Tehlikeli Yerleþtirilmiþ Kasabalar
Aþaðýdaki kasabalar yerleþimleri ile çok ünlüler.Hepsi inanýlmaz manzarlara sahipler.Yerleþimleri de bir o kadar zor alanlara yapýlmýþ.
1. Bonifacio, Fransa
Fransa'nýn Corsica kentinde bulunan Bonifacio kasabasý, Corsica'nýn en güney ucunda, bütün zamanlar boyunca sert rüzgarlarýn ve dalgalarýn, saldýrýlarýna dayanmaya çalýþýrken yavaþ yavaþ eriyip giden, kireç taþlarýndan oluþmuþ bir uçurumun üstüne inþa edilmiþ olan, olaðan üstü güzellikteki bir liman kasabasýdýr.
Resim: Paul-in-Londra
Bütün bir yüzyýl boyunca, ordularýn donanma limaný olan Bonifacio kasabasý, günümüzde artýk Dünya'nýn dört bir yanýndan gelen, oldukça pahalý yatlarýn demirlendiði, küçük bir marina haline gelmiþtir.
Resim: Matgen4
2. Ronda, Ýspanya
Ýspanya'nýn Malaga kentinde bulunan Ronda kasabasý, oldukça popüler olan ve çok fazla turist çeken bir bölgedir. Çünkü, 100 metre derinliðindeki bir uçurum þeklindeki El Tajo adýndaki boðaz, eski kasabayý yeni kasabadan ayýrýyor. El Tajo boðazýný, üstünde inþa edilmiþ olan 3 ayrý köprüyle geçmeniz mümkündür. Bu köprülerin her biri, farklý bir tarihi çaðda inþa edilmiþtir. Bunlar, Roma çaðý, Fas çaðý ve 18. Yüzyýl çaðýdýr.
Resim: Otel Bandolero
Ernest Hemingway ve Orson Welles Ronda'ya tutkuyla aþýk oldu. Ronda masal kitaplarýndaki gibi bir yerleþke. 11 ve 16. yüzyýllarda yapýlmýþ olan eski ya da Arap köprüsü diye adlandýrýlan köprüsü muhteþem bir yükseklik üzerine inþa edilmiþ. Ve bir zamanlar köprünün ayaklarý zindan olarak kullanýlmýþ.
Ronda’da en çok etkileyen þeylerden birisi de geçmiþ yüzyýllardan kalan ve hala sapa saðlam kullanýlan evlerden çok, biletlerinin dehþet pahallý olduðu, sadece özel zamanlarda güreþlerin yapýldýðý þu anki görünümüne 18. yüzyýlda kavuþmuþ olan Plaza Toros arenasý.
Resim: karynsig
Resim: Hakkýnda
3. Santorini, Yunanistan
Santorini, þüphesiz Yunanistan’ýn en sýra dýþý adasý. Denizden yüzlerce metre yükseklikte kurulu köyleri ve romantik teraslarý küllerinden yeniden doðan, dünyada eþi benzeri olmayan bir manzarayý ve yaþlý bir volkandan geriye kalan krateri seyrediyor. Adanýn baþkenti Fira’nýn en önemli özelliklerinden biri de sadece bu adaya özgü bir tarzda inþa edilmiþ olan evleri. Adanýn söz konusu evleri tipik olarak küçük, kireç beyazý, sayýsýz pencereli ve özel çatý kaplamalarý kullanýlarak inþa edilen evler. Bu evlerin kimi restorana, kimi bara dönüþtürülmüþ. Yemek yemek ya da bir þeyler içmek istediðiniz her mekanda büyüleyici bir deniz ve ada manzarasýnýn tadýný çýkarýyorsunuz. Bu manzarayý seyretmek için özel bir çaba harcamanýza gerek kalmýyor. Cafe Classico, hem bu eþi benzeri olmayan manzarayý izlemek, hem de yiyeceðiniz her þeyin lezzetinden emin olduðunuz bir adrese uðradýðýnýzdan emin olabileceðiniz bir mekan. Cheesecake ve brownie’sine biz kefiliz. Tüm adalarda olduðu gibi burada da kahvenin yanýnda ayný bizdeki gibi bir bardak su geliyor, ne çeþit kahve sipariþ etmiþ olursanýz olun. (Cafe Classico - Fira-Santorini 22860 23112). Geleneksel evlerin bir kýsmý ise lüks otel ve villalara dönüþtürülmüþ. Hemen hepsinin teraslarýna inþa edilen havuzlar, sanki uçurumun kenarýnda yüzüyormuþsunuz hissi uyandýrýyor. Mikonos gibi, bu adada da her ailenin bir kilise yaptýrma geleneði var. Ziyaret ettiðiniz kiliselerde yiyecek ve þarap ikramýyla karþýlaþýyorsunuz. Zaten Fira’da tatlý þarap üretimi çok yaygýn. Çünkü zengin volkan topraðý üzüm baðlarý ve küçük domates yetiþtiriciliði için çok uygun. Köy yollarýnda karþýnýza tadým yapýlabilen þaraphaneler çýkýyor. Hepsi birbirinden þýk, öyle ki, yaz aylarýnda buralarda düðünler organize ediliyor. Merkez Fira’ya oranla çok daha sakin ve çarpýcý olan Oia kasabasýna 20-25 dakikalýk bir otobüs yolculuðu ile ulaþabiliyorsunuz. Her saat baþý kalkan otobüsler sizi dünyanýn günbatýmý güzelliðiyle ünlü bir köþesine götürüyor. Fotoðraf makinesini eline almamýþ biri için bile fotoðrafçý olmayý düþündüren bu cennet köþesinde, günbatýmýný uçurumun kýyýsýndaki lokantalarda izleyebiliyorsunuz. Bunlardan en þýk ve pahalý olaný ise 1800 (www.oia-1800.com). Santorini’ye denizden ulaþtýðýnýzda merkeze hemen ayak basamýyorsunuz. Bunun için ya 588 basamaklý ucu bucaðý görünmeyen merdivenleri yürüyerek çýkmanýz ya da teleferiði kullanmanýz gerekiyor. Tabii bir de “Eþek Ýstasyonu” tabelalarýný takip ederek eþek kiralamanýz ve onun sýrtýnda bu dik yolu kat etmeniz mümkün.
Resim: Wolfgang Staudt
Santorini, M.Ö. 3000 yýlýndan itibaren Minos Uygarlýðý’nýn bir parçasý olarak geliþimini sürdürmüþ. M.Ö. 1450 yýlýnda meydana gelen volkanik patlama sonucu parçalanarak üç küçük, bir büyük adaya dönüþmüþ. Geri kalan kara parçasý yarým ay þeklinde kalarak Santorini’yi oluþturmuþ. Adanýn kalbi ise þu anda denizin altýnda. Adada bulunan volkan bugün bile aktif. Öyle ki, 80 derecelik sýcaklýkta buhar püskürtüyor. Daha önceki patlamalardan kalan gri, siyah, kahverengi volkanik oluþumlar hala izlenebiliyor.
Resim: Wallpaper
4. Castellfollit de la Roca, Ýspanya
Ýspanya'da bulunan Castellfollit de la Roca. Burada evlerin yarýsý neredeyse boþlukta ve evler uçurumun hemen dibinde.Katalonya bölgesinde bulunan bu kasaba 1000 nüfuslu,bir kilometrekarelik alaný olan bir yerleþim.Yüksekliði 165 metre.
Resim: aldo bar acko Bama
Bu kasaba yüzlerce yýldýr pek deðiþmemiþtir. Ortaçað döneminden kalma karanlýk ve dar sokaklarý bulunmaktadýr.
Resim: Spot Cool Stuff
5. Machu Picchu, Peru
Machu Picchu Quechua: Machu Pikchu), bugüne kadar çok iyi korunarak gelmiþ olan bir Ýnka antik þehridir.[2]7 Temmuz 2007 tarihinde,Dünyanýn Yeni Yedi Harikasý'ndan biri olarak seçilmiþtir.
And Daðlarý 'nýn bir daðýnýn zirvesinde, 2.360 m yükseklikte, Urubamba Vadisi üzerinde kurulmuþ olup. Peru'nunCusco þehrine 88 km mesafededir. Þehir, Ýnka'lý bir hükümran olan Pachacutec Yupanqui tarafýnda 1450 yýllarý civarýnda inþa ettirilmiþtir. Ýspanyol istilacýlar 1532 yýlýnda buralarý iþgal ederken sýk daðlar arasýnda kalmýþ bu þehir, istilacýlar tarafýndan fark edilmemiþ ve bu sayede zarar görmemiþtir.Machu Picchu 200 den fazla, merdiven sistemiyle birbirne baðlý olan taþ yapýdan oluþur.Þehrin 3000 basamaðý bugün hala gayet iyi durumdadýr.
Kuruluþ amacý ve anlamý bugüne kadar gelmiþ olan tartýþma konusudur. Günümüze gelmeyi baþarmýþ bilimsel kanýt içerikli çok fazla ipucu bulunmamasýndan, sadece tahminler yapýlabilmektedir. Bu yüzden o zamanlardaki adý bilinemeyen þehir, ismini bugün yakýnlarda olan bir dað zirvesinden almýþtýr. Þehrin tarým alaný olarak kullanýlan teraslardan oluþan bölümleri, Eski Zirve (Quechua dilinde: Machu Picchu) denen daðýn eteklerindedir. Þehrin sonunda ise Genç Zirve (Quechua dilinde: Wayna Picchu) yükselir.
Resim: NeilsPhotography
Þehirde içinde 100 den fazla insan iskeletinin bulunduðu 50 adetin üzerinde mezar keþfedilmiþtir (ilk baþlarda bunlarýn %80i kadýn olduðu sanýlmýþ, ama sonraki incelemelerde eþit daðýlým olduðu tespit edilmiþtir). Bu keþfe istinaden þehrin, Ýnkalar'ýn yetiþtirme ve disiplin yeri olduðu teorisi geliþtirilmiþ. Ancak zamanýmýzda bu teori geçerliliðini yitirmiþ durumdadýr. Daha çok bugün kabul gören teori, þehrin 700 den fazla Ýnka asil ve din adamýna ev sahipliði yapmýþ olduðudur.
Kalýntýlar 24. Temmuz 1911 tarihinde Hiram Bingham ldaresindeki Yale Üniversitesi'nin yaptýðý bir bilimsel gezi sýrasýnda tesadüfen bulunmuþtur. Bingham aslýnda keþfi sýrasýnda, 1536 yýlýnda ispanyol istilacý Pizarro'dan kaçan Ýnkalar'ýn saklandýðý gizemli Ýnka þehriVilcabamba'yý aramaktaydý. Bingham Machu Picchu'yu bulduðunda Vilcabamba'yý bulduðunu sandý.Bugün Vilcabamba'nýn 70 km daha ileride, ormanlarýn içinde olduðu biliniyor.
1912 ve 1913 yýllarýnda Bingham þehri ortaya çýkarmaya baþladý.1915'de Machu Picchu araþtýrmalarýyla ile ilgili bir kitap yayýnladý.National Geographic Society'nin Nisan 1913 sayýsýný Machu Picchu þehrine ithaf etmesiyle meþhur oldu.
Þehrin aslýnda 2 yýl öncesinden keþfedildiði, ama þehrin altýnlarýnýn ABD'ye götürülmesi için Bingham'ýn zaman kazanmak istediði iddia edilmektedir. Diðer bir yerlilerin iddiasý ise, köylülerin çoktan 1901 yýlýnda þehri keþfetmiþ olduðu ve Bingham'ýn keþfinin tesadüf olmadýðýdýr.
Resim: Nicole Lerner
Machu Picchu Güney Amerika'nýn en çok turist çeken yerlerinden biridir. Hergün günlük 2000 kiþi ziyaret eder. UNESCO harabelerin zarar görmememesi için bu sayýnýn en fazla 800 e düþürülmesini talep etmektedir.
Ýnka þehrinin çok zor geçit veren bir bölgede olmasý ve oraya giden bir yolun olmamasý yüzünden, Cusco þehrinden Machu Picchu daðýnýn eteklerinde bulunan Aguas Calientes köyüne (ki harabelere en rahat bu köyden ulaþmak mümkün) bir raylý sistem hattý inþa edilmiþtir. Bu köyden sonra 8 km lik bir otobüs yolculuðu yapýlmakla beraber bu mesafe yaya olarak da kat edilebilir.Zira küçük basamaklý patika yollar buraya açýlýr. Patikanýn sonunda, Machu Picchu'nun hemen giriþ alanýnda "Sanctuary Lodge“ oteli bulunur ki bu otel de raylý sistem gibi ingiliz oteller zinciri „Orient Express“ 'e aittir. Machu Picchu'ya otantik yoldan ulaþmak isteyenler, birkaç günlük yürüyüþ programlý,Urubamba Nehri'nin birkaç yüksek geçidi üzerinden, Ýnka yolu'nu (Camino inca) kullanarak ulaþýrlar.
Sürekli büyüyen turizm çevre konusunda çok büyük yük olmaktadýr. UNESCO, yapýlmasý planlanan Aguas Calientes'den Machu Picchu' ya bir teleferik hattý konusunda sert bir muhalefet yapmaktadýr. Bu hattýn tamamlanmasý turizmin daha da artmasý anlamýna geldiði gibi toprak kaymasý tehlikesinin yükselmesini de beraberinde getirmektedir. 10 Nisan 2004'te meydana gelen bir toprak kaymasý on bir kiþinin yaþamýna malolmuþ, raylý sistemi de kýsmen aksatmýþtýr. 14 Ekim 2005 'teki baþka bir toprak kaymasý raylý hattýn 400 m lik kýsmýný toprak altýnda býrakmýþtýr.(Wikipedia)
Resim: Hakkýnda. Com
6. Rocamadour, Fransa
Kutsal bölgedeki Rocamadour kasabasý kayalýk bir tepenin üstüde. Yamacýn etekleri taþ ortaçað evleri, trafiðe kapalý ana caddesindeki taþ kemerler gözalýcý güzellikte.
Resim: RuTemple
Eylül ayýnda düzenlenen festivalde düzinelerce sýcak hava balonu görebilirsiniz.Bu muhteþem manzara her yýl tekrarlanýyor.
Resim: Rocamadour Airship
7. Meteora, Yunanistan
Yunanistan'daki dev kayalýklarýn bulunduðu Meteora'da keþiþler mucize yaratmýþlar
Meteora'da, gece gökyüzüne uzanan dev gölgeler, günün ýþýmasýyla birlikte dev kayalýklara dönüþüyor. Meteora'da Yeþille kýrmýzý, kahverengiyle turuncu ve mavi, bir sis tabakasýnýn altýnda öylesine bir uyum oluþturuyor ki, rüyada olduðunuz hissine kapýlýyorsunuz.
Alman yazar Herman Hesse'nin milyonlar satan eseri 'Sidarta' mutluluðu arayýþýn romanýdýr.
Ne zenginlik, ne büyük aþklar, ne iktidar Sidarta'ya mutluluðu vermez. Sonunda Sidarta huzur ve mutluluðu yemyeþil bir vadinin ortasýndan akan bir ýrmaðýn kýyýsýnda bulur. Ve zor bulduðu mutluluðu kaybetmekten korktuðu için de bütün dünya nimetlerini terk eder, yemyeþil vadide, küçüçük bir kulübede, geri kalan yaþamýný sürdürmeye karar verir.
GÖKYÜZÜNE ASILI TAÞLAR
Meteora, Sidarta'nýn mutluluðu bulduðu yeþil vadiyi anýmsatýyor.Meteora'da, gece gökyüzüne uzanan dev gölgeler, günün ýþýmasýyla birlikte dev kayalýklara dönüþüyor. Meteora'da sadece yemyeþil bir vadi ve ortasýndan parýldayarak akan bir ýrmak yok. Yeþille kýrmýzý, kahverengiyle turuncu ve mavi, bir sis tabakasýnýn altýnda öylesine bir uyum oluþturuyor ki, rüyada olduðunuz hissine kapýlýyorsunuz. Siyahla koyu kýrmýzýnýn karýþýmý dev kayalýklar koskocaman Teselya ovasýnda orman gibi yükseliyor. Kayalýklarýn doruklarýndan ovaya bakýnca, kendinizi dünyanýn doruðuna çýkmýþ gibi hissediyorsunuz. Yemyeþil, kocaman bir ova, tablo gibi, sessizce ayaklarýnýzýn altýnda yatýyor. Meteora'nýn sýnýrsýz sessizliðinin ortasýnda, sanki zaman duruyor.Meteora, kelimenin tam anlamýyla bir doða harikasý. Görür görmez insaný büyülüyor...Meteora, ‘Gökyüzüne asýlý’ anlamýna geliyor. Meteora'yý görünce, insan gerçekten de, o kocaman kayalarýn gökyüzünde asýlý kaldýðý gibi, garip bir duyguya kapýlýyor.Doða harikasý dev kayalýk ormanýnýn nasýl oluþtuðuna iliþkin birkaç teori var. Bir teoriye göre 60 bin yýl önce bu bölgede bulunan büyük bir göl, yol bulup Ege'ye akmýþ ve geride binlerce dev kayalýk býrakmýþ.Ortaya bazý teoriler atýlsa da, uzmanlar, bu doða harikasýnýn oluþumunun hala bir sýr olduðunu söylüyorlar.Meteora'da ilk hayat, Antik Yunan'a kadar dayanýyor. Ünlü tarihçi Homer günlüðünde Meteora'dan söz ediyor.Meteora 11. yüzyýldan itibaren Ortodoks keþiþlerin sýðýnaðý olmaya baþlamýþ. Keþiþler önce dev kayalýklarýn yamaçlarýnda arý peteði gibi görünen, irili ufaklý maðaralarda yaþamýþlar...
DÜNYAYLA CENNET ARASINDA
Meteora'nýn dev kayalýklarýnýn doruklarýndaki ilk manastýr ise 14. yüzyýlda inþa edilmeye baþlamýþ. Athanasios adlý bir papaz vadiye gelmiþ ve çok etkilenmiþ. Kayalýklarýn, ‘‘dünyayla cennet arasýnda asýlý gibi durduðunu’’ söylemiþ. Ve bu doða harikasýna Meteora adýný vermiþ. Meteora'da ilk manastýrýn taþlarýný deniz seviyesinden 613 metre yükseklikteki bir kayalýðýn doruðuna koyan da yine Peder Athanasios olmuþ. Sonra bir baþkasý. Daha sonra baþkalarý. Dev kayalýklarýn doruklarý manastýrlarla taçlanmýþ...
Ortodoks keþiþlerin nefislerini köreltmek, bilgelik ve alçakgönüllüðü öðrenebilmek uðruna bütün dünya nimetlerinden ellerini çektikleri bu manastýrlardan bugün ancak 6'sý ayakta kalabilmiþ...
..
Resim: cod Gabriel
Atina'ya 5 saat uzaklýktaki Meteora, bugün Yunanistan'ýn en fazla turist çeken yerlerinden biri. 600 yýl sadece Ortodoks keþiþlere ev sahipliði yapan Meteora'nýn dünyaya açýlýþý çok yeni. 80 yýl önce bu manastýrlarda keþiþler öylesine ilkel koþullarda yaþýyorlarmýþ ki, manastýrlara ancak ip merdivenlerle týrmanýyorlarmýþ. Hatta bazýlarýnda halat merdiven bile kullanýlmazmýþ. Keþiþler bir aðýn içine otururmuþ, kalýn bir halatla yukarý çekilirlermiþ.

Resim: Demetrius
8. Cuenca, Ýspanya
Cuenca’da bir yandan alabildiðine düzlüklerin tadýný çýkarýrken öte yandan daðlýklarýn görüntüsü ile büyülenirsiniz. Bölge arazisine hâkim olan kireçtaþý ve kireçtaþlarýnýn oluþturduðu dar boðazlar, geçitler ve oluklar da burada apayrý bir görüntü oluþturur. Bu tür manzaralara þahit olabileceðiniz en iyi yerlerden biri Sierra de Altomira Sýra Daðlarý’dýr.
Cuenca’da ayrýca çaðlar öncesi dönemleri de keþfetmek mümkündür: Verdelpino, Bonichesve Villar del Humo kayalýklarý, tarih öncesi dönemi keþfedebileceðiniz bölgelerdir. Demir Çaðý’ndan bu yana tarihe tanýklýk etmiþ Madrigueras Nekropolisi’ni de mutlaka görmelisiniz.Segóbriga ve Ercávica ise Roma döneminin þahitlerinden olan arkeolojik bölgelerdendir.
Cuenca’da görülecekler listesi: Alarcón Kalesi, Belmonte Kalesi, Casas Colgadas, Nuestra Señora de Gracia Katedrali, San Juan Bautista Kilisesi, Carmelitas Descalzas Rahibe Manastýrý, Garcimuñoz Kalesi, Santiago Manastýrý, Uclés Manastýrý, Ýspanyol Soyut Sanat Müzesi
Resim: Breughel

|