Paris'te Louvre Müzesi'nde yapýlan Kara Mücevher Sergisi'nde dünyanýn her tarafýndan gelen 179 tasarýmcý arasýndan Türk markasý "Bee Goddess" 21. yüzyýla imza atacak 1. mücevher markasý olarak belirlendi.
Kara Mücevher Sergisi'nde Bee Goddess'in dünyaya verdiði 'sen mükemmelsin' mesajý ile markanýn içindeki baþarýyla yakaladýðý hikaye, sembolizm ve sihir sentezi ile insanlýðýn öz bilgeliðini uyandýrmasýyla, diðer tasarýmcýlardan farklýlaþtýrarak Ece Þirin'e "gerçek bir yaratýcý" unvanýný kazandýrmýþ durumda.
21, Yüzyýlýn Markasý ne demek? Bee Goddess nasýl seçildi?
Kara, mücevherin özgün tasarýmlarla buluþtuðu tek uluslararasý mücevher sergisi. Amacý mücevher tasarýmýnda gelecek trendleri belirlemek. Bu yýl 7 .si organize edilen Kara sergisi Paris' in en prestijli mekanlarýndan biri olan Carrousel du Louvre' da 3 gün boyunca dünyanýn farklý yerlerinden gelen i 80 tasarýmcý ve 10.000' den fazla ziyaretçiyi aðýrladý: Hem mücevher sektöründeki önemli kiþilerin, hem de baþta Parisliler olmak üzere dünyanýn her yerinden mücevher meraklýlarý en yeni tasarýmlar ve tasarýmcýlarla bir araya geliyor. Bu serginin amacý mücevhere yeni ufuklar kazandýran tasarýmlar ile tüm ziyaretçileri mücevher dünyasýnda heyecanlý ve baþtan çýkarýcý bir yolculuða çýkarmak. Sergide en çok göze çarpan ise mücevherlerin deðerinden çok yaratýcýlýðýn ve orijinal tasarýmlarýn ön planda olmasý. Bee Goddess'in Karaya davet edilmesi Uluslararasý moda trend yayýný Fad Mashion'da yayýnlanan yazý sayesinde gerçekleþmiþ. Orada Bee Goddess, felsefesi ve marka mesajmdaki farklýlýðý ile dünyadaki ilk 'aydýnlanmýþ lüks / mücevher' olarak tanýtýlmýþ.

Mit sembolizm ve sihir
"Bu fuar esnasýnda ve sonrasýnda Bee Goddess'a duyduðum güven daha da arttý" diyen Ece Þirin, duygu ve düþüncelerini þu sözlerle özetliyor: "Gerçekten de orada bizim koleksiyonumuz kadar kapsamlý bir koleksiyon göremedim. Çok güzel tasarýmlar var - zaten mücevher insan ruhunun en estetik tarafýna hitap ediyor. Bir çeþit ritüel. Bizim koleksiyonumuz en çok hikayesi ve kendi içindeki tutarlýlýðý ile dikkat çekiyor. Herkesin broþürlerinde sadece mücevherlerin resimleri var, biz ise her bir týlsým sembol tasarýmýnýn hikayeleri ile mücevherden öte bir þeyler sunduðumuzu çok rahat ifade ettik.
Ziyaretçiler kadar diðer tasarýmcýlarýn yoðun ilgisini aldýk. Bee Goddess koleksiyonundaki tüm mücevherler mitolojik ve evrensel týlsým semboller aracýlýðý ile bizi hem düþlerimizle hem de kendi iç gücümüzle buluþturuyor. Ýnsanlýðýn ortak bilgeliðini uyandýrýp tekrar bugün için yorumladýk, içine mit, sembolizm ve sihir kattýk, bir çeþit evrensel dans. Bizi hayal kurmaya, kendi içimize girmeye ve hayattan istediklerimizi almaya yüreklendiriyor Bee Goddess.
Zaten DNA'sýnda evrensellik olduðu için Paris'te de çok rahat algýlandý bu felsefe ve mesaj. Kendimizi anlatmanýn ve tanýtmanýn dýþýnda orada çok beðendiðim tasarýmcýlar oldu, özellike Lydia Courteille Paris'in önemli tasarýmcýlarýndan. Tasha ve Tess markasýnýn sahibi Martiness eski bir Yves Saint Laurent mankeni, onun da barýþ ve sevgi temalý tasarýmlarý çok sevimli." Bu süreçte Paris'in Colette, Bon Marche gibi önemli moda merkezlerinin temsilcileri ile bir araya geldiklerini belirten Þirin, "Sonuç olarak orada bir temsilcimiz oldu þu anda. Paris çok önemli bir pazar ve en doðru biçimde Bee Goddess'in orada olmasý bize mutluluk veriyor.
Þu anda Paris'in dýþýnda Atina, Bombay ve Tokyo pazarlarý konusunda da çalýþmalarýmýz devam ediyor." diyor. Þirin, elde ettiði baþarýyý nasýl deðerlendirdiði þeklindeki soruyu ise þöyle yanýtlýyor: "Bizim koleksiyonumuzdaki tasarýmlarýn en büyük farký sade olmalarý, yani tasarým yapmýþ olmak için tasarlamaya çalýþmýyoruz...
Týlsým sembollerin kendi içinde bir dilleri var ve direkt herkesin bilinçaltýna konuþuyorlar. Ýnsanlýk tarihinin baþýndan beri semboller çok önemli bilgileri aktarmak için kullanýlan evrensel bir dil zaten... Burada Bee Goddess markasýnýn kendi içindeki bütünlüðü farký yaratýyor, verdiði mesaj ve altýndaki hikayeler önemli ve çok evrensel... Herkese en derinden ulaþýyor semboller aracýlýðý ile... Herhalde bir þeyleri doðru yapýyoruz ki Paris gibi bir yerde dünyanýn her yerinden gelen 180 tane tasarýmcý arasýndan bir Türk'e layýk görüldü bu unvan... Dahasý, ürünlerin kalitesinde Türk iþçiliðinden bahsettirebildik, bir Fransýz'ýn, Ýtalyan'ýn, Ýngiliz'in önüne geçebildik. Bu da bana gurur veriyor."
HaberTürk