CAZETE
07 Þubat 2012 Salý
GRAMAFON
Edison kendi okudugu “mary had a little lamb” (Mary‘nin küçük kuzusu) isimli bir parçayý 12 Aðustos 1877 tarihinde fonografa kaydederek ses kayýt tarihinin baþlangýcýný yapmýþ oldu. Ses kayýt aygýtlarý 1895 yýlýnda ses kaydý yapmak ve bu ürünleri pazarlam
2010-02-01 - 07:28



 
Edison kendi okudugu “mary had a little lamb” (Mary‘nin küçük kuzusu) isimli bir parçayý 12 Aðustos 1877 tarihinde fonografa kaydederek ses kayýt tarihinin baþlangýcýný yapmýþ oldu. Ses kayýt aygýtlarý 1895 yýlýnda ses kaydý yapmak ve bu ürünleri pazarlamak için dünyanýn en elveriþli kentlerinden biri olan Ýstanbul’a ulaþtý.
edison


Ilk Fonograf Fonografý Ýstanbul’a ilk getiren SIGMUND WEINBERG’dir.. 
Nedense fonograf o yýllarda sinema ile birlikte anýlýr. Bu iki yeni aygýtý keþfeden EDISON’a duyulan hayranlýk sonucu olsa gerek Fransýz Pathe firmasý iki alanda da yoðun faaliyet içine girmiþ, sinemaya da el atmýþtýr. Onlarýn temsilcisi Sigmund Weinberg Ýstanbul’da ilk sinema gösterisini düzenleyen kiþi de olmuþtur.

26 Eylül 1887 ‘ de Emil Berliner Edison’un fonograf patentini almasýndan 10 yýl sonra buluþunu “GRAMOPHONE” (Gramofon) adýyla tescil ettirdi.

Berliner’in ilk gramofonu, döner bir tabla üzerine konulmuþ ve lamba isiyle karatýlmýþ plak üzerine yanal izler kazýyarak çalýþýyordu.

Gramofon Plaklarý fonograf silindirlerine göre, çok önemli bir üstünlüðe sahipti: Bir ana kalýptan hareket ettiði için sýnýrsýz sayýda çoðaltma olanaðý bulunuyordu. Erken dönemlerde gerçeklesen Türkiye kayýtlarý Almanya ve Ýngiltere’deki fabrikalarda basýlarak mamül hale getirildikten sonra gemilerle taþýnarak ithal malý olarak satýlýyordu.     Bu erken dönem kayýtlara ait kalýplarýn yurt dýþýnda kalmasý anlamýna gelir ki özellikle ilk on yýl kayýtlarý hem sayýca çok hem de repertuar açýsýndan çok önemlidir. 

Yaþanan iki dünya savaþýnýn pek çok koleksiyonluk belgeyi yok etmesi,  özellikle de Alman fabrika arþivlerinin tamamen kaybolmasý kayýt tarihimiz açýsýndan üzüntü vericidir. 

Feriköy ve Yeþilköy fabrikalarý faaliyete geçtikten sonra þirketlerin ürün örneklerini, kalýplarýný ve sair belge ve malzemeyi saklama alýþkanlýðý edinememiþ olmasý da önemli bir kültürel mirasýn günümüze eriþimini engellemiþ oldu. 

ÝLK TÜRK KAYITLARI 
Batýlýlaþma ve yenileþme çabasýndaki Türk toplumu bu alete ilgi duyuyordu çeþitli etnik mozayiði ile  iyi pazar olacaðý firmalarca çabuk anlaþýlan Ýstanbul’a ilk kayýt ekibi 1900 yýlýnda geldi. The Gramophone Company þirketi teknisyenleri 170 kadar kayýt gerçekleþtirdi. 

*Bu kayýtlardan kaç tanesinin 1903 yýlýnda piyasaya sürüldüðünü bilmiyoruz. 
*Emil Berliner þirketi de 1900-1912 tarihleri arasýnda yaklaþýk 3000 adet kayýt gerçekleþtirdi. 
*Ýlk olarak plaklar tek yüzlü olarak basýldý. 
*1906 yýlýndan sonra bayan sanatçýlarýn sayýsý artmýþtýr. 

DEVR-Ý HAMDÝ 
II..Abdulhamit tahta 1876 ‘ da çýktý. Büyük umutlar vadeden sultan çok geçmeden kendi eliyle açtýðý meclisi kapatarak meþrutiyete son vermiþti. “Ýstibdat denilen sýký yönetim anlayýþý Osmanlý toplumunun içine kapanmasýna yol açmýþtý. 

1904-1910 yýllarý arasýnda özellikle kadýnlar gramofondan gelen sesleri dinlemekle yetinmekte, seslerini plaklara verme konusunda ödünsüz katý bir tutum sergilemektedirler. 

“Gavur iþi” “Dine aykýrý” gözüyle baktýklarý için müzisyenleri huninin önüne geçirmek oldukça zor olmuþtu. 

1930 ‘ LU YILLARDA PLAK ALTIN DÖNEMÝNÝ YASADI 
Cumhuriyetin ilanýyla gelen yenileþme, batýlýlaþma, çaðdaþlaþma gibi kavramlar, Türk toplumunu sýký sýkýya baðlý bulunduðu  geleneksel yapýsýný kýrmaya zorladý. O günlere kadar Ermeni, Rum ve Çingene kadýnlara özgü bir þeymiþ gibi görünen sahneye çýkma, þarký kanto söylemek gibi iþleri Türk hanýmlarda kolaylýkla yapar oldu. Fikriye hanim sesini plaklara veren ilk Türk kadýnýydý ve onun bas aktirsti i olduðu Süreyya Operet Topluluðu da yine ermeni operet saltanatýna son veriyordu. Hafiz Sami, Hafiz Osman, Hafiz Aþir, Tamburi Cemil Bey imparatorluk döneminde ki yaygýn ünlerini çoðalan bir ilgiyle sürdürüyorlardý. 


     

     

     











     

     


Yukarýdaki bilgiler Sn:Raif Kara'nýn sitesinden elde edilmiþtir.Kendisi Gramafon konusunda Türkiye'nin en önemli koleksiyoneridir.


Ankara'nýn genç iþadamlarýndan Raif KARA, 1962 yýlýnda Ankara'nýn köklü ailelerinden birinde dünyaya geldi. Ýlk, orta, lise ve üniversite öðrenim hayatýný Ankara'da tamamladý.

Ankara Üniversitesi Dil Tarih ve Coðrafya Fakültesi Kütüphanecilik Bölümü mezunu olan Raif KARA evlidir ve Irmak, Yaðmur ve Umay isimli üç çocuk babasýdýr.

Çocukluðundan beri var olan hýz meraký nedeniyle 1986-1990 yýllarý arasýnda pist yarýþý ve rallilerde, 1994-1995 yýllarý arasýnda da karting (go-kart) yarýþlarýnda aralarýnda birincilik, ikincilik ve üçüncülük olan çeþitli dereceler aldý.

Eski eþya kolleksiyon meraký önce yakýn çevresindeki eþyalarý toplayarak baþlamýþ, ilerleyen yýllarda eskici ve antikacýlarla devam etmiþ ve ilk gramofonunu 1984 yýlýnda almýþtýr. Gramofonun kendisine diðer tüm eski eþya kolleksiyonundan daha farklý bir haz verdiðini hissetmiþ ve geçen 25 yýlda topladýðý çok nadide Gramofon ve taþ plaklar O'nu bu konuda Türkiye'nin sayýlý koleksiyoncularýndan biri olmasýný saðlamýþtýr.

Þu anda koleksiyonunda 1877 yýlýnda Edison tarafýndan dünyada sesin ilk kaydedildiði cihaz olan FONOGRAF tan 4 adet bulunmaktadýr. Üstelik, koleksiyonda bu fonograflara ait Türk ses tarihi açýsýndan çok deðerli, balmumundan mamul 24 Adet Osmanlýca kovan plak ve yabancý sanatçýlarýn seslendirdiði 100 adet civarýnda vinil kovan plak yer almaktadýr.

Raif Kara Gramofon Koleksiyonunda tamamý orijinal ve çalýþýr durumda olan 'Viktor', 'Sahibinin Sesi', 'Columbia', 'Pathe', 'Polyphone', 'Electrola', gibi dünyaca tanýnan markalara ait yaklasik 80 Adet gramofon bulunmaktadýr.

Dünyanýn en küçük gramofonu olan 'Mikiphone' ile 4 adet çocuk gramofonu ve bunlara ait 30 civarýnda özel plaðýn yer aldýðý koleksiyonda ayrýca Ýçlerinde Münir Nurettin Selçuk,Hafýz Burhan, Safiye Ayla, Müzeyyen Senar, Hamiyet Yüceses, Zeki Müren, Abdullah Yücen gibi pek çok sanatçýnýn doldurduðu ilk plaklarý, Atatürk'ün sesinden 10.Yýl Nutku, Ýstiklal Marþýmýzýn Bestelenmemiþ ve bestelenmiþ deðiþik versiyonlarýnýn da olduðu çok deðerli bir çok plak bulunmaktadýr.

Çoðunluðu Türk Sanat Müziðinin çok kýymetli hafýz ve sanatçýlarýna ait 4.000 adet civarýnda taþ plak ve 350.000 adet civarýnda da gramofon iðnesi ve gramofonlara ait pek çok afiþ, broþür hediyelik eþya ve pek çok plak kýlýfý da koleksiyonda yer almaktadýr.




YORUMLAR

Tarih Kategorisine Ait Diðer Haberler

Dünyayý deðiþtiren fotoðraflar Cumhuriyetin Ak Alýnlarý Ordular Gerekli mi ? Biraz geçmiþ Auschwitz kamplarý Haiku Deneysel ölümler Tehlikeli Yerleþtirilmiþ Kasabalar Zati Zungur Dünya Sihirbazlýk Tarihi
KÖÞE YAZARLARI
VÝDEO HABERLER
Bu Hafta Vizyona Giren Filmler
11 Kasým 2011
Anketler
Evet mi Hayýr mý
Evet
Hayýr
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
RSS © 2008 CAZETE
Site iceriğinin telif hakkı bildirilmeksizin kullanılması yasaktır