CAZETE
21 Mayýs 2012 Pazartesi

BÝR ÝSTANBUL FANTAZÝSÝ

  Turhan Doðan

          turhandogan@hotmail.com
         BÝR ÝSTANBUL FANTAZÝSÝ

Ýstanbul muhteþem þehir!

Vikingliler istanbul için bu anlama gelen Miklagaror ismini kullanýrlarmýþ.

Araplar Rūmiyet al-kubra, Romalýlarýn muhteþem þehri tabirini kullanmýþlar.

En batýdan en doðuya herkesi büyüleyen imporatorluklar baþkenti olmuþtur Ýstanbul. Birçok kralý, padiþahý kendine hayran býrakan Ýstanbul, adeta büyülü bir þehirdir.

Su kenarýna kurulmayan nadir þehirlerden biridir.

Ýstanbulun coðrafyasý ve doðasý muhteþemdi.. Bunun son demlerine bizde yetiþtik. Ýstanbuldaki evimizin bahçesinde ne eksek biterdi. Kýpkýrmýzý olan domateslerden, her sene biten þeftali fidanlarýna, incir, dut aðaçlarýna, sayýsýz meyva aðacý yeiþtirmek mümkündü. Havasý bu kadar güzel, topraðý verimli idi Ýstanbul’un. Artýk dört köþe binalardan ne bitkiler nefes alabiliyor, ne de þehrin kendisi.

Tabii ki ben de Ýstanbul’da büyümüþ biri olarak, milyonlarca Ýstanbul aþýklarýndan biriyim.

Beyoðlu’nda gezmek, tünelle Karaköy’e inmek, Galata Köprüsü’nü yürüyerek geçmek, Eminönünde balýk ekmek yiyip boðazý seyretmek, yürüyerek Mýsýr çarþýsý, tahtakeleye çýkmak, kapalý çarþýdan Beyzazýt’a ulaþmak, Sultan Ahmet’ten yürüyerek Sirkeciye inmek, ve vapurla Kadýköye, Üsküdara, Kanlýcaya geçmek…Bunlar birgün ara ara yaptýðým Ýstanbul’la baþbaþa geçirdiðim günlerden bir gündür.

Ýstanbul 2010’da kültür baþkenti olacakmýþ, Avrupanýn.

Benim Ýstanbul’la ilgili bir fantezim olmuþtur hep. Ýstanbul’un en önemli bölümü kuþkusuz tarihi yarým adadýr. Benim hayalim buranýn bir Bizans-Osmalý dönemi gibi eski haline dönüþtürülmesidir. Bu alan yýkýlan bizans surlarý içini kapsar. 1453’te ki bütün surlar yeniden eski haliyle yeniden yapýlsa ve bu asýl sur sýnýrlarýna hiçbir motorlu taþýtýn girmesini izin verilmese…Saraçhane’deki kemerlerin içinden geçen her otobüsün eksoz dumaný kemer taþlarýna vurdukça içim hep cýz eder.. Belli bir tarihten sonra yapýlmýþ yapýlar, çakýlmýþ çivilere kadar sökülse…Roma Ýmparatorluðu (330-395), Bizans Ýmparatorluðu (395-1204 ve 1261-1453), Latin  Ýmparatorluðu (1204-1261), ve Osmanlý  Ýmparatorluðu (1453-1922)’nun bütün havasýný bu ada-müze þehirde yaþamak mümkün olsa…Asfaltýn, eksoz dumanýnýn olmadýðý sokaklar... Tren daha icad olmamýþki bu adada… herþey orjinaline sadýk kalarak restore edilmiþ… 2000 yýllýk zaman tüneli gibi…bir tek krallarý, padiþahlarý eksik…uydu anteni, saç levha gibi kirliliklerin silindiði bir ada…Sanki Padiþahlar çýkacak topkapý sarayýndan, bu kadar orjinal haline restore edilen þehir…Sokaklarýnda yürümek bu eski-orijin istanbul’un…

Dedim ya benim ki bir fantezi… Bir Ýstanbul Fantezisi.. Bu hayal gerçek olsa, Paris kadar ziyaret eden de olacaktýr, Ýstanbul’u. Ýstanbul Ýstanbul olacaktýr. O zaman dünyanýn kültür baþkenti olacaktýr. 

Dr. Turhan Doðan

2010-03-03 Bu yazý  956  kere okundu

SON YAZILARI

Biyomanyetizma: Bilimin Yeni Yüzü SINAV Biraz Stres Saðlýða Ýyi Gelebilir SARS mý Kuþ Gribi mi? Mars'ta Yazlýk Almak Ýster misiniz? Ah Þu Çýlgýn (!) Japonlar Haiku Bir Ýstanbul Fantazisi Royal Jel Evrim

YORUMLAR

KÖÞE YAZARLARI
VÝDEO HABERLER
Bu Hafta Vizyona Giren Filmler
11 Kasým 2011
Anketler
Evet mi Hayýr mý
Evet
Hayýr
ÇOK OKUNANLAR
ÇOK YORUMLANANLAR
RSS © 2008 CAZETE
Site iceriğinin telif hakkı bildirilmeksizin kullanılması yasaktır