CAZETE
09 Þubat 2012 Perþembe
SÝNEMALAR DA ÝLK FRANKESTEÝN
Edison Þirket dikkatle film de ki gerçekten iðrenç tüm durumlarý ortadan kaldýrmak için çalýþtý ve filmin mistik ve psikolojik ögelerine konsantre oldu. - Edison Kinetogram, Mart 1910
2010-03-25 - 00:28

 

 

Edison Þirket dikkatle film de ki  gerçekten iðrenç tüm durumlarý ortadan kaldýrmak için çalýþtý ve filmin mistik ve psikolojik ögelerine konsantre oldu.

 

- Edison Kinetogram, Mart 1910


 

 

 

Mary Shelley'in, zamanýnýn çok ötesinde bir teknoloji vaat ettiði için edebiyat çevrelerini þaþkýna çevirmiþ iki yüz yaþýndaki baþyapýtý Frankenstein, defalarca kez, defalarca þekilde sinemaya uyarlandý ve hala da önlenemez bir film çekme furyasýndan nasiplenerek popüler kültürdeki yerini koruyor. Biz de, eserin popüler kültürdeki doldurulamayan yerini incelemek istedik. 

 

Bugün, Shelley'in müthiþ yapýtý Frankenstein'ýn Mark Twain imzalý önsözüne baktýðýmýzda, hikayenin zamanýnýn ötesinde bir yapýda olduðunun neden her fýrsatta vurgulandýðýný düþünüyorsunuz ilk baþta. Ciltler halinde ülkemizde de çýkan ve dahasý, envai çeþit romana ve filme farklý maceralarýyla da konuk olan bu karakter, tüm dünyada bir edebiyat karakterinden çok Karloff'un hakkýyla hayat verdiði o korkunç yaratýðý hatýrlýyor. 1815 yýlýnda, eserin yazýmýna baþlamadan üç sene önce aklýna gelen bir fikri geliþtire geliþtire bu hale getiren, dahasý feminist bir aileden gelme kadýn yazar Mary Wolfstonecraft Goodwin Shelley, karakteri aslýnda filmlerin bize sunduðu o hilkat garibesi hallerden ziyade, felsefik ve toplumun dýþýna itilmiþ bir grubu temsil eden bir karakter olarak resmetmiþti. Eserin ilk uyarlamasý da daha sinemanýn pek ortalarda gözükmediði 1823 yýlýnda tiyatro yoluyla yapýldý. Shelley'in epey beðendiði bu ilk uyarlamada, karakter insana çok benziyordu ve sadece çikolata rengine boyanmýþ bir insan tarafýndan canlandýrýlýyordu.

Bu denli teknoloji gerektiren bir hikayeyi görselliðe uyarlayan oyun, söylentilere göre epey baþarýlý olmuþ ve ayný yýlda bir tiyatro uyarlamasý daha yapýlmýþtý. Bu uyarlama da, ilk uyarlamanýn izleyicinin kafasýna kazýdýðý siyah imajý korur nitelikteydi ve karakteri yine siyahlara büründürüyordu. Bu uyarlama rüzgarý tiyatro dünyasýný esir almak üzereydi ki, araya Edison'un (sonradan ampulü icat etmediði anlaþýlacaktý) keþiflerinden biri olan sinema araya girdi ve bununla paralel olarak sinema dalý da belli bir evrim geçirdi. Sürekli bir üretim vardý, hatta canavarýn baþka hikayelerini edebiyat eseri yapan uyanýklar bile çýkýyordu (sonradan bu hikayeler tarihe karýþacaktý). Anaakýmý baþlatan Hollywood isimli küçük bir kasaba sinema dünyasýný esir alýnca da Shelley çoktan yaþamýný yitirmiþti. 1851 yýlýnda, 60 yaþýndayken ölen Shelley'in ardýndan da 1910 yýlýnda eserin Frankenstein adlý ilk sinema uyarlamasý yapýldý. Bu uyarlama hayata geçtiðinde insanlar çoktan ilk bilimkurgu filmini izlemiþti bile(Le Voyage Dans La Lune)ve heyecanlanacak çok halleri yoktu, dolayýsýyla film romanýn þok ediciliðinden uzak oldu. 1915 yýlýnda eserin ikinci uyarlamasý da yapýldý, meþhur "It's alive !" repliðini ilk kez kullanan film, hikayeye yine felsefik yönden yaklaþýp yine baþarýsýz oldu.

Bu sýrada dünyanýn çeþitli yerlerinden uyarlamalar gelmeye de devam ediyordu. Eugenio Testa imzalý 39 dakikalýk Ýtalya yapýmý uyarlama Il Mostro di Frankenstein (ilk vizyona girdiðinde "Frankestein" gibi talihsiz bir harf eksikliðinin kurbaný olmuþtu / Ýngilizce çevirisi "A Monster Called Frankenstein" dýr), bu evrensel uyarlamalardan sadece bir tanesiydi. Bu döngü kýsýr bir þekilde yirmi uzun sene boyunca devam etti ve uyarlamalarýn hiç biri beðenilmedi, ta ki 1931 tarihli müthiþ "Frankenstein"a kadar. Film hikayenin felsefik yönünü hiçe sayýp tamamen anaakýmlýðýna odaklanýyordu ve yaratýðý eserin aksine konuþturmuyordu. Bu uyarlama epey beðenildi ve özel efektleriyle de romanýn etkisine ulaþtý. Özellikle Frankenstein'ýn canavarý rolündeki Boris Karloff filmde tam anlamýyla bir oyunculuk dersi veriyordu.

 

 

 

Hollywood, fazlasýyla beðenilen bu uyarlama aracýlýðýyla Frankenstein'ý bir para makinesine dönüþtürmekten çekinmedi elbette. Ýlk film gibi David Whale tarafýndan yönetilen (ve canavarýn da ilk filmdeki gibi Karloff tarafýndan canlandýrýldýðý) 1935 tarihli devam filmi Bride of Frankenstein, filme gayriresmi bir ekti aslen. Filmde, týpký ilk film gibi bir hikaye anlatýlýyordu-  isminden de anlaþýlabileceði gibi, Frankenstein'ýn gelini üzerinden hem de! Bu film pek beðenilmese de, yapýmcýlara yine epeyce para getirmekle kalmadý, ayný zamanda kült filmleri sýrtýnda taþýyan bir popüler kültür ögesi oluverdi. Bu filmin ardýndan gelen üçüncü film Son of Frankenstein'da kadroya bir de Igor katýlýyordu (Frankenstein'ýn asistaný, Bela Lugosi tarafýndan canlandýrýldý). Bu film de popüler kültürde kendine geniþ bir yer ayýrsa da Frankenstein Sülalesi'nin sonunu getirdi. Yapýmcýlar yavaþ yavaþ ana karakteri hikayeye katmaya baþladý.

1942 yýlýnda, yani ilk üç filmin külteþtiði(bu filmlerden sadece ilkine saygý duyuluyordu)bir dönemde ortaya çýkan The Ghost of Frankenstein'da da karakteri üç film boyunca canlandýran Karloff yerine The Wolf Man yorumuyla haklý bir üne kavuþan Lon Chaney Jr. getirildi. Bu filmde Bela Lugosi oyununa devam ediyordu. Yapýmcýlar filme saygýn bir devam sunmaktansa, kült bir yapýda seriyi inþa etmeyi daha cazip bulmuþ olacak ki, bir sene sonra bir devam filmine daha öncülük ettiler. 1943 senesinde çekilen devam filmi Frankenstein Meets the Wolf Man ise þaþýrtýcý bir kadro deðiþimi sunarak hikayeye The Wolf Man'i kattý, bu karakteri bir önceki filmde canavarý canlandýran Lon Chaney Jr. canlandýrdý ve canavar rolüne de bir önceki filmde Igor'u canlandýran Bela Lugosi getirildi. Bu film de kült oldu.

 


 

Seri tam beþ filme ulaþtýðýnda yapýmcýlar artýk radikal bir deðiþiklik arayýp duruyordu ki, son filmin giþe baþarýsý ortaya çýktý. Bu son filmin ardýndan yeni bir kulvara göz dikildi: Canavarý baþka klasik korku karakterleriyle karþý karþýya getirmek. 1944- 1945 yýllarýnda, bu þekilde iki film çekildi: House of Frankenstein ve House of Dracula. Ýki filmde de canavarý Glenn Strange canlandýrýrken, filmlerden ilkinde kadroya Karloff da katýldý. Karloff, filmde film için yaratýlmýþ bir karakter olan Doktor Gustav Niemann'ý canlandýrdý. Ayrýca ilk filmde Lawrence Talbot'u canlandýran Lon Chaney Jr., ikinci filmde The Wolf Man'i canlandýrýyordu. Ýki film de Erle C. Kenton tarafýndan yönetildi. Kültlerin kültü bir devam filmi daha bu yoldan doðdu: 1948 tarihli Bud Abbott Lou Costello Meet Frankenstein. Filmin Bela Lugosi, Glenn Strange ve Lon Chaney Jr.'lý kemik kadrosunda bir isim daha vardý: The Invisible Man rolündeki Vincent Price. Bu film, seriyi kapatan film oldu.

Bu serinin ardýndan, karakter Frankenstein - 1970 isimli sözde gelecekte geçen 1958 yapýmý bir filmde tekrar canlandýrýldý. Seri bitmiþ olsa da, filmin izleyicilere sunduðu minik bir sürprizi vardý: Victor Frankenstein rolündeki Boris Karloff. Bunun ardýndan çoktan modasý geçmiþ Frankenstein Sülalesi rüzgarýný yeniden estirmeye kalkýþan Frankenstein's Daughter vizyona girdi. Bu filmde bildik kadrodan pek eser yoktu ve kültlük bakýmýndan, belki de kendisini fazla ciddiye aldýðýndandýr, pek bir þey vaad etmiyordu. Yönetmen Richard E. Cunha'nýn asýl amacý ise ilk Frankenstein filmine en az ilki kadar saygýn bir devam getirmekti, ama film bir fiyaskoyla sonuçlandý.

 



YORUMLAR

Sinema Kategorisine Ait Diðer Haberler

Bu Hafta Vizyona Giren Filmler Bu Hafta Vizyona Giren Filmler Bu Hafta Vizyona Giren Filmler Bu Hafta Vizyona Giren Filmler Sinema Yazarlarýna sorduk: Bir Uzaylýya önerilecek 10 film sizce hangileridir? Bu hafta Vizyona giren filmler Bu hafta Vizyona giren filmler Bu hafta Vizyona giren filmler Bu hafta Vizyona giren filmler Bu hafta Vizyona giren filmler
KÖÞE YAZARLARI
VÝDEO HABERLER
Bu Hafta Vizyona Giren Filmler
11 Kasým 2011
Anketler
Evet mi Hayýr mý
Evet
Hayýr
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
RSS © 2008 CAZETE
Site iceriğinin telif hakkı bildirilmeksizin kullanılması yasaktır