|
EÐÝTÝM:
DOÐRU DERSHANE
TERS DERSHANE
Özel dershanelerin, okullarýn yerine geçmesi gibi hormonlu uygulamanýn baþlamasý çeyrek yüzyýlý geçti. Bu uzun süre içinde uygulama çok tartýþýldý ama çözüm getirebilecek sonuca da ulaþýlamadý. Belki önemli öneriler geldi ama, çok güçlenen dershaneciler duvarýna çarpýp geri döndü. Bu ters(!) eðitim çarpýklýðý eðitim kamuoyunun gündeminden çok zorlansa da çýkamayacaktýr. Zaten eðitim dünyamýzýn ters(!) kokmayan bir yanýný yönünü bulsak da doya doya koklayabilsek. Lise düzeyindeki resmi ve özel okullarla özel dershanelerde kýrk yýldan fazla öðretmen ve yönetici olarak çalýþan bir öðretmen olarak bir ucundan da ben týrtýklamak daha doðrusu mýncýklamak, kokusuz bir noktasýný bulablmek istiyorum.
Doðrusu tersi, özel dershanelerin bir gereksinmeden doðduðu açýktýr. Öðrenci ve ana babalarýnýn çaresizliði, okullarýn görevlerini yapamamasý, dershane giriþimcilerinin becerikliliði ve kazandýklarý güç sonucu vazgeçilemez oluvermiþlerdir. Böyle sürüp gidecek mi? Bozuk düzen sürdükçe evet. “Yapacaðýmýz eðitim reformlarý ile dershanelere gerek kalmayacak.” deyip, küçük sýnýflarý bile dershanelere gitmek zorunda býrakan çok akýllý(!) yöneticilere “Haydi! Bakkal dükkaný açýn…” (Diyarbakýr Belediye Baþkaný kadar cesur deðilim.) diyemedikçe evet.
Haksýzlýk da yapmayalým. Dershanelerin güzel þeyler yaptýklarý da var. Öðretmenleri iþ baþýnda yetiþtirme, ön hazýrlýk yapma, kaynak kullanma, soru üretme, zamaný iyi kullanma gibi devlet okullarýna da yansýyan çalýþmalarý çok yararlý olmuþtur. Yeni tip dershanelerden önce, örneðin matematik derslerinde 500 kadar problem çeþidiyle uðraþýr dururduk. Oysa bu gün 10 000’leri aþkýn özgün soru çeþidi var ve üretim sürüyor. Öðretmenler yeni geliþmelerle uðraþmak zorunda. Öðrenciler artýk birer denetleyici. Bu olumlu sonucu derhal olumsuzlarý kovaladý. Okullar dershanelere dönüþtü. “Niçin, nasýl?” sorgulamalarý bitti. Varsa yoksa soru çözmek. Araþtýran, düþünen, tartýþan, sorgulayan öðrencilik bitti. Öðretim birkaç seçenek arasýnda sýkýþýp kaldý. Bu seçeneksiz döngünün üniversitelerde sürmesi, medrese eðitimine dönüþ demektir ki, Atatürk’ün kemiklerini sýzlatmaya hiç birimizin hakký yoktur.
Dershanelerin getirdiði asýl sorun öðrenci öðretmen iliþkilerinden kaynaklanýr. Öðretmenlerin iþ güvencesi pamuk ipliðine baðlýdýr. Patronlarýn gözüne girmenin en kolay yolu öðrencilerden geçer. Bunun en kolay yolu da öðrencilerle arkadaþ gibi olmaktýr. Kuþkusuz öyle olmasý yararlýdýr da. Ancak çoðu kez ipin ucu kaçar. Öðrenci öðretmen arkadaþlýðý, sigaradan baþlayarak meyhane arkadaþlýðýna kadar uzayabilir. Rakip olabilecek öðretmenlerin dýþlanabilmesi için de bazý çirkin davranýþlara yelken açýlabilir. Olumsuzluklar bulaþýcý hastalýklar gibidir, salgýn hastalýklara dönüþüverebilir. Olumsuzluklar dershanelerden, okullara, öðretmen gruplarýna sýçrayabilir. Dershanelerde öðretmenlerin yanlýþlarýný bulmak ve yaymak modadýr. Böyle hoþ olmayan davranýþlarýn önüne geçmek, patron ve yöneticilerin saðduyularýna baðlýdýr ve zordur.
Zaman zaman dershanelerin kapatýlmasýndan söz edildiðini okuyoruz. Bu aþamalardan sonra artýk çok zor. Artýk köylere kadar yayýlan birer
Kurum olarak karþýmýzdadýrlar. Kanýmca onlarý üniversite gibi ana kurumlar içinde gerçek kimliklerine kavuþturmak doðru olacaktýr.
Ülkemizin en önemli sorunlarýnýn baþýnda eðitim sorunlarý, onlarýn baþýnda da orta öðretim sorunlarý vardýr. Liseler bölük pörçüktür. En saðlýklýsý üniversitelere giriþ sýnavlarý diye övünürken, galiba onu da bir þeylere benzetiyoruz. Liseler düzeyinde aþýrý çeþitlilikleri azaltan bir düzenlemenin yararlý olacaðý kanýsýndayým. Buna göre: *Tüm lise düzeyindeki okullarýn ilk iki yýllarý eþitlenmelidir. Bu iki yýlda Türkçe ve matematik aðýrlýklý ortak bir program uygulanmalýdýr. Okutulacak dersler ve düzeyleri, çoðunluðu uygulayýcýlardan oluþan bir kurulca saptanmalýdýr. Bu iki yýlda saðlam bir alt yapý oluþmasýna özen gösterilmelidir. Son ki yýlda bölümler ayrýlmalý ve buna uygun program uygulanmalýdýr. Matematik,fen, Türkçe, yabancý dil, sanat eðitimi, din bilimleri, sanat alanlarý (Sanat eðitimi, bir yaþam kültürü olarak düþünülmelidir.) benzeri alanlar düþünüleblir. Þimdiki sanat okullarý,imam hatip okullarý bu sýnýftan baþlayarak ayrýlmlýdýr.Yani alanlar içinde düþünülmelidir. Özellikli meslek yüksek okullarý da bu sýnýftan öðrenci alabilir.
* Üniversiteler, dört yýllýk liselerden alanlara puan avantajý saðlama yöntemini kullanmalýdýr. Kuþkusuz, bölümler arasý geçiþ olanaklarý bulunmalýdýr.
* Üniversite ve meslek yüksek okullarýnýn hazýrlýk sýnýflarýnda üniversitelere giriþ hazýrlýklarý yapýlabilir. Bu alanda deneyimli öðretmenlerden yararlanýlabilinir. Bu konuda daha deðiþik çalýþmalar da düþünülebilir. Örneðin kontenjanlar belli oranlarda arttýrýlarak hazýrlýk sýnýflarý hem eksik öðretimlerin tamamlanmasýna hem de üniversite hazýrlýk çalýþmalarý yapýlabilir.
Yazýlanlar akýl yürütme denemeleridir. Gittikçe sorunlarý arttýran günümüzün karmaþýk ve de bozuk düzeninden kurtulmak için bir þeyler yapýlmalýdýr. Hem de hiç gecikmeden…
Feridun BAYRAM
|