar. Ayný yýl bu onsekizi filmin dýþýnda Hollywood menþeili bir düzine kadar kara filmin daha çekildiði görülür. Büyük þirketlerin bir çoðunun küçük bütçeli yapýmlarý genellikle türsel olma kaygýsý taþýmaz hale geldiði dönemde RKO’nun ajadasýnda “Mexican Spitfire”, “Lum and Abner” komedi serileri, Saint ve Falcon’lu gerilim filmleri, Tim Holt’lu Westernler ve Johnny Weissmuller’li Tarzan filmleri bulunmaktaydý. Jean Hersholt1939-41 yýllarý arasýnda “Dr. Christian”ý canlandýrdý. bir saatlik bir film olan The Courageous Dr. Christian(1940)’da bir fizikçinin spinal meningitis salgýnýný iyileþtirmeye çalýþmasý anlatýlýr.40’larda Poverty Row’lara bakýldýðýnda düþük bütçeli yapýmlarýn doðru orantýlý olarak düþük gelirlere neden olduðu görülmektedir.

Repuclic bu dönemde büyük þirketlere özenerek gösteriþsiz bütçelerle Westernler çekmek ile meþgülken, hiçbir büyük stüdyo Monogram’ýn Where Are Your Children? (1943) ve Women in Bondage (1943) gibi exlpoitation filmlerine alternatif sunmuyordu. 1947 yýlýnda PRC’nin filmi The Devil on Wheels, gençleri, hýzlý araçlarý ve ölüleri biraraya getiriyordu. Bu küçük stüdyonun kendine ait house auteur’ü bulunuyordu: Kendine ait kadrosu ve baðýmsýz yapýsý ile yönetmen Edgar G. Ulmer “PRC’nin Caprasý” olarak biliniyordu. Ulmer her türden film yapýyordu: Girls in Chains adlý filmi 1943 mayýsýnda, Women in Bondage’dan altý ay önce yayýnlandýUlmer ayný zamanda bir gençlik müzikali olan Jive Junction’ý ve genelevde geçen güney denizi macerasý olan Isle of Forgotten Sins’i çekti.

1950 ve Sonrasý


Dönüþüm I/ Televizyon çaðýnda B-Film: 1950’ler

1948 yýlýnda üst düzey mahkemeler blok rezervasyonun yasa dýþý olduðu kararýný aldý ve büyük firmalarý sahip olduklarý salon zincirlerinden mahrum býraktýlar. Kitlelerin televizyon ile tanýþmasý ve stüdyolarýn azalan film üretimleri 1950’lerde iki film birden geleneðinin ortadan kalkmasýna neden oldu. Bu dönemde büyük stüdyolar geleneksel b-filmler yerine eski büyük yapýmlarý ikinci film olarak sunabilme avantajýný sonuna kadar kullandýlar. Televizyon kanallarýnýn klasik Westernleri ardý ardýna yayýnlamaya baþlamalarý, hatta kendi western serilerini çekmeye baþlamalarýyla da birlikte b-film yapýmcýlarý için piyasa koþullarý dayanýlmaz bir hale geldi.

Deðiþen pazar koþullarýnýn ilk kurbaný son filmlerini 1951 yýlýnda yayýnlayan Eagle-Lion oldu. 1953 yýlýnda Monogram daha sonra kendi tarafýndan kurulmuþ olan Allied Artists tarafýndan devþirilerek ortadan kayboldu. 1952’de Allied Artists Hollywood’’un son B-Western serilerini yayýnladý. Seri baðýmsýz B-Westernler birkaç yýl daha çekilmeye devam edildi. Republic Pictures 50’lerin sonunda sektörden ayrýldý. Yýllarca yönetim zaafiyeti yaþayan RKO 1957 yýlýnda tamamýyla film iþinden elini eteðini çekti. Diðer bazý türlere bakýldýðýnda, Allied Artists’in “Bowery Boys” serisini 1958, Universal’in ise “Ma and Pa Kettle” serisini 1957 yýlýna kadar çekmeye devam ettiði görülmektedir. Bu dönemde Hollywood’un A kalite yapýmlarýnýn süresinin uzadýðý dikkat çekmektedir. 1940’larda ortalama uzunluk 112.5 iken 1955 yýlýnýn en baþarýlý on filminin ortalamasý 123.4’dür. daha makul bir artýþla b-filmler de bu deðiþiklikte etkilendi. Eskiden en fazla bir saat olan ikinci film standardý bu dönemde en azýndan 70 dakika oldu.

Altýn çað tarzý ikici film tarihe karýþýrken, b-film kavramý, tanýnmamýþ “B aktörlerin” oynadýðý her türlü düþük bütçeli film anlamýna geliyordu. Terim basmakalýp hikaye, standart karakter tipi, basit aksiyon ve sofistike olmayan komedi üzerine kurulu filmleri tanýmlama anlamýný kaybetmedi. Ayný zamanda b-film alaný hýzla artan bir þekilde ciddi ve acayip deneysel çalýþmalar için verimli bir alan haline geldi.

Ayný zamanda bir aktris olan Ida Lupino bu dönemde Hollywood’un ilk kadýn yönetmeni olarak öne çýkar. Lupino kendine ait yapým þirketi The Filmakers için çektiði Outrage (1950) ve The Bigamist (1953) gibi düþük bütçeli yapýmlarda tecavüz ve benzeri ahlaki tabular üzerine deneysel çalýþmalar gerçekleþtirir. 1953 yýlýnda çektiði ve en önemli yönetmenlik baþarýsý olarak kabul edilen The Hitch-Hiker bir kadýn tarafýndan çekilmiþ tek kara film klasiði olma özelliði taþýr.


Ayný yýl RKO’nun düþük bütçeli yapýmlarýndan biri öne çýkmayý baþardý: Split Second isimli bu filmin sonu nükleer test alanýnda geçmekteydi. Bu da filmi ilk nükleer drama olarak öne çýkarýr. Bu türün en meþhur filmi baðýmsýz bir yapým olan Kiss Me Deadly (1955)’dir. Bu film ayný zamada A ve B filmler arasýndaki belirsiz çizgiyi daha da karanlýk bir hale getirdi. Filmin baþarýsý üzerine daðýtýmcýsý olan United Artists, 1955 yýlýnda bütçeleri $100,000 ila $400,000 arasýnda deðiþen 25 programcý çekme kararý aldý. Filmin uzunluðu 106, yani A film standartlarýnda olmasý raðmen, baþrolde daha önce sadece bir kez büyük bir filmde oynayan Ralph Meeker bulunuyordu. Uyurlandýðý kaynak tam bir ucuz roman olan Mickey Spillane’in Mike HammerRobert Aldrich‘in yönetmenliðini üstlenmiþ olmasýydý. Sonuç olarak dönemde oldukça etkin olan bomba paranoyasý, filmin baþarýsýnýn temel nedenlerindendi.

Dönemde Amerika’da oldukça yaygýn olan Sovyetler Birliði ile nükleer savaþ korkusu, az da olsa nükleer denemeler sonucu ortaya çýkan radyoaktif serpintilerin ve ayrýca nükleer saldýrýlarýnýn verdiði vicdan azabý bu dönemdeki bir çok filme güç verdi. Bilim kurgu, korku ve ikisinin karýþýmý olan yapýmlar artýk film endüstrisinin alt sýnýrýnýn temel dinamiklerinden biri haline gelmiþti. Bu dönemde çekilen birçok tür filmi- örnek olarak Universal adýna William Alland (Creature from the Black Lagoon [1954], vd.) ve Columbia adýna Sam Katzman (örnek olarak It Came from Beneath the Sea [1955], vd.) – çok küçük farklýlýklar dýþýnda birbirinin kopyasýydý. Fantastik doðalarýnýn gizlediði keskin kültürel araþtýrmalarý barýndýrýran bu türler, genellikle akým oluþturma baþarýsýný saðlayamadýlar. Yönetmen Don Siegel‘in Allied Artists için çektiði Invasion of the Body Snatchers (1956) konformist baskýlarý ve sýradanlýðýn kötülüðünü allegorik bir biçimde ele alýyordu. Bert I. Gordon’un çektiði The Amazing Colossal Man (1957) radyasyona maruz kalmanýn resmedildiði bir canavar filmi olmanýn yanýsýra bir vahþi bir soðuk savaþ fablýdýr.

The Amazing Colossal Man adý bütçelerinden daha büyük olan yeni bir þirket tarafýndan yayýnlandý.American International Pictures (AIP), 1956 yýlýnda James H. Nicholson ve Samuel Z. Arkoff tarafýndan American Releasing Corporation (ARC)’nin yeni bir formu olarak kuruldu ve kýsa sürede Amerika’nýn sadece B filmlerine odaklanmýþ olan en büyük þirketi haline geldi. American International orijinal double bill b-filmler yani düþük bütçeli olmasýna raðmen belirli bir fiyattan ziyade A filmler gibi giþe hasýlatý üzerinden hesaplanan filmler yapmaya baþladýlar. I Was a Teenage Werewolf (1957) belki de dönemin bilinen en büyük AIP filmi olarak dikkat çeker. Ýsminden de anlaþýlacaðý gibi stüdyo fantastik ve yeni bir tür olarak gençlerin ilgisini çekecek filmler yapýyordu. Eðer Hot Rod Gang (1958) giþe yapýyorsa, neden hýzlý arabalarýn yer aldýðý bir korku filmi iþ yapmayacaktý? Sonuç, Ghost of Dragstrip Hollow (1959)du. AIP ayný zamanda 1970’lerin sonunda büyük þirketlere kitle pazarý konusunda demografik istismar, hedef pazarlama ve doygun rezervasyon konularýnda öncü olmayý baþardý. Daha açýk bir ifade ile büyük þirketler “reþit olmayanlar” için hali hazýrda filmler yapýyorlardý. Warner Bros’un Untamed Youth (1957) ve MGM’in High School ConfidentialMamie Van Doren oynar. 

1954 yýlýnda genç Roger Corman Allied Artists ile yapýmcýlýðýný ve senaristliðini yaptýðý ilk filmi olan Highway Dragnet’i çekti. Kýsa bir süre sonra Corman ilk baðýmsýz projesi olan The Monster from the Ocean Floor’u $12,000 bütçe ile altý günde çekmeyi baþardý. Apache Woman ve Day the World Ended’den baþlayarak,2007 yýlýna kadar yaklaþýk 350 filmde görev alan Corman’a b-filmlerin kralý da denebilir. Corman “Ben hayatýmda hiç b-film çekmedim” derken bir bakýma doðruyu söylemektedir. Gerçekten de Corman sinemaya baþladýðýnda geleneksel anlamýyla b-film furyasý sona ermiþtir. Corman kendi sinema anlayýþýný “düþük bütçeli exploitation film” olarak tanýmlar. Corman bu uzun sinema macerasýnda AIP ve sonrasýnda kendi þirketi ile Francis Ford CoppolaJonathan DemmeRobert Towne ve Robert De Niro ve daha birçok isme yardým etmiþtir.

1950’lerin sonunda William Castle b-filmlerin tanýtýmýnda yenilik yapan kiþi olarak öne çýkar. $86,000 bütçeli ve Allied Artists tarafýndan daðýtýlan Macabre (1958), izleyicisine korkudan ölmelere karþý saðlýk sigortasý yaptýrmayý öneriyordu. 1959 yýlýnda bir yaratýk filmi olan The Tingler, Castle’ýn en ünlü hilesi olan perceptoyu barýndýrýr: Filmin önemli sahnelerinde koltuklarýn altýna yerleþtirilmiþ olan bir çeþit titreþim cihazý seyircilerin çýðlýk veya kahkahalarýný arttýrmak için kullanýlýyordu. Castle’ýn bu filmlerde öncülüðünü yaptýðý yenilikler daha sonralarý Columbia ve Universal’in Sam Katzman ve William Alland’lý yapýmlarýnda kullanýlarak mükemmelleþtirildiler.

Þavaþ sonrasý arabalý sinemalarda da bir patlama oldu ve bu ençok baðýmsýz b-film endüstrisinin iþine yaradý. Ocak 1945’de ABD’de toplam 96 arabalý sinema bulunmaktayken, on yýl sonra bu rakam 3700’ün üstüne çýktý. Gösteriþli olmayan, basit, genellikle birbirine benzer konulara sahip; ama inandýrýcý þok efektleri bulunan filmler arabalý sinemalar için çok uygundu. 1950’lerde arabalý sinema olgusu Amerikan popüler kültürünün en önemli sembollerinden biri haline geldi. Ayný zamanda birçok yerel televizyon kanalý gece yarýsý sinema kuþaðýnda b tür filmleri göstermekteydiler.

Amerikan b-filmlerine artan bir oranla düþük bütçeli ve dublajlý yabancý filmler de eþlik etmeye baþladý. 1956 yýlýnda daðýtýmcý Joseph E. Levine japon bilim-kurgu korku filmi Godzilla’nýn Amerikan oyuncu Raymond Burrile yeniden çekimini finanse etti. Ýngiliz Hammer Film Productions geleceðin korku film stilini derinden etkileyecek olan The Curse of Frankenstein (1957) and Dracula (1958) adlý filmlere imza attý. 1959 yýlýnda Levine’in Embassy Pictures adlý þirketi, baþrolünde Amerikalý bir vücut geliþtirici olan Steve Reeves’in oynadýðý Ýtalyan filmi Hercules’ün tüm dünya daðýtým haklarýný aldý. Maliyeti $125,000 olan bu filmin tanýtým ve reklamý için Levine $1.5 milyon dolar harcadý. Levine elindeki tüm gücü kullanarak filmin açýlýþýný 600 salonda birden yaptý. Film inanýlmaz bir baþarý elde ederek yurtiçi kira gelirlerinden $4.7 milyon dolar getiri saðladý. Bundan daha fazlasý diðer ülkelerde de saðlandý. Kýsa bir süre sonra artýk Hollywood bariz bir þekilde Levine tarzý filmlerin ve onun yapýmcýlýk anlayýþýnýn tahakkumu altýna girmiþti.

B Sinema

 




YORUMLAR

Sinema Kategorisine Ait Diðer Haberler

Bu Hafta Vizyona Giren Filmler Bu Hafta Vizyona Giren Filmler Bu Hafta Vizyona Giren Filmler Bu Hafta Vizyona Giren Filmler Sinema Yazarlarýna sorduk: Bir Uzaylýya önerilecek 10 film sizce hangileridir? Bu hafta Vizyona giren filmler Bu hafta Vizyona giren filmler Bu hafta Vizyona giren filmler Bu hafta Vizyona giren filmler Bu hafta Vizyona giren filmler
KÖÞE YAZARLARI
VÝDEO HABERLER
Bu Hafta Vizyona Giren Filmler
11 Kasým 2011
Anketler
Evet mi Hayýr mý
Evet
Hayýr
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
RSS © 2008 CAZETE
Site iceriğinin telif hakkı bildirilmeksizin kullanılması yasaktır